2026 yılı itibarıyla gündeme gelen, kamuya ait yüksek kâr getiren iki Boğaz köprüsü ve yedi otoyolun 25 yıllığına özelleştirilme girişimlerine tepkiler, milletin yararına olmadığı; aksine peşkeş çekileceği yönünde yoğunlaşırken, içinde hastanelerin de bulunduğu 126 adet taşınmaz da özelleştirme kapsamına alındı.
7 Mart 2026 tarihinde yayımlanan “Cumhurbaşkanlığı Kararı”yla 55 adet, 24 Nisan 2026 tarihinde yayımlanan “Cumhurbaşkanlığı Kararı”yla ise 71 adet taşınmaz olmak üzere toplam 126 taşınmaz özelleştirilecek.
Konu Meclis’in gündemine araştırma önergesi ile geldi. “Mülkiyeti Hazine’ye, kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan toplam 126 taşınmazın satışının sağlık hizmetleri üzerindeki olumsuz etkileri ile rant odaklı yaklaşımların önlenmesi amacıyla” Meclis araştırması istendi.
Önergeyi veren Bursa Milletvekili Kayıhan Pala, Türkiye’de sağlık hizmetlerine erişim açısından ciddî meseleler varken, hem şu anda hizmet sunan yerleri, hem de gelecekte hizmet sunma ihtimali olan yerleri satmak ne anlama geldiğini sordu. Koşuyolu Hastanesi’nin eski kampüsü ile Eskişehir’de Hava Hastanesi gibi yerlerin satılmasının sağlık hizmetlerini aksatacağını ifade ederken, bu kararları mahkemeye taşıdıklarını da anlattı.
***
DYP’Lİ VEKİL BAĞIŞLAMIŞ
Adana Milletvekili Sadullah Kısacık’ın verdiği örnek, konunun özeti niteliğinde…
1990 yılında Adana’nın Karataş ilçesinde 100 yataklı bir hastane projesi yapılmak istenir, ama arsa bulunamaz. Bunun üzerine 19. Dönem Doğru Yol Partisi Milletvekili merhum Turgut Tekin, “Siz hastane mi yapacaksınız? Gelin, ben size arsamı vereyim; hastaneyi yapın” diyerek. 16 dönüm arazini bağışlar.
Tapuya da “Bu hastane yapılırsa sadece hastane için bu geçerlidir ve hastaneye babam Abdullah Tekin’in ismi verilmelidir” diye de şerh düşülür.
Yıllar sonra hastane 100 yataklı olarak tamamlanır. Günümüzde Abdullah Tekin Devlet Hastanesi aktif olarak hizmet vermekte; acil ve poliklinik hizmetleri sunmaktadır.
Bu hastane ilçedeki tek hastane…
Hastane özelleştirilirse ilçede başka hastane yok. Adana’nın denize kıyısı olan ilçesi olan Karataş’ın nüfusu yaklaşık 25 bindir; yaz aylarında bu sayı 100 bine ulaşıyor.
Kısacık, “O ilçede bulunan tek hastaneyi biz özelleştirip satacağız” diyerek, “Siz kimin malını kime satıyorsunuz? Zaten buranın arsasını o dönemin DYP’li milletvekili bağışlamış. Şimdi o arazi üzerine yapılan hastaneyi satıyorsunuz” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
***
SATIŞ VAR MI, YOK MU?
AKP’li Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, “Bu kararların en kritik yönü, söz konusu taşınmazların değerlendirilmesinden elde edilecek gelirlerin kullanım amacının açıkça belirlenmiş olmasıdır” diyerek özelleştirmeleri savundu.
Bu söz üzerine milletvekillerini tepkilerini tutanaklardan aktaralım:
Ömer Fethi Gürer (Niğde) - 100 fabrika sattınız, kaç yıl kapısı açık kaldı?
Kayıhan Pala (Bursa) - Burada kamu yararı yok.
Seyit Torun (Ordu) - Satmadığınız yer kalmadı.
Mehmet Tahtasız (Çorum) - Sata sata devlet malı kalmadı.
Ömer Fethi Gürer (Niğde) - 100 fabrika 60 milyara satıldı, bugün bir tanesi o paraya yapılamaz.
AKP’li Arslan, “Satış yok” derken, önerge sahibi Pala itiraz etti. Cumhurbaşkanı’nın imzasını taşıyan karar metninde özleştirme işlemleri kapsamında satış, kiralama, gelir ortaklığı modeli ve benzeri hukukî tasarrufların açıkça yer aldığını belirtti.
Pala, “Burada satış yoktur’ demek doğru değil. Kararın ikinci maddesi ‘satış’ diye başlıyor. Bu listedeki 71 taşınmaz daha önceki listedeki 55 taşınmaz. Cumhurbaşkanı kararıyla satılığa çıkartılmıştır ve bunların tamamına yakını sağlık alanındadır” ifadesini kullandı.
Uzun süren ikili diyalogdan sonra önerge oylamaya sunuldu ve beklendiği gibi AKP ve MHP oylarında reddedildi.
AKP’li vekilin ifade ettiği gibi satış olmayacaksa, Cumhurbaşkanı’nın imzaladığı iki ayrı kararda yer alan “özelleştirme” ifadelerinin en anlama geldiği sorusu ise cevapsız kaldı.