"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aile içi -mutlu eden- sorular

Sebahattin YAŞAR
26 Ağustos 2019, Pazartesi
Eşiyle çocuklarıyla insanın konuşabilmesi ne güzel.

Böylece sıkıntı azalıyor, neşe katlanıyor. Sıkıntı, yalnıza ağır geliyor.

Bir akşam, ev ahalisiyle, küçük kızımın teklifiyle özel bir oturum yaptık.  Oturum şöyle oldu; ailedeki bütün fertler birbirine üç soru soracak. Her türlü soru serbest. Tam bir tatlılık içerisinde bir gerilim de başladı. Kim, kime, ne soracak, merak başladı. Süreç, çocuklardan en küçük, en büyüğe sorarak başladı. Sonra diğerleriyle devam etti. Sorular da heyecan verici, cevaplar da; itiraflar, özürler, memnuniyetler, şikâyetler hepsi var… Ortam hareketli.

Güzel olan ortamda iyi niyet var; anne, baba-evlât sıcaklığı, tatlılığı var.

Sorular, kaliteli ve derinlikli; cevaplar samimî. Alınan cevaplar yüze memnuniyet olarak yansıyor. Her soru yeni ufukları zorluyor, cevaplar da. 

Sıra bana gelmişti. Evlâtlarım ve eşimin soruları karşısında bu kadar zorlanacağımı hiç düşünmemiştim. Şükür ki, alnımızın akıyla çıktık.

Oturumda ufak yollu gerilimler, savunmalar, hücumlar olmadı değil. Ama genel itibariyle itirafların, neşeli muhasebelerin olduğu herkes için istifadeli bir iki saat geçmiş. Böyle serbest ortamlarda, normalde söylenemeyen pek çok şey daha rahat söyleniyor. Tanıyor olduğunuzu düşündüğünüz evlâdınızın, anne babanızın farklı yönleriyle karşılaşıyorsunuz. Güzel olan da bu.

‘Neler soruldu?’ merakı gidermek için, küçük kızımın bir sorusunu paylaşayım: ‘Baba, kızımdan bir hayat boyu şöyle bir beklentim var dediğin bir şey var mı?’. Ben de pası kaçırmadım, bir vasiyet gibi beklentilerimi sıraladım.

Benim eşime, eşimin bana karşı soru ve cevapları, geçen evlilik yıllarımız hakkında bizi mutlu etti. Geliştirmemiz gereken yönler yok değil tabi. 

Bir küçük aile içi uygulama, bizi mutlu etti. Mazhar olduğumuz nimetleri ve şükür borcumuzu hatırladık.

Birbirimize sevgi - saygı; Rabbimize başta namaz ve ibadetler olmak üzere kulluğumuz, günlük okumalar, bizi maddî ve manevî muhafaza edecek, şahs-ı maneviye sımsıkı sarılmak olan ailece kırmızıçizgimizi tazeledik. Binler şükür.

Okunma Sayısı: 1601
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    26.8.2019 16:03:04

    Sabahattin hocam, evde meclisi mebusan kurmuşsunuz.Evvela bu bir medeni cesaret ve öz güven meselesi.Eş ve çocuklarla demokratik bir zeminde serbestçe soru sorma ve cevap verme kolay değil.Eşlerin rolleri ayrı,çocukların ayrı.Bunlar içlerinde çeşitli fikir ve düşünceleri taşıyor.Çok aykırı,riskli sorular soruşabilir! Yara yapmadan,yanlış istifhamları uyandırmadan,zihinleri bulandırmadan cevap vermek gerekiyor.Bu da maharet ister,marifet ister,donanım ve birikim ister.Yazıdan anladığım kadarıyla bazı gerginlikler yaşamanıza rağmen aile içi oturumu, müzakereleri başarıyla bitirmişsiniz.Aile içinde, fikir hürriyeti çerçevesinde bu müzakereler,fikir alışverişleri,bu anlayış yerleşip kökleşirse ve bürün ailelerde bu tahakkuk ederse,memleketin idaresinde bu yansır ve böylece demokratik ve hür düşünce hakim olur.Memleketin bütün sorunları bu anlayışla kolay halledilir.Tebrik ediyorum.Çok önemli bir başlangıç.

  • Oğuz Yiğiter

    26.8.2019 10:14:04

    Hocam, şu kasvetli sosyal havada, toplumun çekirdeği olan aile hayatının, ferd için nasıl onun hususi cenneti olur'un güzel, müşahhas bir modellemesini sunuşunuz, çok değerliydi. Tebrikler dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı