"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ömre ömür katmak

MUHSİN BOZKURT
26 Nisan 2022, Salı
Bir kara kış gecesi. Dışarıda kar fırtınası ve uğuldayan rüzgar...

Evinde sıcak odasında yumuşacık minderinde ocak başında oturan ve çayını yudumlayan bir ihtiyar. O sırada kapı şiddetle çalınır. Telaşla kapıyı açan ihtiyar bir de ne görsün? Üstte yok başta yok bir genç. Soğuktan zangır zangır titremekte. “Üşüyorum ve çok açım!” diye yalvaran gözlerle, hâl diliyle içeri alınmasını istiyor. İçeri alır, baş köşeye oturtur. Yedirip içirir. Gencin dinlenmesini sağlar. Bu şekilde birkaç saat geçtikten sonra ev sahibi: “Yedin içtin dinlendin. Benden bu kadar! Hadi bakalım yolcu yolunda gerek!” dediğinde zavallı perişan genç, yıkılır! Bu durumda içinden: “Madem beni bu kış-kıyamette sokağa atacaktın; öyleyse niye içeri aldın, izzet ve ikramda bulundun? Keşke, ne içeri alsaydın ne yedirip içirseydin. Değil mi ki; yine sokağa düşecektim, bütün bunların hiçbir kıymeti yok” demez mi?

*

İnsan da dünyada böyle değil mi? El bebek gül bebek, korunup gözetilmekte. İpekten giydirilmekte, sütle ve balla beslenmekte, ona binbir meyve tattırılmakta, çeşitli sebzeler yedirilmekte.

Sevgi hâlesine büründürülmekte. Belli bir yaşayıştan sonra, çürümekk için kara toprağa konmakta! İnsan düşünmez mi: “Madem sonunda çürüyecektim, öyleyse niye bu kadar masraf? Bütün bunlar boşuna yapılmış sayılmaz mı?” 

Elbette bütün bunlar, farelere yem olmak için değil. Daha güzel ve devamlı bir âleme doğmak için. Unutmayın ki, güneş batmıyor! Hep yeniden doğuyor. Tıpkı çocuğun, anne rahminden dünyaya doğması gibi. Evden çıkanın, cennet-âsâ daha büyük ve muhteşem bir ortama çıkması gibi.

*

Tarihe bakacak olursak; zulme uğrayanlar, hakarete maruz kalanlar, ezilenler, haksızlığa uğrayanlar genellikle durumlarını düzeltmeye fırsat bulamadan bu dünyadan göçüp gidiyorlar! Zalimler, haksızlık yapanlar, kötü davrananlar,yolsuzluk yapanlar ve bunlar gibi olanlar; rahat bir hayat geçiriyorlar! Öldüklerinde ise, tüm yaptıkları yanlarına kalıyor! Nitekim tarih boyunca, bu böyle cereyan ediyor! İşte buna vicdan isyan ediyor! “Mutlaka hakların alınacağı, suçluların cezalandırılacağı büyük bir mahkeme olmalı!” diyor. Çünkü; Her insanın vicdanına konmuş olan bu adalet isteğinin, karşılıksız kalması kabul edilecek bir şey değil. İşte bu adalet ihtiyacı; öldükten sonra, Mahkeme-i Kübra’da, haşirden sonra kurulacak büyük, âdil mahkemede görülecek. Öyle ki; boynuzsuz koyunun hakkı bile, boynuzlu koyundan alınacak. İşte bundan ötürüdür ki, bu adalet duygusu; haksızlığa uğrayan herkese: “Zalimler için yaşasın cehennem!” dedirterek, onların gönüllerine su serpmektedir.

*

Canınız mı sıkılıyor? Kitap okuyun. Yazarın bir ömür boyu öğrendiklerini sizler; birkaç günde öğrenmiş, böylece ömrünüze ömür katmış, geçmiştekilerden kat kat fazla yaşamış gibi olursunuz. Başkalarının canı pahasına edindikleri bilgileri sizler; rahat koltuklarınızda, çaylarınızı yudumlayarak, yani keyif çatarak kısa zamanda edinirsiniz.

Okunma Sayısı: 856
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Emine Karahan

    11.5.2022 11:17:37

    Allah razı olsun.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı