Milletvekillerinin seçildikleri partilerden ayrılarak başka partilere geçmesi, seçmen iradesinin zedelenmesi ve siyasetin yozlaşması olarak değerlendirilerek tepki topluyor.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iktidarı “operasyonlar” üzerinden eleştirerek Türk Dil Kurumu’na “yılın kelimesi” için öneride bulundu. Arıkan, “2026 yılı içerisinde en çok duyduğumuz kelimelerden biri ‘operasyon’ oldu. Bir suç varsa elbette operasyon yapılmalı, suçlular hukuk önünde hesap vermeli. Ancak halkın vicdanını kanatan bir soru var: Neden bu operasyonlar sadece iktidara muhalif olanların kapılarını çalıyor? Neden şafak baskınları, sabah operasyonları sadece iktidarı eleştirenlere karşı gerçekleştiriliyor?” dedi.
“Sandıktaki iradeye saygı duyulmalı”
Arıkan, Türk Dil Kurumu’na 2026’nın ikinci kelimesi olarak “transfer”i önererek, siyasette son dönemde yaşanan parti değişikliklerine dikkat çekti. “Siyasette o kadar hızlı bir transfer harekâtı var ki kim hangi partiden seçildi, bugün hangi partide, yarın hangi partide olacağını kestirmek zor” diyen Arıkan, meselenin kişilerin fikir değiştirmesinin ötesine geçtiğini söyledi. Arıkan, “İnsan elbette kanaatlerini değiştirebilir. Fakat mesele bir kişinin parti değiştirmesinden çıkıp siyasî bir yönteme dönüştüğünde oraya ‘dur’ demek mecburiyetindeyiz. Demokrasi sadece sandık kurmak değildir. Demokrasi, sandıkta ortaya çıkan iradeye saygı duyabilme cesaretidir. Hukuken mümkün olanın ahlaken her zaman mümkün olmadığını bir kez daha gördük” ifadelerini kullandı.
Enflasyon terörünü ne zaman bitireceksiniz?
Ekonomiyi de eleştiren Arıkan, “Milletin cüzdanındaki terörü siz ne zaman bitireceksiniz? Enflasyon dediniz, defalarca hedef gösterdiniz. En nihayetinde ‘2026’nın sonunda 12 olacak’ dediniz, 28 olarak güncellediniz. Soruyorum size ya; bu enflasyon terörünü bitirmek için daha ne istiyorsunuz ya? Ne kadar yetki istiyorsunuz? Ne kadar oy istiyorsunuz ki bu enflasyon terörünü bitirebilesiniz? Faiz terörü: Bütçeden 2,75 trilyon faize ödeme yapıyorsunuz. Ve bu yılın en fazla kar eden 20 kurumu içerisinde ön plana çıkan bankalar, finans kurumları. Bu faiz terörü değil de nedir? Hani ‘Nas’ diyordunuz? Hani ‘İnancımız gereği faizle mücadele edeceğiz’ diyordunuz? Bu cümleler nereye gitti? Yine seçim mi olması gerekiyor bu cümleleri Türkiye gündemine getirebilmeniz için?” dedi.
Ankara - Anka