"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahide Yüksel ve Bediüzzaman

Misbah ERATİLLA
18 Temmuz 2021, Pazar
Şahide Yüksel’in öğretmen eşi Abdurrahman Yüksel, Emirdağ’da ilkokul öğretmeni olarak görev yapmaktadır.

Şahide Yüksel, Risale-i Nurlar’dan ve Bediüzzaman’dan haberdar olan hanımlardan biridir. Bediüzzaman Hazretleri, Kastamonu’da iken talebelerine Isparta’daki hanım Nur Talebelerinden Şahide Yüksel’in hizmetinden örnek gösteren bir mektup yazar. Şahide Hanım, Bediüzzamanla aynı şehirde Emirdağ’da bulunmasına rağmen onu görmemiş olması kendisini üzer. Şahide Hanım, Bediüzzaman’ı görmek ve duâsını almak için arabasıyla geçtiği yollarda onu beklemeye başlar. Bu bekleyiş üç aya yakın bir zamana sürmesine rağmen onu bir türlü göremez. Bu durumu öğrenen Abdurrahman Bey, hanımı Şahide Yüksel’e gücenir ve onu babasının imam olarak görev yaptığı Eskişehir’in Çifteler Köyü’ne gönderir.

Bir gün Bediüzzaman’ın bir talebesi Abdurrahman Bey’in öğretmenlik yaptığı okula gider. Ona, Bediüzzaman’ın kendisi ve hanımı Şahide Hanımla görüşmek istediğini söyler. Talebe onlara görüşme zamanını ve görüşme adresi olarak da Eskişehir yolu üstündeki Suvermez Beldesi civarına gelmelerini söyler. Abdurrahman Bey, Bediüzzaman’a karşı saygı ve muhabbet duymaktadır. Bu ani haberle şaşkınlık geçirir. Kısa sürede kendini toparlar ve hemen hanımını Eskişehir Çifteler Köyü’nden almak için terminale gider. Terminale vardığında karşısında elinde çantasıyla hanımı Şahide Yüksel’i görünce ikinci bir şok yaşar. Abdurrahman Bey, hanımı Şahide Hanım’ın yanına koşar adımlarla giderek: “Gözün aydın! Bediüzzaman Hazretleri seni çağırıyor!” diye ona müjdeyi verir. Şahide Yüksel, müjdeli haberi aldığında yerinde deprenmeden bir müddet öylece donup kalır. Uzun bir süre bir şey demeden gözünden dökülen yaşlarla eşi Abdurrahman Bey’e öylece bakar. 

Şahide Hanım ve eşi Abdurrahman Bey, Bediüzzaman’la görüşme günü ve saati geldiğinde hemen Eskişehir yolunda bulunan Suvermez Beldesi civarına gelirler. Heyecan ve sabırsızlıkla Bediüzzaman’ın arabasının gelmesini beklerler. Nihayet Bediüzzaman’ın arabası gelir ve onların önünde durur. Bediüzzaman arabadan inmeden Şahide Hanım’a: “Şahide sen misin?” diye sorar. O da: “Evet” diye cevap verir. Bediüzzaman; “Birkaç yıl önce bana ihtar edildi. Haberini aldım. Seni kız kardeşim Alime Hanım’ın yerine kabul ediyorum ve senin sülâleni kendi sülâlem olarak kabul ediyorum. Sana hanımlar arasında yapacağın hizmetleri veriyorum ve ayrıca isminden dolayı sen Allah’ın şahidisin!” der. Şahide Hanım, Bediüzzaman’ın söyledikleri karşısında şaşırır kalır. Bu kadar ağır bir yükü nasıl sırtlayacağım diye düşünür ve Bediüzzaman’a: “Ben Kur’ân okumasını bilmem!” der. Bediüzzaman ona: “Bilirsin, öğrenirsin!” der. Şahide Hanım Bediüzzaman’ın elini öpmek ister. Bediüzzaman buna izin vermez. Bediüzzaman ona: “Benimle görüşmek isteyen hanımlarla sen benim yerime görüşürsün” der. 

Abdurrahman Yüksel, Emirdağ’da ilkokul öğretmeni olarak görev yapmakta olup Bediüzzaman’ı zaman zaman ziyaret ederek duâsını almaya mazhar olan öğretmenlerden biridir. Bediüzzaman, bu görüşmede Abdurrahman Yüksel’e: “Seni biraderzadem Abdurrahman yerine kabul ettim!” der. Böylece Bediüzzaman, 27 yaşındaki Şahide Yüksel’e irşat ve rehberlik görevi verir, ama Şahide Yüksel yetersiz olduğunu düşünür. Bu ağır görev ve sorumluluğu nasıl yerine getireceğinin telâşına düşer. Şahide Hanım ilkokul mezunudur. İrşat ve rehberlik hizmetine başlamak için eşi Abdurrahman Bey’den Kur’ân ve Osmanlıca dersi almaya başlar. Risale-i Nur’u okuyup kendini yetiştirmeye çalışır ve kısa zamanda evi bir okul haline gelir. Artık evi bir Medrese-i Nuriye olmuştur.

Abdurrahman Yüksel’in öğretmen olarak tayini Emirdağ’dan Bolvadin’e çıkınca Şahide Hanım, çok üzülür. Bediüzzaman kendisini teselli ederek: “Ben bazen Bolvadin’e gelirim, üzülme!” der. Şahide Hanım bir gün Bediüzzaman’ın ziyaretine bir tanıdık kadını götürür. Kadın yolda Bediüzzaman’ın arabasını görünce cezbeye gelir ve kafasını taksiye çarpar. Bediüzzaman onun bu halini görünce çok üzülür, kadına “Bizde cezbe yoktur!” der.

Şahide Yüksel, hizmeti esnasında ailesini ihmal etmez. Eşini rahatsız etmeyecek şekilde irşat ve rehberlik görevini yerine getirir.

Şahide Hanım, daha on iki yaşında iken şiir yazmaya başlayan Yusuf Zülâli’nin kızıdır. Babası bölgenin ünlü bir şairi olup gazetecilik, öğretmenlik ve imamlık yapmıştı. Babası 93 harbinin başlamasıyla Posof’tan muhacir olarak Isparta-Afyon-Eskişehir yolu üstünde dokuz aile ile birlikte Selimiye Köyü’nü kurmuştu. Bu köy Bolvadin ve Emirdağ’a çok yakın bir yerdedir. Şahide Hanım, işte bu Selimiye Köyü’nde doğar. On altı yaşındayken Emirdağ’da öğretmenlik yapan Abdurrahman Yüksel ile evlenir. Ülker, Tuncer ve Said adlarında üç çocuğu olur.

Şahide Hanım İstanbul Suadiye’deki evinde sabah namazlarından sonra uyumaz, evin küçük balkonunda güneş doğana kadar Kur’ân okur ve zikir yapar. Her sabah Balkondan bahçeye baktığında biri kavak diğeri ceviz iki büyük ağaçtaki kuşlarında onunla birlikte zikre katıldığını görür. Şahide Hanım, soğuk bir Şubat sabahı 5 Şubat 1984’de vefat eder ve bu fani dünyadan gerçek vatanına göçer. Vefatından kısa bir süre sonra bahçedeki o büyük kavak ve ceviz ağaçlarına bir daha zikreden kuşlar konmaz. 

Kaynak: Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor-4

Okunma Sayısı: 2195
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Bilgin Alpay

    18.7.2021 11:37:07

    Sizden Allah razi olsun hocam ,Mazi sayfalarindan guzel bir hatirayi anlattiniz. Sahide Hanim Ablamizdan da Allah Razi Olsun ,Insalla Ahirette Peygamberimiz S.A.V ve Ustadimiza komsu eylesin Ruhuna Binler fatiha olsun Insallah

  • ihsan

    18.7.2021 10:55:42

    Allah razı olsun hocam.

  • Mehmet Emin Bozkuş

    18.7.2021 10:17:14

    Harika.Tebrikler Misbah hocam..

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı