"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Her sene güz mevsiminde bir âlem vefat eder

Risale-i Nur'dan
21 Eylül 2021, Salı
Birinci Hakikat:

Usulü’d-din ve ilm-i kelâmın dâhî ulemasının ve hükema-i İslâmiyenin gördükleri ve hadsiz bürhanlarla ispat ettikleri hudus ve imkân hakikatleridir. 

Onlar demişler ki: 

“Madem âlemde ve her şeyde tagayyür ve tebeddül var, elbette fânîdir, hâdistir, kadim olamaz. Madem hâdistir, elbette onu ihdas eden bir Sâni var. Ve madem her şeyin zatında vücudî ve ademî bir sebep bulunmazsa müsavidir; elbette vacib ve ezelî olamaz. Ve madem muhal ve bâtıl olan devir ve teselsül ile birbirini icad etmek mümkün olmadığı kat’î bürhanlarla ispat edilmiş; elbette öyle bir Vacibü’l-Vücud’un mevcudiyeti lâzımdır ki, naziri mümteni, misli muhal ve bütün mâadâsı mümkün ve mâsivâsı mahlûku olacak.” 

Evet, hudus hakikati kâinatı istilâ etmiş, çoğunu göz görüyor; diğer kısmını akıl görüyor. Çünkü gözümüzün önünde her sene güz mevsiminde öyle bir âlem vefat eder ki, her birisinin hadsiz efrâdı bulunan ve her biri zîhayat bir kâinat hükmünde olan yüz bin nev’î nebatat ve küçücük hayvanat o âlem ile beraber vefat ederler. Fakat o kadar intizam ile bir vefattır ki, haşir ve neşirlerine medâr olan ve rahmet ve hikmetin mu’cizeleri, kudret ve ilmin harikaları bulunan çekirdekleri ve tohumları ve yumurtacıkları baharda yerlerinde bırakıp, defter-i a’mâllerini ve gördükleri vazifelerin programlarını onların ellerine vererek, Hafîz-i Zülcelâl’in himayesi altında hikmetine emanet eder, sonra vefat ederler. Ve bahar mevsiminde, haşr-i a’zamın yüz bin misali ve nümune ve delilleri hükmünde olarak, o vefat eden ağaçlar ve kökler ve bir kısım hayvancıklar, aynen ihya ve diriliyorlar. Ve bir kısmının dahi kendi yerlerinde emsalleri ve aynen onlara benzeyenleri icad ve ihya olunuyor. Ve geçen baharın mevcudatı, işledikleri amellerin ve vazifelerin sahifelerini ilânât gibi, neşredip, “Amel defterleri açıldığında... (Tekvir Sûresi: 10.)” âyetinin bir misalini gösteriyorlar. Hem heyet-i mecmua cihetinde, her güzde ve her baharda büyük bir âlem vefat eder ve taze bir âlem vücuda gelir. Ve o vefat ve hudus o kadar muntazam cereyan ediyor ve o vefat ve hudusta gayet intizam ve mizanla o kadar nevilerin vefiyatları ve hudusları oluyor ki, güya dünya öyle bir misafirhanedir ki, zîhayat kâinatlar ona misafir olurlar ve seyyah âlemler ve seyyar dünyalar ona gelirler, vazifelerini görürler, giderler.İşte bu dünyada böyle hayattar dünyaları ve vazifedar kâinatları kemâl-i ilim ve hikmet ve mizanla ve muvazene ve intizam ve nizamla ihdas ve icad edip, Rabbanî maksatlarda ve İlâhî gayelerde ve Rahmanî hizmetlerde kadîrâne istimal ve rahîmâne istihdam eden bir Zat-ı Zülcelâl’in vücub-u vücudu ve hadsiz kudreti ve nihayetsiz hikmeti, bilbedâhe, güneş gibi akıllara görünüyor.

Hudus mesâilini Risale-i Nur’a ve muhakkikîn-i kelâmiyenin kitaplarına havale ile o bahsi kapıyoruz.

Asâ-yı Musa, s. 144

LÛ­GAT­ÇE:

bürhan: Delil.

hâdis: Sonradan meydana gelen.

ihdas etmek: Yeni bir şey yapmak, ortaya çıkarmak.

kadim: Ezelî, öncesiz.

mâadâ: Başka, gayrı, geriye kalan.

mâsivâ: Allah’tan başka bütün varlıklar.

müsavi: Eşit.

Sâni: Her şeyi sanatlı olarak yaratan Allah.

tagayyür: Değişme, başkalaşma.

tebeddül: Başkalaşma, değişme.

usulü’d-din: İnanca dair meselelerden İslâmî esaslar çerçevesinde bahseden kelâm ilminin diğer adı.

zîhayat: Hayat sahibi.

Okunma Sayısı: 1250
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    21.9.2021 17:24:49

    "Evet, hudus hakikati kâinatı istilâ etmiş, çoğunu göz görüyor; diğer kısmını akıl görüyor." Her hakikati göz göremez. Bazısını akıl görür. Üstat gözle görülenleri mikro alemden makro aleme kadar genişçe izah etmiş. Bize de tefekkürü kalmış vesselam...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı