"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şahıslar değil, hakikatler konuşmalı

Rüstem GARZANLI
10 Eylül 2026, Perşembe
Hepimizin hayatını yakından ilgilendiren bir mesele üzerinde durmak istiyorum: İnsanlar neden birbirinden uzaklaşıyor? Neden aynı davaya hizmet eden insanlar bile zaman zaman birbirlerini kırıyor?

Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri, Risale-i Nur’da Mesnevî-i Nuriye’de (Zeylü’l –Habbe ve Hubab), Mektubat ve Lem’alar’da, bilhassa Otuzuncu Söz, Birinci Maksad içinde önemli sebeplerinden birinin enaniyet, yani “ben” duygusu olduğunu anlatır.

İnsan “Ben haklıyım, benim fikrim doğrudur” demeye başladığı zaman, kardeşlik zedelenmeye başlar. Hâlbuki Kur’ân’ın hizmetinde esas olan şahıs değil, hakikattir; şahsî menfaat değil, rıza-yı İlâhîdir. Risale-i Nur’un en önemli derslerinden biri de şahs-ı manevî anlayışıdır.

Yani güzel bir hizmet, sadece bir kişinin şahsıyla değil; birbirini tamamlayan insanların meydana getirdiği ortak bir ruhla yürür. Bu sebeple bir cemaat veya topluluk içerisinde bir kişinin hatası, bütün topluluğa mal edilemez.

Bugün bu ölçüye gerçekten çok ihtiyacımız var. Bir insanın yanlışını görürsek, “Bütün cemaat böyledir” demek adalet değildir. Bir ferdin hatası üzerinden milyonlarca insanı mahkûm etmek, İslâm’ın adalet anlayışıyla bağdaşmaz.

Aynı şekilde, kendi grubumuzu överken başkasını küçümsemek de doğru değildir. Çünkü hakikatin sahibi biz değiliz. Biz hakikate muhtacız.                                                                                             

Bugün sosyal medyada insanlar birbirlerini çok kolay itham ediyor. Bir cümle, bir video, bir paylaşım üzerinden insanlar hakkında kesin hükümler veriliyor. Oysa Kur’ân bize hüsn-ü zan, adalet ve kardeşlik ölçülerini öğretiyor.

Bediüzzaman Hazretlerinin uhuvvet ve ihlas derslerinde verdiği mesaj şudur: “Kardeşlerinizin meziyetlerini şahıslarınızda ve faziletlerini kendinizde tasavvur edip, onların şerefleriyle şakirane iftihar etmektir.” Bundan şunu anlıyoruz. Bir başkasının başarısı bizi rahatsız etmemeli.

Çünkü biz aynı hakikate hizmet ediyorsak, onun başarısı aslında bizim de sevincimizdir. Burada çok önemli bir nokta var: İhlas, hizmeti şahıslardan kurtarıp Allah’ın rızasına bağlamaktır.

Eğer yaptığımız hizmette “Ben görüneceğim, benim sözüm dinlenecek, benim grubum kazanacak” düşüncesi ağır basarsa, ihlas yara alır.

Ama “Yeter ki hakikat kazansın, yeter ki imanlar kurtulsun, yeter ki insanlar Allah’ı tanısın” diyebilirsek, o zaman gerçek kardeşliğin kapısını açmış oluruz. Bugün toplumumuzun en büyük ihtiyaçlarından biri daha fazla tartışmak değil; daha fazla birbirimizi anlamaktır. Farklı düşünebiliriz. Farklı hizmet metotlarımız olabilir. Ama ortak değerlerimiz varsa, ortak bir kıblemiz, ortak bir kitabımız ve ortak bir Peygamberimiz (asm) varsa; farklılıklarımızı düşmanlığa dönüştürmemeliyiz.                                                                                               

Hülâsa: Şahıslar geçicidir, hizmetler devam eder. İnsanlar hata edebilir. Cemaatler içerisinde de yanlış yapan insanlar bulunabilir. Fakat bir kişinin hatası, bir topluluğun tamamını mahkûm etmeye sebep olmamalıdır.

Bizim ölçümüz şahıslar değil, Kur’ân ve sünnetin ortaya koyduğu adalet ve ahlak ölçüleridir. Öyleyse bugün kendimize şu soruyu soralım: “Ben hakikatin hizmetkârı mıyım, yoksa kendi fikrimin ve kendi grubumun taraftarı mıyım?”

Çünkü Risale-i Nur’un bize öğrettiği en büyük hakikatlerden biri şudur: Bizler şahıslar için değil, Allah’ın rızası için hizmet ediyoruz.

Rabbim bizleri enaniyetin tuzağından, kardeşliği bozan fitnelerden muhafaza etsin. Kalplerimizi birleştirsin, hizmetlerimizi ihlaslı kılsın ve bizlere birbirimizin kusurunu araştırmak yerine birbirimizin güzel taraflarını görmeyi nasip etsin. Amin.

Okunma Sayısı: 1984
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    10.09.2026 15:09:44

    Ben'i biz yapabilme mücadelesidir ihlâs. Ne zaman ki şahıs yerine şahs-ı maneviye'yi hakkıyla demek ve yaşamak için nefsimizi ikna edersek o zaman rıza-i İlâhî yolunda oldukça mesafe almış olacağız. Bu hale geldiğimizde kırgınlık, küslük, tenkit gibi menfi hadiseler bariyer olamayacak. Belki de bu aşamaya gelmek için en az 15 günde bir ihlâs risalesinin okumamız gerekiyor. Hayati bir mesele bu mevzu. Allah razı olsun Rüstem ağabeyim. Kaleminize kuvvet...

  • Said Yüksekdağ

    10.09.2026 14:15:30

    Önemli bir mesele Allah razı olsun

  • Enes

    10.09.2026 11:08:14

    Allah razı olsun

  • Celal can

    10.09.2026 02:30:13

    Allah razı olsun.

  • S.topuz

    10.09.2026 02:15:37

    وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلًا (Benim Âyetlerimi az bir Dünya menfaati karşılığında değiştirmeyin! Bakara Sûresi 41) âyetindeki şiddetli tehdid-kârane nehy-i İlahîye mazhar olup, saadet-i ebediye zararı-na manasız, lüzumsuz, zararlı, kederli, hodfüruşane, sakîl, riyakârane bazı hissiyat-ı süfliye ve menafi'-i cüz'iyenin hatırı için ihlası kırmakla; hem bu hizmetteki umum kardeşle rimizin hukukuna tecavüz, hem hizmet-i Kur'aniyenin hizmetine taarruz, hem haka-ik-i imaniyenin kudsiyetine hürmetsizlik etmiş oluruz.}... Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur Külliyatı, Lemalar (Sözler N.) - 165 🤔🙌🌹🤲🌹☝️🌙🕋😭😭😭🕊🕊🕊⚖🌍🇪🇺🕋😭🇮🇷😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸😭🇵🇸

  • S.topuz

    10.09.2026 02:08:46

    {Ve madem bu müdhişzaman da ve dehşetlidüşmanlarmuka bilinde ve şiddetli tazyikat kar-şısında ve savletli bid'a lar,da-laletler içerisinde bizler gayet az ve zaîf ve fakir ve kuvvetsiz olduğumuz halde,gayetağır ve büyük ve umumî ve kudsî bir vazife-i imaniye ve hizmet-i Kur'aniye omuzu-muza ihsan-ı İlahîtarafındankonulmuş;elbet te herkesten ziyade bütün kuv vetimizle ihlası kazanmaya mecbur ve mükellefiz ve ihla-sın sırrını kendimizde yerleştir mek için gayet derecede muh-tacız.Yoksahem şimdiyekadar kazandığımız hizmet-i kudsiye kısmenzayi' olur,devametmez; hem şiddetli mes'ul oluruz. وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلًاâyetinde ki şiddetli tehdidkârane nehy-i İlahîye mazhar olup,saadet-i e bediyezararınamanasız,lüzum suz,zararlı,kederli,hodfüruşane, sakîl,riyakârane bazı hissiya t-ı süfliye ve menafi'-i cüz'iye nin hatırı için ihlası kırmakla; hem bu hizmetteki umum kar deşlerimizinhukukunatecavüz,hem hizmet-i Kur'aniyenin hiz metine taarruz,hem hakaik-i

  • S.topuz

    10.09.2026 01:45:54

    {Bu Lem'a lâekal her ONBEŞ GÜNDE birdefa okunmalı. بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ وَلَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا وَتَذْهَبَ ر۪يحُكُمْ ٭ وَ قُومُوا لِلّٰهِ قَانِت۪ينَ ٭ قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّٰيهَا ٭ وَ قَدْ خَابَ مَنْ دَسّٰيهَا ٭ وَلَا تَشْتَرُوا بِاٰيَات۪ى ثَمَنًا قَل۪يلًا Ey âhiret kardeşlerim ve ey hizmet-i Kur'aniyede arkadaşlarım!Bilir siniz ve biliniz:Bu dünyada,hu-susan uhrevî hizmetlerde en mühim bir esas,en büyük bir kuvvet,en makbul bir şefaatçi, en metin bir nokta-i istinad, en kısa bir tarîk-ı hakikat,en mak-bul bir dua-yı manevî,en kera-metli bir vesile-i makasıd,en yüksek bir haslet,en safi bir u-budiyet:İhlastır.Madem ihlas-ta mezkûr hâssalar gibi çok nurlar var ve çok kuvvetler var.. ve madem bu müdhiş za-manda ve dehşetli düşmanlar mukabilinde ve şiddetli tazyi-kat karşısında ve savletli bid'-alar,dalaletler içerisinde bizler gayetaz ve zaîf ve fakir ve kuv vetsiz olduğumuz halde,gayet ağır vebüyük veumumîve kud-sî bir vazife-i imaniye ve hiz-met-iKur'aniye}.RN

  • Mehmet Şerif akay

    10.09.2026 01:10:53

    Amin amin ecmain teşekkür ederim sayın Rüstem Garzanli abim Allah razı y

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı