"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hasbî olarak zulme manen iştirak

M. Said ZEKİ
26 Ekim 2026, Pazartesi
Musibetlerin, zulüm ve zalimlerin rağmına olarak “insanca ve Müslümanca yaşamak” için; müspet hareketle mücadeleye devam etmek, insan olmanın gereğidir.

“Avrupa kâfir zalimleri veya Asya münafıkları” İslam ülkelerine öldürücü darbeler indiriyor; bir de utanmadan Müslümanları kendi silahlarıyla vurmaya kalkıyor:

“Der veya dedirir: “Siz kendiniz de dersiniz ki: Musibete müstehak oldunuz. Kader zalim değil, adalet eder. Öyle ise, size karşı muameleme razı olunuz.” 

Şu vesveseye karşı demeliyiz:

Kader-i İlâhî isyanımız için musibet verir; ona rızadâde olmak, o günahtan tevbe demektir. Sen ey mel’un, günahımız için değil, İslâmiyetimiz için zulmettin ve ediyorsun.” (ESDE, Hutuvât-ı Sitte, s. 323.)

Dar dairede de, geniş daire de imtihan devam ediyor.

*** 

Kadere rıza göstermek, zulüm ve zalime karşı; elimizle, dilimizle ve kalben buğzederek mücadele etmemize engel değildir.

Her mü’min tevbe ve istiğfarla birlikte mücadeleye devam etmelidir. Çünkü umumî musibet ancak bu şekilde kalkacak. 

Aksi halde ‘ateş dokunacak şekilde zalimlere meylederek “zalimlerin zulümlerine hasbî olarak manen iştirak eder, bilistihkak cezasını da dünyada, ahirette çeker.” (Emirdağ Lâhikası, s. 53.)

“Bu asırdaki ehl-i İslâmın fevkalâde safderunluğu ve dehşetli cânileri de âlicenâbâne affetmesi; ve bir tek haseneyi, binler seyyiatı işleyen ve binler mânevî ve maddî hukuk-u ibâdı mahveden adamdan görse, ona bir nevi taraftar çıkması” (Kastamonu Lâhikası, s. 48.) başka bir zaafımız.

Müslüman şuurlu, ferasetli, basiretli olmak; dostunu düşmanını iyi tanımak zorundadır.

TOKAT VEYA MANEVİ DERECE ARTIŞI

Musibet elbette istenilmez. Fakat musibet gelince sadece zalimlere değil mazlumlara da dokunuyor. Bir kısmının günahlarına kefaret olurken, bir kısmının manevi derecesini arttırıyor.

“Onlara ihtar ettiğimiz ders ve nasihati unuttukları ve amel etmedikleri vakit, onları tutup musibet altına aldık.” (En’am Suresi: 44) ayetini tefsir ederken Üstad şöyle diyor: 

“Bir kısmımız şefkat tokadına giriftar olduk. Bir kısmımız hakkında tokat değil, belki tokada maruz olan kardeşlerimize medar-ı teselli ve kendilerine medar-ı sevap ve istifade olmak için bu musibetin içine alındı.” (28. Lem’a 17. Nükte)

NEFİS MUHASEBESİ ŞAHSÎDİR

Demek ki; tokada giriftar olan Müslümanları teselli etmek de bir nevi sevaptır, manevî derecenin yükselmesine vesiledir. 

Kardeşinin başına bir musibet gelince sevinmek bir mü’mine yakışmaz. Mazlumun kimliğine, milliyetine, cinsiyetine bakmadan yanında olmak gerekir.

Şefkat veya zecr tokadı olup olmadığını, hangi hatasına binaen musibetin geldiğini; kişinin kendisi sorgulayacak, zaten iç dünyasında gerekli nefis muhasebesini yapacaktır. Ona göre hatalarından ders alıp pişman olacaktır. Olmuyorsa kendisinin bileceği bir iştir.

“İNSANLARI HAKLARINDAN MAHRUM BIRAKMAYIN!”

Asra yemin olsun ki; insan hüsrandadır.

Asra yemin olsun ki; Allah size adaleti emreder, zulmü yasaklar.

Asra yemin olsun ki; ne iyilik, ne de kötülük karşılıksız kalmayacaktır.

Asra yemin olsun ki; hak haktır; küçüğüne büyüğüne bakılmaz.

Asra yemin olsun ki; zulme rıza zulümdür.

Öyleyse hâlâ fırsat varken iyiliği emredip, kötülükten sakın/dır/alım. Birbirimize hakkı ve sabrı tavsiye etmek Rabbimizin emri.

Rabbimizin emirlerine kulak verelim: “İnsanları hakları olan şeylerden mahrum bırakmayın ve kötülüğü yaygınlaştırarak yeryüzünde ahlâkî çürümeye meydan vermeyin!” (Şuara Suresi: 183)

“Ölüm sekeratı uyandırmadan” kendini sorguya çeken, nefis muhasebesi yaparak yanlışlarından dönen bahtiyardır.

Okunma Sayısı: 189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı