"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hedefimiz kitap okumayı gönüllere nakşetmek

12 Temmuz 2021, Pazartesi 02:38
“Barla Al Götür Oku-Getir Kütüphanesi” idarecisi, eğitimci Fatih Şahin, “Gençlerin ortak paydada buluşabilmesi için al-götür, oku-getir kütüphaneciliğini her dem sürdürmeye, kitap okuma sevgisini gönüllere nakşetmeye gayret edeceği” diyor.

RÖPORTAJ: RECEP BOZDAĞ
recepbozdag@yeniasya.com.tr

“Barla Al Götür Oku-Getir Kütüphanesi” 2005 yılında Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde, hizmete açıldı. Gençlere kitap okumayı sevdirmek, hayatı yeniden keşfetmelerini sağlamak, kendilerine, ailelerine, vatanına hayırlı ve faydalı bir genç olmayı hedef ittihaz etmelerini belirlemek kütüphanenin gayesini ifade ediyor. Güneşli Mahallesi, Maarifler Sokak, Ulu Cami Caddesi No: 8 Elbistan/Kahramanmaraş adresindeki kütüphane ile ilgili olarak Fatih Şahin ile konuştuk. Buyrun…

Sizi al-götür, oku-getir kütüphaneciliğine sevk eden en önemli sebep ne oldu? 

İnsanın hayatının gayesinin ne olduğunu, nereden gelip nereye gittiğini ve niçin yaratıldığını, yaradılış gayesinin ne olduğunu bire bir sorgulamak ve gençlerimize dünya hayatının bir imtihan olduğunu hatırlatmak birinci hedefimizdir. “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fani dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme” diyen Bediüzzaman Said Nursî’nin sözünü hayatımıza rehber ettik, ediyoruz. 

Kütüphanede ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz?

2005 yılından 2021 yılına kadar, on altı yıllık zaman diliminde 6 bin gencimizin hayatına dokunduk. Onların hayatında kitap okumak farkındalığını arttırmaya yardımcı olduk. Bu süreçte 97 konferans, söyleşi, panel ve imza günü düzenledik. Türkiye’nin birçok tanınmış, akademisyenini ve eğitimci-yazarını Elbistanlı gençler ile buluşturduk. Al-götür, oku-getir kütüphaneciliğini daha geniş ve kapsamlı tanıtımı için Elbistanlı Millî Eğitim Müdürlüğü ve Elbistan Kaymakamlığı ile beraber, 7’den 70’e kitap okuma kampanyası düzenledik. Bu kampanyanın akabinde en çok kitap okuyan öğrencilerimiz çeyrek altın ile ödüllendirildi.

Toplumumuz günde ortalama 5 saat tv seyrediyor, ancak 5 sayfa kitap okumuyor. Hâlbuki okuyan milletlerin gelişmesi tesadüfi değildir. Okuyan insanların kültür seviyesinin yükselmesi ve kendini geliştirmesi okumayla doğru orantılıdır. Şu husus çok önemlidir: Maddî ihtiyaçlarından daha önemli bir ihtiyaç var ki, akılların, ruhların, kalplerin ve hissiyatların doyurulmasıdır. İnsan, sadece maddeden ibaret değildir; dolayısıyla istekleri, ihtiyaçları, maddî anlamda karşılanması ile bitmez. 

Dünyayı insansız düşünemediğimiz gibi, insanı da kitapsız düşünemeyiz. Meselâ Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim, sefere giderken katırlar üzerinde kütüphanesini taşıması, Osmanlı İmparatorluğu’nun nasıl kurulduğunun, bu kadar uzun süre yaşamasının sırrını ve nasıl idare edildiğinin resmidir. Osmanlı devrinde bütün sosyal hizmetler gibi, kütüphane hizmetleri de hayır sahibi kişilerce kurulan vakıflar vasıtasıyla yürütülmekte idi. Halkın kitap ihtiyacını karşılamak için kurulmuş kütüphaneler vardı. Özellikle Fatih Sultan Mehmed ve Yavuz Sultan Selim en çok kitap okuyan Osmanlı padişahları idi. 

“Sakın cahillerden olmayın!”

Dinî anlamda okumanın önemi sizce nedir?

Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in ilk âyeti ‘ikra’: “Yaradan Rabbinin adıyla oku” âyeti “Hiç bilenlerle, bilmeyenler bir olur mu?” sözü, her inanan insanı, okumaya teşvik eden sebeplerden biri olmalıdır. Peygamberimiz (asm) “Sakın cahillerden olmayın!” diyerek, sahabelerin ilim ile meşgul olmasını istemiştir. Âlimler; peygamberin va- risleridir, buyurmuştur.

Tarihe baktığımızda 10. Asırda Endülüs’te Halife el-Hâkim’in kurduğu kütüphanede, kitap sayısı 500.000’i buluyordu. İlk insan Hz. Adem’in 10 sayfalık bir kitap ile vazifelendirilmesi, insanların kitapsız idare edilemeyeceğinin bir örneğidir. Elbistan Belediye başkanımız da bizlere kültür ve sanat alanındaki çalışmalarımızda, her zaman yanımızda yer alacağını ifade etmiştir. Bizi ziyaret ederek, gücümüze güç katan Elbistan Belediye Başkanımıza da teşekkürü bir borç bilirim. 

Sloganımız “Hayatı yeniden keşfetmek için, stressiz ve üzüntüsüz bir hayat için sevginin, dostluğun ve mükemmelliğin paylaşımı için, 7’den 70’e herkesi, Barla Al-Götür, Oku-Getir kütüphanemize bekliyoruz.” 

“Eve gittiğimde ilk işim namaz kılmak olacak”

İnsanlara ve özellikle de Yeni Asya Gazetesi okuyucularına ne demek istersiniz? 

16 yıldır, mütevazı mekânımızda, özel kütüphanecilik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Özellikle, duygulandığım bir olayı Yeni Asya Gazetesi okuyucularıyla paylaşmak istiyorum. Elbistan’da okumayı seven iki genç kızımız, kütüphanemizi ziyaret etmişlerdi. Kütüphanemize gelen her bir gencimize Risale-i Nur Külliyatı’ndan imanî eserlerden ders yapmak öncelikli hedefimizdi. Bediüzzaman Said Nursî’nin eserlerinin dellâllığını yapmak, bu eserleri tanıtmak esas gayemizdir. İki genç kızımıza yaptığımız imanî dersten sonra, okumaları için kitap takdim ettik. Bu kitaplar, bizim hayatımızı anlatıyor, diyen kızlarımız, anne ve babalarından gizli namaz kılmaya başladıklarını söylediler. Kısacası, hayatta başıboş olduğunu zanneden, umutsuz ve ümidini kaybetmiş gençlerimize manevî anlamda dokunmak, bizim bu hizmetlerimizin devam etmesinde en büyük sebep oldu. 

Ayrıca, bir konferansdan sonra, yazarımızın yanına gelen bir hanımefendi, “Ben hayatımda bir kez olsun namaz kılmamıştım, ama eve gittiğimde ilk işim namaz kılmak” dedi. Ve biz, kalbimizin gıdası, ruhumuzun âb-ı hayatı olan namazın önemi ile ilgili kitapları kendisine hediye ettik. 

Bir okuyucumuz da Barla al-götür, oku-getir kütüphanemizi manevî bir eczane olarak tabir etmişti. İki yerde ruhum huzur buluyor, ilki, kütüphanemiz, ikincisi de, kütüphanemiz yakınında olan tarihi Ulu Cami. Ve her geldiğimde, genç kızımız, imanî eserlerden okunmasını ısrarla talep ediyordu. 

En önemli faaliyetlerimizden biri de Elbistan Cezaevine 11 adet Risale-i Nur Külliyatı’nın hediye edilmesi ve cezaevinde mahkûmlara, “Yaradılışın gayesi nedir?” adlı konferansların verilmesi idi. Emin olun, al-götür, oku-getir kütüphanecilik hizmetleri, cezaevindeki mahkûmdan okuldaki öğrenciye, iş hayatındaki tüccardan madde bağımlısı bir gence kadar önemli hizmetlere vesile olmuştur. Dolayısıyla, emekli Yeni Asya okuyucusu ağabeylerimizin, kendi imkânları ölçüsünde bu eksenli hizmet faaliyetlerini başlatmaları bizi ziyadesiyle memnun eder. 

TRT’de kütüphanemizi anlattık

Medyada hizmetlerinize yer veriyor mu? 

Ulusal medyada, TRT 2’de Anadolu’dan Haberler programında al-götür, oku-getir kütüphaneciliği ile ilgili çekim yapıldı ve 15 dakika yayınlandı. Bu haber, bizleri onurlandırdı. TRT’de bu projemizin toplumun maddî ve manevî anlamda kurtulması için gerekli bir proje olduğunu anlatmak ve bu projemizi dillendirmek bizleri mutlu etti. Hatta spikerin, “Buradaki kazanç, bu müessesenin yaşaması için yeterli mi?” sorusuna, “Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası, ihyayı din ile olur, bu milletin ihyası” sözünü söyleyen, Bediüzzaman’ın maddî kazançtan ziyade, manevî kazanca verdiği önemini belirttik. Ve Bediüzzaman’ın Van’da kurmak istediği ‘Medresetüzzehra’ projesini anlattık. Ve Bediüzzaman’ın “Vicdanın ziyası, ulum-u diniyedir. Aklın nuru fünun-u medeniyedir. Her ikisinin imtizacıyla, hakikat tecelli eder” sözünü özellikle ifade ettik. Günümüzde de fen ilimleri ile din ilimlerinin birlikte okutulmasının öneminden ve lüzumundan bahsettik. 

Kitap okuma sevgisini gönüllere nakşetmeye gayret edeceğiz

Bediüzzaman’ın sizi en çok etkileyen sözü nedir?

Şunu samimiyetle ifade ediyorum; Bediüzzaman’ın Nur Talebeleri hakkında, “inayet altındayız” cümlesi ve Risale-i Nur okumanın, dünyevî ve uhrevî faydalarını ifade ederken, birincisi, dünya işlerindeki muvaffakiyet ve kabre imanla girme mevzusu çok önemlidir. Bendeniz Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği mezunuyum. Sadece al-götür, oku-getir kütüphaneciliği yapıyorum. Üstadımın, Nurlar’la meşguliyetin, kalpte ferahlık, maişette suhulet ve dünya işlerindeki muvaffakiyet sonuçlarını birebir yaşıyorum. Ve en önemlisi, insanın manevî hayatına dokunmak ve imanının inkişafına vesile olmak, hayattaki en büyük kazancımız ve sermayemiz olduğuna inandım. Ve gençlerin, en büyük ihtiyacının manevî lâtifelerinin ve duygularının doyurulması gerektiğine dair bir kanaat oluştu. Bu hizmetlerdeki feyiz ve bereket hem manevî hem de maddî âlemimizde mihenk taşı olduğunu çok defalar tecrübe ettim. 

Netice olarak, gençlerin ortak paydada buluşabilmesi için al-götür, oku-getir kütüphaneciliğini her dem sürdürmeye, kitap okuma sevgisini gönüllere nakşetmeye gayret edeceğiz. Ve gönüllü olarak, hasbi olarak, sadece ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak için, bu gönüllü hizmeti devam ettirmeye çalışacağız. Bütün Yeni Asya okuyucusu ağabey ve kardeşlerimizi kütüphanemize bekliyoruz. 

Okunma Sayısı: 1286
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı