"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Suudi Arabistan-Husi çatışması

Muhammet ÖRTLEK
25 Ekim 2026, Pazar
Suudi Arabistan ve Husiler arasındaki gerilim, son bir ayda tekrar tırmandı. Husiler tarafından 11 Ekim 2026’da Riyad Uluslararası Havalimanı’na saldırılar düzenlenmişti.

Husiler yine 13 Ekim 2026’da da Dahran’daki petrol şirketi Saudi Aromco’nun merkezine İHA/füzelerle saldırmıştı. Her iki saldırı da Riyad’ın en hassas ekonomik merkezinin ve altyapısının kırılganlığını gösteriyor. Riyad yönetimi, güvenlik kırılganlığından dolayı aralarında Avrupa-Körfez İşbirliği Konseyi zirvesinin de bulunduğu programları ertelemek zorunda kaldı.

Ayrıca S.Arabistan 02 Ekim 2026’da Mescid-i Nebevi’ye elektrik sağlayan, Medine yakınlarındaki bir regülatörün vurulduğunu iddia etmişti. Ancak Husiler, kutsal şehirleri hedef almadıklarını bildirdi. Husiler daha önce 15 Eylül 2026’da “Mekke-Medine hariç, tüm Suudi hava sahası ve havalimanlarının bir harekat sahası haline geldiğini” duyurmuşlardı. Elektrik regülatörü saldırısı iddiasından sonra, S.Arabistan tarihinde pek de görülmeyen savaş çağrısı, Büyük Müftü Şeyh Salih bin el-Favzan tarafından yapıldı.

Husi saldırıları karşısından ABD, İngiltere ve Fransa S.Arabistan’a askerî desteği arttırmaktan kaçındılar. Batılı ülkeler daha çok kınamakla yetinirken, saldırıların devam etmesi S.Arabistan’ın “güvenlik açığını/kırılganlığını ortaya koyarken; ekonomisi,  küresel ticaret ve enerji sevkiyatını olumsuz etkiliyor”. Yine de S.Arabistan, Körfez kıyısındaki Dammam’dan Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu’ya uzanan 7 milyon varil kapasiteli boru hattından günlük 5,8 milyon varil petrol üretim/akışını sağlamayı başardı. Buna rağmen Riyad borsası 14 Ekim 2026’dan itibaren 43 ayın en düşük seviyelerine geriledi.

“IMF Genel Direktörü Kristalina Georgieva, Tayland’ın başşehri Bangkok’ta 15 Ekim 2026’da düzenlenen IMF ve Dünya Bankası Yıllık Toplantısı’nda “S.Arabistan-Husi geriliminin herkes için her yerde potansiyel olumsuz sonuçlar doğurabileceği”ne dikkat çekmişti. Ayrıca ABD-İran anlaşmazlığından dolayı, Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinde sorunlar yaşanması ile Kızıldeniz’deki uzun süreli gerilimin de petrol fiyatlarının yükselmesine yol açıyor.

S.Arabistan-Husiler arasındaki gerilimde, Türkiye-Suudi Arabistan-Pakistan arasında 07 Ağustos 2026’da imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında, Riyad’a destek verilip verilmeyeceği de tartışılıyor. Hâl-i hazırda Mekke Anlaşması oldukça yeni ve kurumsallaşma aşamasında. Fakat muhtemel bir destek ve sonuçlarının çok iyi hesaplanması zorunluluktur.

İki taraf arasındaki gerilim ve çatışmalarda, “Suudi güçleri, Yemen’deki Husileri hedef alırken, aynı zamanda Husilerin saldırılarına karşı kendi topraklarını savunmak durumunda kalıyor. Yani Riyad, kuvvetlerini geniş bir alana yayma riskiyle karşı karşıya. Husilerin de tam olarak istedikleri kuvvetle muhtemel budur”. Bununla birlikte Riyad, güneyde Husilerle çatışırken, kuzeyden de Irak merkezli İran yanlısı milislerden gelen tehditlerle de baş etmek zorunda kalabilir.

Bununla birlikte Husilerin saldırıları, Riyad’ın ABD askerî desteğine olan ihtiyacını derinleştiriyor. Washington ise, son dönemlerde Riyad’a yönelik sınırlı destek verme anlayışında. Husiler konusu, Riyad’ın bölgedeki ABD ve İsrail politikalarından daha bağımsız hareket etme çabalarını da baltalıyor. Birde Tahran’la tıkanan müzakereler, Washington’un desteğinin Riyad’ın İran’a yönelik sonraki adımlarının ne olacağına bağlı olabilir. Avrupa ise, Riyad’ı desteklemek ve Kızıldeniz’i açık tutmaktan yana. Ancak Husilere yönelik saldırılara girişmek istemiyor.

Büyük Müftü el-Favzan’ın beyanatı “Suudi toplumsal konsolidasyonunu sağlama, yurtiçi-yurtdışı dinî dayanışmayı güçlendirme, S.Arabistan’ın iki kutsal şehrin koruyucusu anlamında liderlik rolünü pekiştirme olabilir. Ancak el-Favzan’ın söyleminin, Şii karşıtlığını alevlendirme ve bölge genelinde mezhebî gerilimleri arttırma riskini de taşıdığı” kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla S.Arabistan-Husi gerilimleri, aşırı hassasiyet gerektiren çok yönlü bir meseledir.

Okunma Sayısı: 238
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı