"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gözler TÜİK’teyken

Mehmet KARA
05 Ocak 2026, Pazartesi
Bugün açıklanacak resmî enflasyon rakamları ile emekli ve memurların 2026’in ilk altı ayında alacağı zam oranı da belli olacak. Öyle anlaşılıyor ki, enflasyon 31-32 seviyesinde olacak.

TÜİK geçen ay enflasyon oranını 31.07 olarak açıklarken, ENAG yüzde 56.82 olarak duyurdu. Yıl boyunca TÜİK’in açıkladığı rakamlar, ENAG’ın verilerinin yaklaşık yarısı seviyesinde kaldı. Aradaki bu büyük fark, kamuoyunda güven tartışmalarını beraberinde getiriyor.

AKP iktidara geldiğinde enflasyon yüzde 31,4’tü. Aradan geçen yıllara rağmen Kasım 2025’te açıklanan resmî enflasyonun yüzde 31,7 olması, iktidarın enflasyonu düşürmekte başarısız olduğunu açıkça gösteriyor. Üstelik iktidar, son üç yılda enflasyon tahminini dört kez revize etmek zorunda kaldı. Başlangıçta yüzde 15,2 olarak açıklanan hedeflerin bugün iki katından fazla bir enflasyonla sonuçlanması, bu başarısızlığın somut göstergesi.

Asıl problem ise geçen yıl hedeflenen enflasyona göre zam yapılmış olmasıydı. Bu tercih, gelir adaletsizliğini daha da büyüttü; emekliyi ve asgarî ücretliyi ciddî bir geçim sıkıntısının içine soktu.

2002 yılında asgarî ücretle 7 çeyrek altın alınabilirken, bugün asgarî ücrete yapılan zamlara rağmen 3 çeyrek altın bile alınamaz duruma gelindi. 

En düşük emekli aylığıyla 23 yıl önce 8 çeyrek altın alınabilirken, bugün 2 çeyrek altın bile alınamıyor. O yıllarda en düşük emekli aylığı asgarî ücretin üzerindeyken, bugün asgarî ücretin yaklaşık yüzde 40 gerisine düşmüş durumda.

Bugün açıklanacak resmi enflasyonun ardından emekli ve memura yapılacak zam konusunda ülke yönetiminde tek yetkili olan cumhurbaşkanı ek bir artış yapacak mı, bekleyip göreceğiz. Ancak ne kadar arttırılırsa arttırılsın, en düşük emekli aylığı asgarî ücret seviyesine çıkmayacak ve açlık sınırının altında kalacaktır.

Allah çalışanların ve emeklilerin yardımcısı olsun.

***

KİM İNANIR?

TÜİK’in 2025 yılına ilişkin “Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri”ne göre yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,6 puan azalarak yüzde 13’e gerilemiş!

İşsizliğin arttığı, ne eğitimde ne de istihdamda olan eğitimli gençlerin 2,3 milyona ulaştığı, sosyal yardıma muhtaç hane halkının 4.5 milyonu aştığı bir ülkede fakirliğin azaldığını; üstelik fakirlik oranının son 19 yılın en düşük seviyesinde olduğunu açıklamayı nasıl başarıyorlar, anlamak mümkün değil.

Üstelik Cumhurbaşkanlığı 2026 Yıllık Programı’nda, Türkiye’de 18 milyon 298 bin 736 kişinin yardıma muhtaç hâle geldiği bizzat devletin kendi verileriyle ortaya konmuşken… Nüfusun yüzde 54’ünün asgarî ücretin altında gelir elde ettiği, 33 bin liranın altında geliri olanların oranının yüzde 21 olduğu hesaplanmışken…

Türk-İş’in açıkladığı son verilere göre açlık sınırı 30 bin 143, yoksulluk sınırının 98 bin 188 lira, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti aylık 39 bin 123 TL’ye yükselmişken...

En düşük emekli aylığının 16.881, zamlı asgarî ücretin 28 bin 75 olduğu; resmî rakamlara 11 milyonu aşkın kişinin asgarî ücretle çalıştığı bir ortamda fakirliğin azaldığını söylemek hangi akla hizmet ediyor?

İnsan artık, “Bu araştırmalar hangi illerde, kimlerle yapılıyor?” sorusunu sormadan edemiyor…

***

DEMİREL’İN ENFLASYON TARİFİ

Yeri gelmişken merhum 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in 1991 yılında yaptığı enflasyon hakkındaki sözlerini aktaralım. 

“Enflasyon, milletleri içinden bozan bir olaydır. Enflasyon sadece pahalılık olayı da değildir. Ahlâkı bozar, borcu olan borcunu ödeyemez, alacağı olan alacağını alamaz. Hırsızlıktan, soygundan, fuhuşa kadar hemen hemen bütün yolları açar. Toplumun içini bozan bir olaydır. Onun için batılılar, ‘enflasyona bir numaralı halk düşmanı’ derler. Tek kollu canavar’ derler.”

Okunma Sayısı: 579
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı