Türkiye’yi idare edenler çeşitli hesaplar yapıyorlar ve sonradan bu hesapların tutmadığı ortaya çıkıyor. Buna rağmen “tutmayan hesap”lardan dolayı bir sorumluluk üstlenmiyor ve yeniden “ya tutarsa” misali hesaplar yapıp millete müjde vermenin peşine düşüyorlar.
Tutmayan hesapların başında enflasyon hesabı geliyor. Hemen her konuşmalarında “Yakında tek haneli enflasyon hedefine ulaşacağız” diyorlar, ama bu hedef bir türlü gerçekleşmiyor. Esasında bu hedeflerin tutmayacağını onlar da biliyor, buna rağmen tutamayacakları vaadleri sıralamaktan geri durmuyorlar.
İktidarın tutmayan hesaplarıyla ilgili yapılan bir değerlendirmeye şöyle denilmiş: “Kuzeyimizde ve Orta Doğu’da iki savaş sürüyor. Rusya-Ukrayna savaşıyor: Rusya’da enflasyon yüzde 6 Ukrayna’da enflasyon yüzde 7,7. Nasıl oluyor da savaştan etkilenen Türkiye’de enflasyon yüzde 31,51 oluyor? Savaşan iki tarafın enflasyonunu toplasanız, bizdeki enflasyonun yarısı etmiyor.”
Yeni açıklanan
Orta Vadeli Program (OVP) da “tutmayacak hesaplar”a misal olacak gibi görünüyor. Muhalefet, ekonomistler ve meslek kuruluşları haklı olarak programın Türkiye’nin temel ekonomik meselelerine çözüm üretmediğini ve hedeflerin de gerçekçi olmadığını söylüyorlar.
Çalışma hayatı uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik, önceki üç Orta Vadeli Program’da (OVP) yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) hedefinin yeni programda bulunmadığına dikkat çekmiş. Çelik, TES’in kamuoyunda sebep olduğu tepkinin ardından programdan çıkarıldığını ve bunun seçim hazırlığı olduğunu söylemiş. Enflasyon hedeflerinin de geçmiş OVP’lerde sürekli revize edildiğini hatırlatan Çelik, 2026 için daha önce yüzde 8,5 olarak öngörülen enflasyonun yüzde 28,4’e yükseltildiğini, 2027 hedefinin ise yüzde 7’den yüzde 21’e çıkarıldığını nazarlara sunmuş.
İktisatçı İnan Mutlu da gıda, enerji ve barınma krizleri ile işsizliğe ilişkin elle tutulur politikaların programda yer almadığını söylemiş. Peki, haksız mı?
İktisatçı Mustafa Sönmez ise, OVP’nin yabancı yatırımcılara yönelik bir “niyet mektubu” olarak görülebileceğine dikkat çekmiş. Geçmiş OVP’lerde açıklanan hedeflerin büyük ölçüde tutturulamadığını söyleyen Sönmez, yeni programın da kendi içinde çelişkiler barındırdığını ve ekonomik aktörler tarafından ciddiye alınmasının zor olduğunu ifade etmiş.
Orta Vadeli Program’ın (OVP) bütün hedefleri tutmuş olsa ve sadece enflasyon hedefi tutmamış olsa bile tek başına tepki hak etmez mi? Düşünün ki, 2026 için daha önce yüzde 8,5 olarak öngörülen enflasyon hedefi 28,4’e yükseltilmiş. Ayrıca yine 2027 için önceden belirlenen enflasyon hedefi yüzde 7’den yüzde 21’e çıkmışsa ortada tutturulabilmiş bir hedeften ve başarılı bir ekonomi yönetiminden bahsedilebilir mi?
O halde tekrar soralım: Tutmayan hesap ve hedefleri sorumluları kim?