"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Ortadoğu NATO”su mu?

Muhammet ÖRTLEK
09 Mart 2021, Salı
İsrail ve Arap ülkelerinin ittifakıyla kurulması düşünülen “Ortadoğu NATO”su hakkında yazılanları, önceki makalemde sizlere aktarmıştım. (“Normalleşme”lerden “Ortadoğu NATO’su”na, 6 Mart 2021)

Suudi Arabistan’ın günlük İngilizce gazetesi Arab News’in 1 Mart 2021 tarihli sayısında, Dünya Yahudi Kongresi Başkanı Ronald S. Lauder’in “Ortadoğu İçin Bir NATO (A NATO For The Middle East)” başlıklı yazısı dikkat çekiyor. Böyle bir girişim elbette İran’a karşı.

Lauder, “İsrail’in İbrahim Anlaşması imzalayarak ‘normalleşme’ sürecine girdiği ya da yakın ilişkide olduğu Mısır, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn, Fas ve Sudan gibi ülkelerle yeni bir ittifak kuracaklarını” belirtiyor. Yeni ittifakın adı ise “Ortadoğu Savunma Örgütü (MEDO-Middle East Defense Organization).” Ayrıca Lauder, “diğer Arap ülkelerinin de yakında İbrahim Anlaşması’na katılabileceğini” belirterek, MEDO’nun üye sayısını arttırmayı hedeflediği muhtemeldir. Birde Lauder, “MEDO’nun istikrarlarını korumak ve hızlı ekonomik kalkınmayı teşvik etmek amacıyla Yunanistan, Kıbrıs Rum Kesimi ve bazı Afrika ülkeleri ile yakın ilişkiler sürdürebileceğini” vurguluyor. Böylece MEDO’nun hem Akdeniz’e hem de Afrika içlerine kadar genişletilmesi de ihtimal dahilindedir. İran karşıtı bir savunma örgütünün bu kadar geniş bir coğrafyayı kapsamasında, Lauder’in başka hesaplarının da olabileceğini akıllara getiriyor.

Lauder, yazısında MEDO için “İran’a karşı müthiş bir siper kurulabilir. Ve böylece, Türkiye’nin emperyalist hırsları dizginlenebilir” cümlesini sarf ediyor. Lauder, bu cümlesiyle Türkiye’nin bölgede durdurulması gereken bir aktör olduğunu bildiriyor. Ancak durum Lauder’in bahsettiği gibi değil. Türkiye’nin bölgede herhangi bir “emperyal hırsı”nın olmadığı biliniyor. Buna ek olarak Lauder, MEDO hakkında “aşırılık ve terörizmle savaşabilir, temkinli ve tedrici bir İsrail-Filistin uzlaşmasını teşvik edebilir” diyerek, MEDO’nun Filistin konusunda İsrail’in lehine bir uzlaşma kararı alabileceğine işaret ediyor.

Lauder, muhtemel bir MEDO’yu sempatik gösterebilmek için “gerçekten yeni bir Ortadoğu oluşturmak için geçen yılki tarihi adımdan faydalanabilir. MEDO, bölgedeki istikrar arayan bütün ulusların ve yoksulluktan ve zorluklardan kaçmaya çalışan bütün vatandaşların hayatlarını iyileştirmek için çıkarlarına hizmet edecektir” satırlarını yazmış. Bir bakıma kendince MEDO’nun insanî yönüne de dikkat çekiyor. Aslında Lauder, sonraki “bu yeni örgüt dolaylı olarak Batı’nın ve uluslar arası toplumun çıkarlarına hizmet edecektir” sözleriyle MEDO’nun kim ve neresi için çalışacağını açıklamış.

Makalesinde Lauder “tek bir ABD veya BM askerine bel bağlamadan dünyanın en tehlikeli mahallelerinden birini sakinleştirecek veya diğer dünya güçlerinden iyilik arayışına girecektir” diyerek MEDO’nun ABD ya da BM’ye ihtiyacının olmayacağını belirttiği muhtemeldir. İsrail liderliğinde MEDO’nun Ortadoğu’da tek başına hareket edebileceği de söz konusu. Lauder, yazısının son cümlesini “Covid-19 salgınının vurduğu bir dünyanın, kötü niyetli İran’ın hızlanan tehdidini durdurmada zayıf kalacağı ve Ortadoğu’yu yaklaşmakta olan aşırılık ile nükleerleşme felâketinden kurtarmak için Araplar ve İsrail birlikte çalışmalıdır” şeklinde sonlandırıyor. Böylece Lauder, MEDO ile Korona sonrası değiştirmeye niyetlendiği bölgesel sistem hakkında ip ucu veriyor.

ABD eski Başkanı Donald Trump’ın görev süresinin son döneminde, Arap ülkelerinin, İsrail’le art arda “İbrahim Anlaşması” imzalayarak “normalleşme” sürecine girdikleri ilân edilmişti. “Normalleşme”nin bir sonucu olarak, kamuoyuna “Ortadoğu NATO”su hüviyetinde MEDO projesi sunulduğu kuvvetle muhtemeldir. MEDO’nun da algılandığı iddia edilen İran tehdidi üzerinden ileri sürülmesi, Arap ülkelerinin, İsrail’in öncülüğünde toplanması biçiminde değerlendiriliyor.

Lauder’in makalesinin yayınlandığı Arab News Gazetesi’nin sahibi, Kral Selman’ın oğlu ve Veliaht Prens’in kardeşi Prens Turki bin Salman El-Suud’dur. Yani makalenin Arab News’te yayınlanması oldukça manidar. Diğer taraftan Lauder’in MEDO projesine yönelik şu an için her hangi bir reddiye veya tekzip yazılmış değil. Ancak her şeye rağmen MEDO kurulursa, kırılgan bir jeo-politiğe ve coğrafyaya sahip Ortadoğu’da fay hatlarını harekete geçirebilir. Mevcut sorunlara, yenilerini ekleyebilir. 

Okunma Sayısı: 1066
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı