"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Post-modern çağda din(i)dar siyaset

Ömer Faruk ÖZAYDIN
24 Temmuz 2022, Pazar
“Hz. Adem’den (as) kıyamete kadar Deccal fitnesinden daha büyük bir fitne yoktur” hadîsine göre ahirzamanı en dehşetli yapan âmil, şüphesiz dinin dünyadan kaldırılma gayretleri kök salıp Cehennem meyvesi vermesidir.

Asrın başında atılan dinsizlik tohumları her yeri Cehennem zakkumlarıyla kızıl kana boyamış, sureten gül diye koklattırmışsa da çoğunu sarhoş ederek gitmeden evvel Cehennemi yaşatmış.

Buna rağmen Risale-i Nur bir kısmını kurtarıp gitmeden evel Cennet meyvelerini yedirmiş.

Geriye kalan büyük bir kısmı ise; ne o tarafa ne bu tarafa, arada derede kalarak inancıyla beyne beyne bir hayat sürdürmüş.

Bu iman ve küfür savaşlarında ehl-i nifak önce karşıdan vurmuş, her türlü cefaya direnen ehl-i Hakk mağlup olmayınca Nur’un önüne bariyerler kurdurmuş. Ona destek veren demokratlara darbeler ve planlarla ket vurulmak istenmiş, tam netice alınamayınca da din soslu siyasetle hem demokrat siyaset, hem de Nur’lar durdurulmak istenmiş.

İşte asıl fitne bundan sonra başladı. O siyasetin ortaya çıkışından beri Nur’lar parlamışsa da  hem dindar hem dine zarar vermeler katlanarak bu günlere gelindi.

Nurlar’la dinini kurtaran bir çok insan bunların ortaya çıkmasıyla eksen kayması yaşadı. “Namaz kılıyor, dolayısıyla İslâm’ı yaşarız, bu sıkıntılar da biter” diyerek destek verdi.

Özellikle AKP döneminde “zafer bizimdir, hilafet geliyor, başörtüsü serbest oldu, Ayasofya açıldı” diyerek yapılan yolsuzluk, hırsızlık ve zulümleri görmek istemediler. Batan ekonomi, hayat pahalılığı, dışarıdaki itibarın ayaklar altına alınması ve mafyatik ilişkilere rağmen, dinî saikle AKP’ye bağlanan müzmin tarafgirler, muhaliflere oy kayması neticesinde dinsizliğe hizmet edeceğini (saray medyasının yardımıyla) propaganda geliştirdiler. Yok efendim filan lider falan kitabı tavsiye etmiş, falan lider bilmem hangi millettenmiş, şu hain, bu terörist gibi kıymeti kendinden menkul, ilimden yoksun ötekileştirmelerle, AKP ve onlar noktasına gelindi. Neredeyse vatan onların, diğerleri düşman askeri.

Halbuki yazının başında da ifade ettiğimiz gibi; bu millet nereden nereye geldi. Bir çok saik dini dünyadan ayırıp seküler bir hayat dayatmasıyla, din üçüncü dördüncü plana itildi. Namaz kılanların oranı yüzde 20’lerde seyrederken kime din dayatılmalı?

Bediüzzaman boşuna mı “yüzde 60-70 tam mütedeyyin olmadıkça o parti başa geçmemelidir” demişti.

Gelinen nokta ortad; milletin ne umutlarla iktidara getirdiği AKP, din adına ne varsa hepsini tepe tepe kullandı ki, onların siyaseten yaptığı icraatlar da dinden zannedilip bu dönemde deist, ateist patlaması yaşandı.

Bu dönemde seküler kesimin yapamayacağı öyle işler yapıldı ki, bu kadar da olmaz denilen icraatlar  maşerî vicdanı harekete geçirip Türkiye’nin önünü açmak ve yeniden toparlanmak için farklı siyasetleri bir araya getirdi. Hem onların eski günahlarından nedamet ile helallik noktasına getirdi.

Evet, Türkiye din-dinsizlik üstünden tam bir asır kaybetti. Dinlinin de dinsizin de demokrat olmaktan başka çaresi olmadığı anlaşıldı. 

Hem siyaset memleketi yönetme sanatıdır. Kimin idare ettiğinden ziyade nasıl idare edeceği esastır. Şu son yirmi yıla bakıp yaşanan travmaları gördükten sonra dindar mı, (dinle problemi olmayan) demokrat siyasetçiler mi idare etseydi sorusu, gelinen noktanın özeti. 

Okunma Sayısı: 1253
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    24.7.2022 21:23:28

    Üstad'ın % 60-70'İ tam dindar olma dıkça başa geçmemesi dediği İttihad-ı İslam partisidir.Üstad za nanında bu isimle bir parti yoktu.Bugün da yoktur.Bu ittihad-ı İslam partisi veya fikir ve düşüncesi Potansi yel olarak nur talebelerin de vardır.% 60-70 ölçüsü nur talebeleri içindir. SP,AKP,iyi parti,gelecek ve deva partisi,mhp bunların tamamı millet partisinin versiyonlarıdır.Bunların İttihad-ı İsam partisiyle hiçbir alakaları yoktur.Ma alesef nurcuların büyük bir bölümü bu noktada ya nılıyor.Alakası olmayan partileri ittihad-ı islam ko numuna sokuyorlar.İtihad- ı islam partilileri hem tam mütedeyyin olur,hem % de 60-70 oranını yakalar,öyle ortaya çıkar.Bugüne kadar hangi parti bu rakamları yakaladı,millet olarak bu konuma ne zaman geldi. Dini siyasete alet eden ve dindar olarak görünen par tileri ittihad-ı İslam konu muna sokarak artık daha fazla aldanmamalı ve al datılmamalı millet.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı