"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Meşveret kararlarına tâbi olmak

Rüstem GARZANLI
12 Ekim 2019, Cumartesi 00:06
Meşveret anlam itibariyle bir konu hakkında ehil olanlarla görüşüp, bir karara varmaktır.

Kur’ân ve sünnetin ivedilikle tavsiye ettiği müstahsen bir İslâm âdetidir.

Meşveretin önemi âyette şöyle işaret edilmiştir.

“Onların aralarındaki işleri istişare iledir.” (Şûr’â, 38)

Keza ‘İşlerinde onlarla istişare et’ (Al-i İmran, 159)

Risale-i Nur’da Münâzarât, Sünûhat, Divan-ı Harb-i Örfi, Hutbe-i Şamiye gibi içtimaî mes’elelerin işlendiği risalelerde meşveret ve meşrûtiyet hakkında da önemli hususlar görünüyor. Risale-i Nurlar şahıslar arasındaki istişare ile birlikte toplumsal meşvereti de sunmaktadır.

“Cumhuriyet ki, (Haşiye) adalet ve meşveret ve kanunda inhisar-ı kuvvetten ibarettir. Kuvvet kanunda olmalı. Yoksa, istibdat tevzi olunmuş olur.”

Peygamber Efendimiz (asm) vahiy olmayan bütün mes’elelerde Sahabe-i Kiram ile istişare etmiştir. Görüşüne aykırı olsa da çoğunluğa uymuştur. Meselâ, Uhud Savaşı gibi…

Hulefa-i Raşidin istişareyi sosyal hayata geçirmede birer örnek olmuşlar. Sahabeler kendi aralarında birer müşavere heyetini oluşturmuşlardır.

Hazreti Ebu Hüreyre’den şöyle nakledilmiş: “Ben arkadaşları ile Resulullah’tan (asm) daha çok istişare eden birini görmedim.” der. (Tirmizi, 35)

Efendimiz Muhammed (asm) “Müşavere edilen emindir.” buyurmuş.

Meşveretin esası daima müsbet mes’eleleri nazara vererek şûrâya katkı sunmaktır. Mes’eleler müzakere edilirken istikbale yönelik adımlar atılmalıdır. 

Bediüzzaman Hazretleri diyor ki: “Kardeşlerim bizler çok büyük bir dâvâyı yüklenmişiz, sırtımızda büyük bir mes’uliyet var. Elbette büyük bir taş kaldıran 20-30 adamdan bir-ikisi bu hengâmda birbirinin ayağını çiğneyebilir.

Niçin benim ayaklarımı çiğnedin? diye ellerini taştan gevşetmek kâr-ı akıl değildir.” 

Bu ulvî hisler kalplerimizi doldurursa, o zaman Rabb-ı Rahim merhamet eder, O’nun (cc) rahmeti Cemaat üzerine nazır olur. 

Hülâsa: Meşveret kararlarına tabi olmak şarttır. Zira ekser ulema meşveretin vacip olduğunu beyan etmişler. Meşveret heyeti cemaatin Şahs-ı manevîsini temsil eden bir heyettir. Heyetten çıkan kararlar birer emir telâkkî edilir. Herkes bu karara uymakla yükümlü olur.

HAŞİYE: O zaman Meşrûtiyet; şimdi o kelime yerine Cumhuriyet konulmuş.

Okunma Sayısı: 1109
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı