"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Artık aynaya bakma zamanıdır-1

Osman ÖZKUL
03 Kasım 2026, Salı
Türkiye'de son haftalarda ortaya çıkan fon krizi, yalnızca yüz binlerce yatırımcının parasının akıbetiyle ilgili bir finans meselesi değildir.

Elbette öncelikle cevaplanması gereken soru şudur: Kim, ne yaptı; hangi işlemler hukuka aykırıydı, kimler bundan haksız kazanç sağladı ve mağdur edilen insanların kayıpları nasıl telafi edilecek?

Fakat meselenin bir de daha geniş tarafı var.

O da şudur: Bir ülkede ekonomik ve siyasal güç aynı çevrelerde uzun süre yoğunlaştığında, denetim mekanizmaları yeterince güçlü değilse ve iktidara yakınlık ekonomik fırsatlara erişimi kolaylaştırıyorsa, zamanla yalnızca tek tek kişiler değil, bir fırsatçılık kültürü de tartışmaya açılır.

İşte tam burada meşhur “Kral Çıplak” hikâyesi akla geliyor.

Hikâyede herkes kralın üzerindeki görünmez elbiseyi görür. Fakat hiç kimse gördüğünü söylemeye cesaret edemez. Çünkü kralın çıplak olduğunu söylemenin kendisi, kralın hoşuna gitmeyecek bir gerçeği dile getirmek demektir.

Sonunda bir çocuk çıkar ve yalnızca şunu söyler: “Kral çıplak!”

Belki de bugün Türkiye'nin ihtiyacı olan şey, bir kez daha o çocuğun cesaretidir. Ama bu defa mesele yalnızca kralın çıplaklığını söylemek değildir. Asıl mesele, herkesin gördüğü halde görmemiş gibi davranmayı bırakmasıdır.

Eylül ayında Sermaye Piyasası Kurulu'nun yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiyesine karar vermesi, meselenin boyutunu ortaya koydu. SPK'nın açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyordu. 1 Ekim'de Kurul, mağdur yatırımcılara tasfiye sonucunda hak edecekleri tutardan mahsup edilmek üzere ara ödeme yapılacağını da duyurdu.

Savcılık soruşturması ise fonlarla sınırlı kalmayıp bazı hisse senetlerindeki olağan dışı hareketlere, para transferlerine ve yüksek kazanç sağlayan kişi ve hesaplara kadar genişletilmiş durumda. Adalet Bakanlığı'nın 2 Ekim'deki açıklamasına göre soruşturma kapsamında 217 kişi hakkında işlem yapılmış, 56 kişi tutuklanmış ve 88 kişi hakkında adlî kontrol tedbiri uygulanmıştı. Aynı açıklamada 26 hisse senedindeki hareketlerin de ayrıntılı biçimde incelendiği belirtildi.

Bunların tamamı, henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş suçlar anlamına gelmiyor.

Ama tam da bu nedenle bağımsız ve şeffaf bir soruşturmanın önemi daha da artıyor.

Çünkü mesele yalnızca “kim suçlu?” sorusu değildir.

Bir başka soru da şudur: Bu sistem nasıl oluştu?

Yolsuzluk yalnızca bir kişinin cebine para koyması değildir. Yolsuzluğun daha geniş bir boyutu, kamusal veya ekonomik gücün belirli kişilere ve çevrelere sürekli olarak avantaj sağlayan bir ilişki biçimine dönüşmesidir.

Böyle bir ortamda “fırsatçılık” zamanla normalleşebilir. Devletin gücüne yakın olanın daha hızlı iş görmesi... İktidar çevresinde bulunanın daha kolay bilgiye ulaşması...

Siyasî ve ekonomik ilişkilerin birbirinden yeterince ayrışmaması...

Eleştirinin sadakatsizlik olarak görülmesi...

Denetimin ise “iktidara karşı olmak” şeklinde yorumlanması...

Bunların her biri, hukuk düzeninin kendisinden daha önemli hale gelirse, toplumda tehlikeli bir algı meydana gelir: Gücü olan fırsatı değerlendirir.

İşte demokrasi bakımından asıl tehlike burada başlar. Çünkü demokratik düzenin temel ilkesi, güçlü olanın daha fazla hakka sahip olması değil; güçlü olanın da hukukla sınırlandırılmasıdır.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'in de son açıklamalarında “Hiç kimse hukukun üstünde değildir” vurgusunu yapması, soruşturmanın siyasî kimliklerden bağımsız biçimde yürütülmesi beklentisini artırmaktadır. 

Okunma Sayısı: 180
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı