"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kerâmeti kendinden menkul şeyhler…

29 Haziran 2021, Salı
Dikkat ediyorsanız, son zamanlarda, kerâmeti kendinden menkul o kadar şeyh zuhur etti ki, şaşırmamak mümkün değil. Önüne gelen şeyhliğini ilân ediyor. Veya “şeyh uçmaz, mürid uçurur “ tabiri icabı, bazı cahil insanların, “şeyh” zannederek peşine takıldığı kimseleri, mübalâğalı bir şekle sokmasıyla, o nev’i şeyhler çoğalıyor. Bir de, üstüne üstlük, o kisveyi kullanarak ahlâksız hâllerde bulunanlar var. Onlar da işin cabası.

Peki, bunların sebebi ne? Bunların sebebi, bin seneden beri İslâmiyet’in sancaktarlığını yapan aziz milletimizin süfyanizm, deccalizm girdabına girerek, bir lâhzada din cahili insanlar hâline getirilmesidir. 

Buna, meselâ, kendi yakınımdan bildiğim bir misâlle anlatalım: 1336 (1920) doğumlu, takriben iki sene evvel, yüz yaşında vefat eden rahmetli babam, henüz medrese 3. sınıfta iken (1928) harf inkılâbının yapıldığını ve bir gecede cahil bırakıldıklarını anlatırdı. Bu hâl, çoğumuzun ana, baba, dede ve ninelerinin başına da gelmiştir. Tabiî, bundan sonra fetret devrine giren büyüklerimiz, dinini, dinî malûmatlarını hep kaç-göç usûlüyle öğrenmiş, öğrenmeye çalışmıştır. Dinî boşlukta kalan millet kendilerine göre bir şeylere, bir yerlere vâsıl olmaya çalışmış. Bu vesile işinde de en şanslı insanlar, başta Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri olmak üzere, diğer hakikî mânâdaki din âlimleri ile şereflenenler olmuştur.    

Korkunun, insanın ruhuna sindiği o günlerde, “Allah” demenin yasak olduğu o zalim günlerde millet korka korka da olsa, bir şeyler öğrenmeye, birilerine intisab etmeye, irtibat sağlamaya çalışmıştır. Tekrar, rahmetli babamın anlattığı (tahminimce, 40’lı senelerin sonu veya 50’li senelerin başı olsa gerek) bir hatıra daha var. “Evlâdım, biz işte duyduk ki, Kemal Pilâvoğlu (5816 sayılı kanunun çıkmasına vesile olan zat) diye biri varmış, Ticani tarikatının şeyhiymiş, Hacı Bayram’da bulunuyormuş. Ben de arayıp buldum ve bulunduğu yere gittim. O eski Ankara evlerinden birindeydi. Kapıyı çalıp girdim ve Kemal efendiyle görüşmek istediğimi söyledim. Beni içeri aldılar. Bir merdivenle yukarı çıkılıyor, hemen merdivenin girişinde de küçük bir masa, orada birisi oturuyor. Bana sordu, ben cevab verdim. Ne için geldiğimi, ismimi, memleketimi filân soruyor. Ama bir taraftan da, elinin birini masanın altına götürüp götürüp çekiyor. Biraz dikkat ettim, oradan bir kablo yukarı çıkıyor. Neyse, sorular bitti, beni yukarı aldılar. Odaya girince, o kabloyu da merakla takip ettim, baktım şeyhin oraya kadar gidiyor, yukarıda da bir hoparlör. Kemal efendi ben girince ‘Ooo Ermenekli Mehmed efendi evlâdım, hoş geldin!’ deyince, ilkönce bir şaşırdım. Demek, veli birisi ki, ona malûm olmuş benim künyemi okudu zannettim. Ama hemen aklıma aşağıdaki adamın masanın altına elini sokup çıkarmasıyla, yukarıdaki hoparlörü düşündüm. İşi anlamıştım, aşağıdaki adam benim künyemi sordukça, aşağıdan düğmeye basıyor, yukarıya ses geliyor, Pilâvoğlu da dinleyip, keramet gösteriyor gibi yapıyordu. O zaman, onun bir sahtekâr olduğunu anladım, içim ısınmadı. Bir iki kelâmdan sonra yanından ayrıldım.”

İşte, babamın misâli gibi, millet kendine bir şeyh bulmaya çalışmış. Doğru İslâmiyet’i ve İslâmiyet’e ait doğrulukta olanları bulanlar şanslı iken, diğerleri, maalesef yanlış yollara sülûk etmişler. Bunun neticesinde de, doğruyu bulan, hem burada hem âhirette yaşadı. Yanlış bulan ise, iki âlemde de perişan oldu. Hâlbuki ”Zamanının imamını tanımadan ölen cahiliye üzere ölmüştür” hadis-i şerifine münasib olan asrın imamını bulup, ona tâbî olmak lâzımdır.

Allah, hepimizi, sırat-ı müstakim üzere, doğru yolda giden, şaşmayan, şaşırtmayan hakikî din âlimleriyle buluştursun inşâallah.

Okunma Sayısı: 1373
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Elif Yıldırım

    1.7.2021 00:04:58

    Amin

  • Hüseyin

    29.6.2021 10:22:13

    Osman kardeş gene tam isabet. Sağolasın. Üstadın, " onlar şeyh değil, şeynlerdir" dediği gibi. Hele de, koruma kanunun mimarı sahtekârın yaptığına bakın

  • Ali R. Yardimoglu

    29.6.2021 08:30:52

    1anahtar vasif: hürmetkar ama hür insan olmak

  • Omer arcok

    29.6.2021 08:30:45

    Dogru soze ne denir.zamanin alimini tanimadan vefat eden veli de olsa kabrinde cok pismanlik duyacakmis.zamanimizin aliminin ise Bediuzzaman ve onun tefsiri Risalei nur kulliyati oldugu ayan beyan ortada.Boyle bir konu islendigi icin cok tessekur ederim.sahte din tuccarlarina karsi mucadele etmek elzemdir

  • Sezai MUMCU

    29.6.2021 06:06:35

    Bir gecede Yunan'i , Rusu, Cinliyi, Japonu, Hintliyi CAHIL EDEN Binlerce SENE kullandiklari ALFABEYI BIR YASAKLAMA DÜSÜNÜN. Bu MÜMKÜN MÜ? HAYIR. Neden DESSAS INGILIZIN onlarla bir ZORU YOK! KAFIR DESSAS INGILIZ Siyasetine 45 sene muhtelif Savunma ve Müstemleke /Sömürgeler Bakanliklari ve Basbakanliklar yapmis Ewald GLADSTONE 1896 da Avam Kamarasinda elinde KUR'AN ile cikip ya biz bu Kur'ani imha edecegiz veya MÜSLÜMANLARI BUNDAN UZAKLASTIRACAGIZ. Bu GLADSTONE PLANINI dessas Ingiliz unutmuyor ve LOZANDA kendisine 1 Dünya Savasinda RUHUNU SATAN OSMANLI SUBAYLARIYLA bunu ANADOLU MÜSLÜMANLARINAKARSI YAPTIRIYOR. Kur'an ve Osmanlica Harfleri YASAKLATILIYOR ve DAHA NE NE MELANETLER yaptiriliyor ve bunlara temel prensipler ve yenilikler YAFTASI VURULUYOR. IBLISin bile AGZI ACIK KALIYOR!

  • Halil İbrahim Karahan

    29.6.2021 03:10:16

    Allah razı olsun

  • Ozan Kaya

    29.6.2021 00:22:36

    Amin. Amin. Amin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı