"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet nedir?

Rafet Özcan
31 Ocak 2026, Cumartesi
Adalet; hak edene hakkını verme, kimseye haksızlık etmeme ve ölçüyü koruma hâlidir.

Sadece kanunlara uymak değil; niyetlerde, sözlerde ve davranışlarda da dengeyi gözetmektir. Adalet, güçlü olanın değil, haklı olanın yanında durmayı gerektirir. Bu yönüyle vicdanla hukukun buluştuğu yerdir.

Adalet, bir toplumun omurgasıdır. Omurga sağlam değilse beden ayakta duramaz. Toplumda adalet varsa:

Güven oluşur. İnsanlar devlete, kurumlara ve birbirine güvenir.

Huzur sağlanır. Haksızlık korkusu azalır, insanlar kendini güvende hisseder.

Birlik güçlenir. Ayrımcılık azalır, ortak aidiyet duygusu artar.

Çalışma ve üretme şevki artar. Emeğin karşılık bulacağını bilen insan gayret eder.

Güçlü zayıfı ezemez. Hak, makamdan ve paradan üstün tutulur.

Adaletin zayıfladığı yerde ise huzursuzluk başlar. İnsanlar hak aramaktan vazgeçer ya da hakkını kendi almaya kalkar. Bu da toplumda düzeni bozar.

Adalet, sadece mahkemelerde aranmaz; evde, okulda, işte ve sokakta yaşanır. Küçük adaletsizlikler görmezden gelindikçe, büyük haksızlıklar cesaret bulur.

O hâlde; adalet, teraziyi doğru tutabilme ahlâkıdır.

Elinde güç varken eğilip bükmemek, zayıfken de haktan vazgeçmemektir.

Adalet yoksa huzur da yoktur.

Okunma Sayısı: 880
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman Yıldırım

    31.01.2026 10:43:24

    Günümüz Türkiyesinde Adalet hak edene hakkını vermek değil,gücü elinde bulunduranın lütfettiği razı olmak şeklinde anlaşıldığından gücü kullanın her yaptığı şey haklı ve adaletli olarak anlaşılmaktadır. Gücü elinde bulunduran erk bir zümre ile birleşip başkalarını erdiğinde buna zulüm denmiyor, sora o birlikte olduğu gurupla anlaşamayıp ayrılarak önceden zülm ettiği guruplar birlikte olup ayrıldığı guruba yönelerek zulüm yapmaya devam ediyor. Her iki durumdada gücü elinde bulunduran erk haklı oluyor ve adalet etmiş oluyor. Oysaki her iki durumdada zülm ederek adaleti bozmuş oluyor,ama güce göre hareket edildiğinden böylesi garip bir durum söz konusu olmaktadır. Adalet güce göre değil kanun ve vicdana göre şekillenmeli,ama maalesef durum böyle değil güç kimdeyse onun yaptığı adaletli ve doğru olarak kabul gördüğünden Adalet terazisi şaşmaktadır.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı