"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korkma!

Mehtap Yıldırım Yükselten
05 Mart 2020, Perşembe
Son zamanlarda yaşanan olayların ardından haber sitelerinde ve sosyal medyada “kıyamet ve dünyanın sonu” konuları çok fazla yazılmaya ve konuşulmaya başladı.

İnsan, gözle göremediği bir virüsten korktuğu gibi, deprem, çığ, sel baskını gibi büyük felâketler karşısında da endişeye kapılıyor, korkuyor. Eğer kâinatın sırlarını çözemediyse, korkusu daha da artıyor. Yaşananlara bir mânâ veremiyor. Hatırlayacak olursak, 7. Söz’de kâinatın anlaşılmaz sırlarını açan iki tılsım verilmiştir. Bunlardan birisi Allah’a iman, diğeri de Ahiret gününe imandır. Bir çocuğun bile rahatlıkla anlayabileceği, hakikatlerin bir hikâye ile gözler önüne getirildiği 7. Söz, kısa ve öz ancak, insanın en önemli sorunlarını halletmesi cihetiyle çok kıymetlidir. Dinî konuda hiçbir bilgisi olmayan biri dahi sadece bu Risaleyi okusa, tam bir imanı elde edebilir, kâinatın sırlarını açabilir, korku ve endişelerinden kurtulabilir.       

Hikâyede bir asker vardır. Bir savaş meydanındadır. Sağ ve sol tarafında iki derin yarası vardır. Bir yandan da nefyediliyor. Yani kendi isteği olmaksızın yoluna devam etmek zorundadır. Bununla beraber arkasında büyük bir aslan ona saldırmak için bekliyor. Karşısında gözünün önünde bütün sevdiklerini asan bir darağacı vardır. Sıra kendisine de gelecektir. Böyle üzgün ve çaresiz bir haldeyken yanında hayırlı, nuranî, Hızır misali bir zat bulunur. Onu o durumdan kurtaracak iki tılsımı söyler. Bunlar Allah’a iman ve ahirete imandır. Bu tılsımları kullandığında peşindeki ecel aslanı, onun emrine âmâde bir bineğe dönüşecektir. İki yarası için iki ilâç verir. İnsanda bulunan âcizlik ve fakirlik yaralarının ilâçları sabır ve şükür, tevekküldür. Bunları kullandığında o kokuşmuş yaraları iki güzel kokulu gül-i Muhammedîye dönüşecektir. Bir de bilet verir. O bilet ile o uzun yolu uçarcasına kat edebilecektir. İşte hikâyedeki o asker, imtihan için dünyada bulunan her bir insandır. 

Kayıplar, kazanımlar, kârlar ve zararlarla dolu, âdeta bir savaş meydanının ortasındayız. Karşımızdaki darağacı ise, her an kaybolan, geçip giden zamanımız, dostlarımız, sevdiklerimiz, çocukluğumuz, gençliğimiz gibi zeval ve ayrılıklardır. O bilet ise ahiret azığı, kabir nurudur. Bu bileti elde etmenin yolu; Kur’ân’ı dinlemek, hükmüne boyun eğmek, namaz kılmak, büyük günahları terk etmektir. Hikâyenin diğer ayrıntılarını ve devamını kendi okumanıza havale ederek konumuza devam edelim.

İman nazarıyla bakılmazsa bugün yaşanan olayların pek de iç açıcı olmadığını söyleyebiliriz. Hastalıklar, felâketler, savaşlar, kayıplar, denizlerin yükselmesi, buzulların erimesi, eksen kayması gibi olaylar bilim insanlarını çözüm bulmakta çaresiz bırakmaktadır. Ancak insan acizliğinin ve fakirliğinin farkında olduğunda, her şeyin “Ol der, oluverir” âyetine muktedir bir Sultan’ın emriyle hareket ettiğini bildiğinde, O’na itimat ettiğinde, bütün bu hadiselerin karşısında titremekten kurtulabilir.

Kıyamet haberlerine gelince, evet kıyametin çok yakın olduğu doğrudur. Hadis-i şeriflerde ifade edilen bir çok âlâmetin gerçekleştiği de gerçektir. Yaşlı ve yorgun bir dünyada yaşıyoruz. Vaktini Allah bilir, fakat onun da bir sekeratı ve eceli vardır. Ancak bizim için öncelikli olan ve bizi ilgilendiren kendi ecelimizdir. Ecel ise birdir ve değişmeyecektir. Öyle ise, ruhlar âleminden dünyaya, dünyadan ahirete uzanan, çıktığımız bu uzun yolda; aç, yaya, yaralı, perişan kalmamak için varlığımızın ve kâinatın sırlarını çözen tılsımları öğrenelim. Yaralarımız için ilâçları kullanalım, ahiret azıklarımızı burada temin etmeyi ihmal etmeyelim. Yoksa insan küçük bir mikroptan büyük bir gezegene kadar her hadisenin karşısında korkak ve çaresiz hâle gelecektir. Korkma! Gözle görünmeyen virüs de vazifeli memurdur, yörüngesinden şaşmayan gezegenler de!

Okunma Sayısı: 1866
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı