Yeni mahallemize taşındıktan sonra, buradaki Ramazanlarımız daha değişik geçiyordu. Eski mahallemizdeki birçok şey burada yoktu. Orada evimize çok yakın olan fırından pide alabilirken, burada çok uzak yerden alabiliyorduk. Yine orada herkes birbirini tanıyor, samimî bir Ramazan geçirirken, burada millet birbirine yabancıydı. Eski Ankara evimizden geldiğimiz bu apartman hayatı her şeyiyle farklıydı yani anlayacağınız.
Artık, burada yaşça da büyümeye başladığımızdan, tek başımıza gezebiliyor, şehrin merkezine, Ulus’a da gidip gelebiliyorduk. O yıllardaki Ramazan aylarında, lokanta vs. gibi yerlerde bir farklılık olurdu. Bunların bazıları; ya bir ay boyunca iş yerini kapatır, vücudun bir senelik çalışmaların revizyon ve bakımını yaptığı bir aylık Ramazan döneminde, onlar da işyerlerini revizyon ve bakıma alır ve kapılarına, camlarına ”Ramazan dolayısıyla kapalıyız!” diye bir ilân asarak iş yerlerini kapatarak Ramazan’a hürmetlerini ifade ederlerdi. Veya en azından işlek yerlerdeki bazıları ise—hani yolculardan dolayı mecburiyetten dolayı—dükkânlarını açarsa da, camlarını ya gazete kâğıtları ile kapatır veya boyayarak bir tür kamuflajla, içerisinin görünmesine mani olurlardı, ki bu da bir nevî oruca saygının ifadesiydi. Hattâ bunu, gazino ve meyhanelerde de görmek mümkündü. Birçok gazino ve meyhane, camlarına “Ramazan dolayısıyla kapalıyız!” ibaresini yazardı. Şimdilerde bu durumları göremeyip, oruca, Ramazan’a hürmetsizleri görünce üzülüyoruz tabii.
YARIM ASIRLIK ARKADAŞIM RAMAZAN OSMAN ZENGİN