"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Geçim dünyasında seçim!

Mikail YAPRAK
06 Haziran 2019, Perşembe
Kaybetmekten herkes korkar.

Kayıpların en korkuncu, en dehşetlisi de, ebedî bir mülkü ve saadeti kaybetmektir. 

Dünyevî bir ikbali, bir iktidarı kaybetmek, belki dünyadan büsbütün mahrum kalmak bile, ebedî saadeti kaybetmeye nazaran, kayıptan bile sayılmaz. 

Nedense, “seçim” denince akla ilk gelen siyasî seçimler olur. 

Halbûki, bu dünyada çok daha hayatî, çok daha vazgeçilmez seçimler ve tercihler vardır. İnsan olarak, illa ki o seçimlere katılmalı, illa ki bir tercihte bulunmalısın. Yukarıdan aşağıya, en büyüğünden en küçüğüne, en önemlisinden en önemsizine varıncaya kadar, insan için esas olan daima doğru bir tercihte bulunabilmesidir. Hele bu insan, bir de Müslüman ise, bütün tercih ve seçimlerini İslâmî süzgeçten geçirebilmelidir. Kur’ân ve Sünnet’in mihengine vurabilmelidir.

Aslında biz insan olarak, tâ Bezm-i Elest’te tercihimizi doğru yapmışız. Rabbimizin, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” buyurmasına karşılık “Evet, Sen bizim Rabbimizsin” diyebilmişiz. Bazı tefsirlere göre, bu doğru cevapta Peygamber Efendimiz (asm) bütün ruhlara rehberlik etmiştir. Ki, bu dünyada da en hakikî rehber yine Odur (asm).

Demek ki, Rabb’ıyla sözleşmiş bir kul olarak, İslâm fıtratı üzerine dünyaya gönderilen her insanın asıl vazifesi kulluk ve ibadettir. Dünya ise, insana bu sözünü unutturacak kadar dehşetli bir imtihan yeridir. Dünyaya bakan yönüyle de geçici bir geçim dünyasıdır.

Aslında bu dünyada aslolan ve zor olan, “kazanmak”tan ziyade “kaybetmemek”tir. Bezm-i Elest’teki sözünü unutmamak, Cenneti kaybetmemektir. Bütün tercihlerini ve seçimlerini bu minval üzere yapmaktır. 

Hatta bazen öyle bir noktada bulunabilirsin ki; bir yanda dünya bütün ihtişamıyla ve cazibesiyle seni kuşatır. Öbür yanda ebedî saadet sana göz kırpar, lâkin içinde bulunduğun lüks ve ihtişamdan dolayı, imanının ve vicdanının telkiniyle, beka yurdunu kaybetmekten korkarsın. İşte tam bu noktada hayatî bir tercih ve seçimle karşı karşıyasın!..

Bediüzzaman; Allah’ın hususî ikramıyla ve Resulullah’ın (asm) talimiyle bu hakikatı öylesine derketmiş ve öyle imtihanlarla karşı karşıya gelmiş ki, hayatının her safhasında yüz yüze geldiği dünya-ahiret tercihinde dünyasını feda etmeyi gözünü kırpmadan göze alabilmiştir. Hatta zaman olmuş, ilâhî canipten ona gösterilen muhteşem dâvâ karşısında iki dünyasından da vazgeçmeyi göze alabilmiş, “Ben iki elime iki dünyamı almışım, tek dünyalı olanlar karşıma çıkmasın” demiştir.

Onun dünya hayatını zindana çeviren, sonra dönüp de siyasî ve dünyevî usûllerini ona tatbik etmek isteyenlere, “Siz bana dünya kapısını kapadınız. Ben de âhiret kapısını çaldım; rahmet-i İlâhiye açtı. Âhiret kapısında bulunan bir adama, dünyanın karma karışık usûl ve âdâtı ona nasıl teklif edilir?” diye sormuştur.

Bu yazıyı aslında Ramazan Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen yazı günümde  “bayramlık ağzımı” açarak ve içinde yaşadığım ülkenin penceresinden öz yurdumda yaşanan ve “minareyi çalan kılıfını hazırlar” sözünü bile tedavülden kaldıran (zira hazırlanmış kılıfı çalınan minareye giydiremeyen) akıl almaz gelişmelere tahsis etmek istemiştim, ama bayramın feyzi ve bereketi cümlelerimin seyrini değiştirdi.

Sadece; geride kalan bir seçimin sonrasında ve önümüzde duran “pir” seçimin öncesinde yazmanın hatırına bir parantez açmış olayım.

Demokratik parlamenter sistemlerin vazgeçilmez prensiplerinden biri de seçimlerdir. Yeter ki, her şey gibi seçimler de rayında ve yolunda yürütülsün. Vatandaşın temiz tercihi, siyasî ve ideolojik polemiklerin kurbanı olmasın.

Ama nerdeee??

Tam bu noktada ülkemizdeki baskın olan politik manevralara (hayır, fırıldaklara), üstü örtülen korkulara ve bu uğurda feda edilen ebedî kazanımlara bakalım ve yukarıya aldığım bir cümleyi tekrar edelim: 

Değil dünyevî bir ikbali ve iktidarı kaybetmek; belki bütün dünyayı kaybetmek, dünyadan büsbütün mahrum kalmak bile, ebedî saadeti kaybetmeye nazaran, kayıptan bile sayılmaz.

Okunma Sayısı: 1023
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı