"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Hürriyet-i kelâm”a kelepçe

Cevher İLHAN
03 Kasım 2026, Salı
Türkiye’nin özellikle “Türk tipi otoriter rejim”de “hibrit/melez demokrasi”den “otoriter ülkeler” arasına düşüp kargaşa ve kaosun hükmettiği, Orta Afrika ülkelerinin gerine düşürüldüğü, demokrasi ve hukukun yanısıra ifade özgürlüğünün darbelendiği uluslararası araştırmalarla ortada.

Bu açıdan tam da Dünya Adalet Projesi’nin Türkiye’nin özellikle temel haklar, yargı denetimi ve medeni adalet alanlarındaki düşük kalmasıyla “2026 Hukukun Üstünlüğü Endeksi”nde 143 ülke arasında 117. sırada kaldığı yer aldığı; keza “2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi”nde 180 ülke arasında 163. olduğu vartada Cumhurbaşkanı’nın “basın özgürlüğü”nden dem vurması dikkat çekici.  Oysa Türkiye’de basın özgürlüğü olduğunu savunan Cumhurbaşkanı, “Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz yoktur, Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz” dese de, “tek kişilik yönetim”de medyanın büyük baskılar altında olduğu, muhalif basının susturulup el konularak “yandaşlaştırıldığı” herkesçe biliniyor.  (gazeteler, 27.10.26)

Zira iktidardakilerin övündüğü “medyada sosyolojik çeşitlilik” sadece medya kuruluşlarının isimlerinin farklılığından ibret. Basının yüzde 95’inin siyasî iktidarın güdümünde sokulduğu vetirede “tepeden tâlimat”la gazeteler aynı manşetleri atıyor, kanallar aynı haberleri sunuyor.

“FON SOYGUNU”NU SORGULAYANLAR SORGULANIYOR!

Bu açıdan, Türkiye’nin Avrupa’da televizyon kanalı sayısı itibarıyla ilk sıralarda yer aldığı, her görüşten yüzlerce televizyonun, binlerce radyonun özgürce yayın yaptığı” iddiası bütünüyle havada kalıyor.

Yalnızca muhalefetten seçilmiş belediye başkanlarına operasyonların yapılırken, iktidar partisi belediye başkanlarına dair yüzlerce “yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, irtikâp, kamu malını yandaşlara peşkeş”e her biri onlarca – yüzlerce milyarlık “suç duyurusu dosyaları”ndan bir tekinin dahi soruşturulmazken, sadece muhalif medyaya operasyonlar yapılıyor. Sindirme baskıları dijital platformlar üzerinden de sürdürülüyor, sosyal medya mecraları kapatılıyor.

Vakıa şu ki Türkiye, dünyada istatistiklerinde, sadece basın özgürlüğünde ve hukukun uygulanmasında değil, yolsuzluk endeksinde de sonda.

Ahlâkı dejenere eden, ahlâkı ve âileyi tahrip eden yayınları yapan “havuz medyası”na ilişilmezken ya da sembolik cezalarla geçiştirilirken, iktidardakilere yeterli methiyeler dizmeyen kanallara ağır para, yayın durdurma - kesme ve karartma cezaları yağdırılıyor.

Anayasanın “basın hürdür, sansür edilemez” esası çiğnenerek Sarayın propagandasını yapmayan televizyonlar peşpeşe sistematik olarak kayyım atanarak yayınları da “yandaşlaştırılıyor.” Siyasî iktidarın ağır ekonomik çöküşte son “fon vurgunu”yla çuvallayıp dibe vurduğu sosyal çürüyüşte üzerinden bir buçuk ay geçmesine rağmen Türkiye’yi en az 800 milyar dolar zarara sokan “soygun”u yapan “soyguncular listesi” hâlâ açıklanmazken, fonla ilgili haber yapan, gerçekleri ifşa eden gazeteciler hapse, ev hapsine atılıyor.

Cumhurbaşkanı, “Ne mutlu ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var” diyor; lâkin eleştiri ve araştırmalarla soran, sorgulayan gazeteciler, araştırmacılar sorgulanıp soruşturuluyor…

“FİKİR VE SÖZ HÜRRİYETİ VERİLSE…”

Özetle, toplumun haber alma hakkı engelleniyor. Kamuoyunun farklı görüşleri öğrenebilmesi ve haber kaynaklarına ulaşabilmesi; vatandaşların doğru bilgiye ulaşma, sorgulama, eleştirme hakkı ellerinden alınıyor.

“Tehditlerle, korkularla, hilelerle kamuoyunu başka bir mecrâya çevirtilerek, algı propagandasıyla millet irâdesi saptırılmak isteniyor. Devletin tüm baskı gücünü ve imkânlarını muhalefeti susturmak için seferber edilirken, basına baskıyla kayyımla kontrol altına almaya çalışılıyor. “Hürriyet-i kelâm”a kelepçe takılıyor!

Okunma Sayısı: 206
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı