"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ı anlatmak için yapmamız gereken işler var

19 Ekim 2026, Pazartesi 00:30
İngiliz gazeteci, yazar ve aktivist Lauren Booth, Yeni Asya'nın soruları üzerine "(Said NursÎ'nin) Eserlerini henüz anlamış değilim. Demek ki Bediüzzaman’ı anlatmak için yapmamız gereken işler var" dedi.

RÖPORTAJ: TARIK SÖYLEMEZOĞLU
FOTOĞRAFLAR: ERHAN AKKAYA - YENİ ASYA

TAKDİM

Ekim ayı başında İstanbul'daki Bediüzzaman Sempozyumu’na katılan Lauren Booth, Filistin meselesi başta olmak üzere insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan İngiliz gazeteci, yazar ve aktivisttir. Mülakatta medya düzeni, modern çağın inanç krizi, adalet anlayışı, Risale-i Nur ve Filistin’deki son durum üzerine konuştuk.

Öncelikle kendinizi kısaca tanıtır mısınız?

Selâmün aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh. Ben Lauren. İngiliz gazeteci, yazar ve aktivistim. 17 yıl önce İslâm’ı seçtim. Allah’ın lütfuyla yedi yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Türkçe konuşup konuşmadığımı sormayın; “müşkiliye” derim, o da Arapça!

Bediüzzaman Said Nursî’yi ve Risale-i Nur Külliyatı’nı ne zaman, nasıl tanıdınız?

Said Nursî’yi, rahimehumullah, Türkiye’ye taşındıktan sonra tanımaya başladım. Onun eserlerine henüz doğrudan erişmiş değilim. Ancak özellikle tanıştığım gençlerin güzel ahlâkını, nezaketini ve yaptıkları güzel işleri fark ettim. Onlara, “Neden böylesiniz?” diye sorduğumda, Allah’ın lütfuyla böyle olduklarını ve Peygamberimizin yolunu takip etmeye çalıştıklarını söylüyorlardı. Ben de bunun ne anlama geldiğini merak etmeye başladım.

DECCALÎ VE MELEKÎ SİSTEM

Sempozyumdaki konuşmanızı dinledik. Okuyucularımız için konuşmanızı özetler misiniz?

Bismillahirrahmanirrahim. Dünkü konuşmamda, yaklaşık 80 yıldır insanlığın küresel bir medya projesinin ve reklamlar yoluyla işleyen bir kontrol düzeninin parçası hâline getirildiğini anlattım. Bize belirli mesajlar veriliyor; verilerimiz de bu düzenin işlemesine katkıda bulunacak şekilde toplanıyor. Bazıları bunun Deccalî bir sistem olduğunu söylüyor; doğrusunu Allah bilir. Ancak bunun melekî bir sistem olmadığı açık.

Ana akım medyada 20 yıl çalıştım. Bu süreçte benmerkezciliğe, yanlış bilgiye ve dezenformasyona şahit oldum. İnşallah bu düzenden çıkış yolu, dinimizi bilmekle birlikte içinde bulunduğumuz şartların ve sınırların farkına varmaktan geçiyor. Sanki camdan bir kafesin içindeyiz; bundan çıkmamız gerekiyor. Bizi kontrol edenleri memnun etmeye çalışmak yerine, İslâm’a ve Peygamber Efendimizin (asm) öğretilerine, sünnetine bağlı kalarak bağımsız düşünmeyi ve hareket etmeyi öğrenmeliyiz.

VAZİFEMİZ HAKİKATİ ULAŞTIRMAK

Bediüzzaman Said Nursî, modern çağın en derin krizinin siyasî veya ekonomik değil, iman krizi olduğunu ifade eder. Siz de bu görüşe katılıyor musunuz?

Bu gerçekten çok kapsamlı bir mesele. İnsanın saygıya lâyık bir ruh ve şahsiyet olarak görülmesinin, Allah’a kulluk eden ve bir topluluğun parçası olan insan anlayışının Batı’da gerilemesi, yaklaşık 300-400 yıl önce başladı. İngiltere’de kiliseye gitme alışkanlığının azaldığını, insanların Tanrı’dan uzaklaşmaya ve Hz. İsa’ya güvenmemeye yönlendirildiğini gördüm. Bugün İngiltere’de bazı kiliselerin bara dönüştürülmesi de beni derinden üzüyor.

Bir yolculuk sırasında Manchesterli, dövmeleri olan ve alkol kullanan bir adamla karşılaştım. Allah’ın lütfuyla onunla yumuşak bir şekilde konuşabildim. Yolculuğun sonunda Kur’ân-ı Kerîm’i kabul etti; ağlıyordu ve inerken defalarca teşekkür etti. Dışarıdan bakıldığında birinin, “İslâm hakkında konuşmak istemiyorum” demesi mümkün. Ancak bizim burada bir vazifemiz var: Hakikati ulaştırmak.

Bediüzzaman, adalet anlayışında adalet-i mahzâ ile adalet-i izâfiye arasında ayrım yapar. Bu kavramları biliyor musunuz?

Bu kavramlara aşina değilim.

Adalet-i mahzâya göre bütün dünya için bir kişinin hayatına kıyılamaz; bir kişiyle bir milyon kişi arasında bu bakımdan fark yoktur. Adalet-i izâfiye ise toplumun yararı adına bir kişinin feda edilebileceği düşüncesine dayanır. İnsan haklarının sistematik biçimde ihlal edildiği veya mülteci krizlerinin yaşandığı durumlarda, günümüz siyasetçileri bu ayrımı nasıl uygulamalı?

Bu, cevaplaması çok büyük bir soru. Bu benim uzmanlık alanımın dışında. Uluslararası hukuka inanmıyorum; çünkü bana göre uluslararası hukuk hiçbir zaman gerçekten var olmadı. Adaleti ve hakkaniyeti tesis etmek için oluşturulmuş değildi. Ben Allah Teâlâ’nın kanununa ve İlâhî adalete inanıyorum.

BEDİÜZZMAN'I ANLATMAK İÇİN YAPMAMIZ GEREKENLER VAR

Sizce Bediüzzaman Said Nursî’nin Risale-i Nur eserleri İslâm dünyasında yeterince anlaşılmış durumda mı?

Ben İstanbul’da yaşıyorum ama eserlerini henüz anlamış değilim. Demek ki Bediüzzaman’ı anlatmak için yapmamız gereken işler var. İnşallah burada, İstanbul’daki bu konferansta bulunmak ve öğrenmek benim için büyük bir fırsat.

İNŞAALLAH LİDERLERİMİZ ÜMMETİN DAVASI İÇİN CESUR DAVRANIR

Filistin’deki son durum hakkında ne söylemek istersiniz?

Müslüman ülkeler arasında birlik sağlanmadıkça ve bu birlik işgalciye karşı fiilî bir mücadeleyi de gerektirmedikçe barışın gelmeyeceğini düşünüyorum. Filistin halkı sabredecek. Barışın ne zaman geleceğini Allah bilir. İnşallah liderlerimiz ümmetin davası için cesur davranır; biz de bu uğurda cesaret gösteririz. Âmin.

Okunma Sayısı: 189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı