"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İhlâsı ne kadar yaşayabiliyoruz?

Meryem BAYRAK BULUT
26 Ekim 2026, Pazartesi
Bilmek mi zor, yaşamak mı? Bazı hakikatler vardır ki onları okumak, dinlemek ve anlatmak yetmez. Asıl mesele, öğrendiklerimizi hayatımıza ne kadar yansıtabildiğimizdir. Ihlâs da bunlardan biridir.

Bediüzzaman Said Nursî’nin Risale-i Nur Külliyatı’nda yer alan İhlâs Risalesi, insanın niyetini sorgulamasına ve Allah rızasını esas almasına dikkat çeker. Çünkü ihlâs, yalnızca iyi işler yapmak değil, o işleri hangi niyetle yaptığımızı da bilmektir.

Peki, yaptığımız iyilik görülmediğinde de aynı şevkle devam edebiliyor muyuz? Emeğimiz takdir edilmediğinde kırılıyor muyuz? Başkasının başarısına gönülden sevinebiliyor muyuz? Yoksa farkında olmadan kendi gayretimizin öne çıkmasını mı bekliyoruz?

İhlâsın asıl imtihanı, çoğu zaman kimsenin görmediği bu küçük anlarda başlar.

Bazen hizmet etmek istiyor ama takdir edilmeyi de bekliyoruz. Bir iyilik yapıyor, karşılığında teşekkür bekliyoruz. Beklediğimiz karşılığı bulamayınca gayretimizin değerini sorguluyoruz. Oysa ihlâs, yaptığımız işin karşılığını insanların takdirinde aramamayı ve hakikatin kendi nefsimizin önüne geçmesine izin vermeyi gerektirir.

Peki, biz gerçekten hakikatin kazanmasını mı istiyoruz, yoksa haklı çıkanın kendimiz olmasını mı?

Risale-i Nur’da vurgulanan ihlâs ve uhuvvet anlayışı, ortak hizmetlerde büyük önem taşır. Aynı hayra gönül veren insanlar birbirleriyle yarışmak yerine birbirlerini desteklemeli, başkasının başarısını kıskanmak yerine ona sevinmelidir. Çünkü samimiyet, kardeşimizin başarısını kendi başarımız gibi görebilmekle de güçlenir.

İhlâs, kendimizi kusursuz görmek değil, kusurlarımızı fark ederek düzeltmeye çalışmaktır. Hata yaptığımızda özür dilemek, eleştirildiğimizde kendimizi sorgulamak ve güzel bir davranışı kimden gelirse gelsin takdir etmek de ihlâs yolculuğunun parçalarıdır.

Elbette takdir edilmekten hoşlanmak insanidir. Mesele, bu duygunun bizi yönetmeye başlamasıdır. Teşekkür edilmediğinde iyilikten vazgeçiyor, emeğimiz görünmediğinde şevkimizi kaybediyorsak niyetimizi yeniden gözden geçirmeliyiz. Çünkü samimiyet, kimsenin bizi fark etmediği anlarda da kendini gösterir.

İhlâs, büyük sözlerden çok küçük davranışlarda hayat bulur. Kimsenin bilmediği bir iyiliği yapabilmekte, başkasının başarısına sevinmekte ve adımız anılmadığında da gayretimizi sürdürebilmekte saklıdır. Bazen en samimî hizmet, yalnızca Allah’ın bildiği bir iyiliği sessizce yapabilmektir.

İhlâs hakkında çok şey bilmek, ihlâslı bir hayat yaşadığımız anlamına gelmez. Asıl ölçü, öğrendiğimiz hakikatlerin bizi nasıl değiştirdiğidir. Her gün niyetimizi gözden geçirmek, nefsimizin beklentilerini fark etmek ve yanlışlarımızı düzeltmek bu yolculukta bize rehberlik eder.

Belki de asıl mesele, ihlâsı ne kadar bildiğimiz değil, hayatımızda ne kadar yaşayabildiğimizdir. Rabbimiz bizlere niyetlerimizi güzelleştirmeyi, nefsimizin gizli beklentilerini fark etmeyi ve öğrendiğimiz hakikatleri yaşayabilmeyi nasip etsin. Âmin.

Okunma Sayısı: 178
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı