Çocuklar kendi aralarında peygamber mu’cizeleri hakkında konuşurken, içlerinden biri “Peygamber mu’cizelerinin gerçek olduğunu nereden anlayacağız ki? Kayıt yok, videosu yok, nasıl inanalım?” diye sordu. Bizler, peygamberlerin zamanında yaşamadığımız için, mu’cizeleri gözümüzle görmedik ama, mu’cizelerin gerçek olduğu bir çok açıdan kesindir. Birincisi, peygamberler yalan söylemeleri mümkün olmayan, herkesin en güvendiği kişilerdir. Peygamberlerin en önemli özelliğinden biri doğruluktur ve güvenilir olmalarıdır.
Binlerce gören var
Bir mu’cize gerçekleştiği zaman, onu an bazen yüz, bazen bin kişi birden görüyordu. İçlerinden bir kişi bile “böyle bir olay olmadı” diyemiyor. Çünkü herkesin gördüğü bir gerçek var ortada. Bunun için mu’cizelere biz de inanmalıyız, “Böyle bir şey ya olmadıysa?” diye bir şüpheye düşemeyiz.
Meselâ Peygamber Efendimizin (asm) ayı ikiye bölme mu’cizesini o an gökyüzüne bakan herkes görmüştür. Koskoca orduyu çok az bir yemekle doyurduğunu, susuz kaldıklarında parmaklarından çeşme gibi sular fışkırarak herkesin kana kana su içme mu’cizesini o an bir çok insan yaşıyor, görüyor, şahit oluyor.
Mu’cizeler gerçek olaylardır
Daha sonra bu mu’cizeler, gelecek nesillere, hem sözlü olarak anlatılarak, hem de yazılı olarak aktarılıyor. Kur’ân’da da peygamber mu’cizelerinin bir kısmı yer alır. Kur’ân günümüze kadar korunmuştur ve bize peygamberlerin doğruluğunu, mu’cizelerin gerçek olduğunu anlatan en güvenilir kaynaktır. Bu nedenle, Allah’ın kudretiyle meydana gelen peygamber mu’cizeleri yalnızca bir hikâye değil, imanımızı güçlendiren gerçek olaylardır.