"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Benim niyetim bu değildi

Sebahattin YAŞAR
31 Ağustos 2025, Pazar
İçimde karşılığı olan ve “yaz,” “yaz” diye dürtüp duran bir duygu durumumu yazıp, ondan kurtulmak, o yükü indirmek için geçiyorum bilgisayarın başına, bir heyecanla yazmaya başlıyorum.

Yazıyorum, yazıyorum, yazıyorum… Tam “ohh,” kurtuldum diyecekken birden beklemediğim bir taraftan tokat şaklatır gibi bir darbe geliyor ve yazıya oradan tekrar giriyorum. O da ne! Oradan da başka cepheler açılıyor. Derken, içinden çıkılmaz bir hale geliyor yazı. Bir dert varken, ondan kurtulmak için oturmuşken yazı makinesinin başına şimdi başka başka dertlerin içinde buluyorum kendimi. Gel de çık işin içinden çıkabilirsen. 

Okurlar yazı yazmayı kolay zannederler. Onun için zaman zaman “Hocam şu konuda bir yazı yazıversen” derler. Tabiî onlar nereden bilsin bir yazının doğum sancısını. Bir de ilginçtir bir yazı konusu sana misafir oluyor, ister istemez günlerce, aylarca taşıyorsun onu zihninde. Gün içinde o konuyu çağrıştıran her unsur, hemen seni o konuya bağlıyor. Böylece defalarca zihin gündemine gelir gider, gelir gider yazılar...

Bir de haydi yazdın diyelim. Bitti diyorsun. Tam dosyayı kapatacakken, “Yok, yok şurası olmadı, şu da o konuyu açan bir örnek, yoksa yazı eksin olur” diyen müfettişler türer içinde. Gel de uğraş zihne tık tık vurup duran bu vicdan azapcılarıyla. Yapacak bir şey yok. İster istemez başlıyoruz tadilata. Emin olun iki, üç yazı yazacak kadar zaman ve yazı unsurları uçuşup durur etrafında. Henüz tamamlanmamış binanın sağındaki solundaki inşaat döküntüleri gibi bir dağınıklığın içinde bulursun kendini. Hay Allah bu dağınıklıktan bir düzen çıkar mı diye düşünürken, tabiî üstün başın toz, toprak içinde kalır ve yavaş yavaş kendini göstermeye başlar muhteşem yapı. Bu sefer mutlu olursun, ohh dersin, değdi emeğe dersin. Ama hakikaten kolay olmuyor bu. Hele bir de dergiye makale yazıyorsan bir altı aylık çalışmayı göze alman gerekiyor. Yapacak bir şey yok. Bu işin de kuralı bu işte.

Sonra ilginç olan da, bu yazının başlangıçtaki başlığı bu değildi. Yazı, seni alıp başka başka dünyalara taşımış. Hiç gündeminde olmayan şeyler girmiş yazıya. Belki üç, dört, beş kez başlık değişmiştir. Bir konuyu gündeme getirmek için girdiğin süreç dört, beş farklı konuyu gündeme getirmeye vesile olmuştur.

Neden böyle oldu? Neden bunları yazdım? Neden o yazdıklarımı çıkardım? Bu örnekler de nereden geldi? Her yazının harfleri, kelimeleri, cümleleri birer rızık mıdır yazara, okura? Yazı, bir kader midir? Yayınlanmışsa kaza mı olmuştur? Dualar yazıları, kaderi değiştirir mi? Bunları düşünürken, bir yazının daha sonuna geldiğini görüyorsun. İşte bir kader daha. Dua edin, güzel olsun yazılar. Çünkü siz de okuyucu olarak bu kaderin, kazanın bir parçası oldunuz.

Okunma Sayısı: 626
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    31.8.2025 14:14:58

    Harika bir makale. Yazı yazan bir insanın iç dünyası anlatılmış. Eminim her yazan kişi bu acıları çekiyor ve çekmeye de devam edecek. Bu dert gibi görünse de aslında bir lütuf. Bir mevzuyu nazara vermek isterken çok sayıda hayırlı kapılar açılıyor. Bu hayırlı kapıların açılması için her türlü meşakkete değer doğrusu. Kıymetli hocam iç dünyamızı ele veren bu yazınız için çok çok teşekkür ederiz. Allah razı olsun. Bu makaleniz benim gibi çoklarını şevke getirecektir inşaAllah. Baki selamlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı