"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Beni senden soracaklar!

Sebahattin YAŞAR
11 Temmuz 2020, Cumartesi 00:22
Beni ‘sen’den soracaklar, seni ‘ben’den soracaklar, beni ‘ben’den soracaklar, seni ‘sen’den soracaklar; seni yastığından, beni niyetlerimden, seni attığın adımlardan, beni bütün bakışlarımdan, bizi dokunduğumuz varlıklardan, dokunmadıklarımızdan, üzerine oturduğumuz taştan, sandalyeden, koltuktan, yattığımız yataktan, bindiğimiz araçtan, gitmediğimiz akrabadan, evimizin köşesindeki çiçekten, odada yanıp duran lambadan, giymediğimiz gömlekten, içtiğimiz sudan, attığımız ekmekten soracaklar…

Soracaklar da soracaklar.

Her andan, her günden, her aydan, yıldan soracaklar. Kayıt be kayıt her şey dökülecek meydana. Elimizi dilimizden, dilimizi elimizden; bedenimizi ayaklarımızdan, başımızı bedenimizden; hasılı, her azamızı her azamızdan soracaklar. Zerre miskal ne varsa çıkacak ortaya. Teşhir edilecek âleme. Telefon detaylı görüşme dökümü gibi, her şey saniye saniye ortada. Kimse, ‘hayır’, ‘olmadı’, ‘yapmadım’, ‘yemedim’, ‘içmedim’, ‘söylemedim’, ‘su-i zan etmedim’, ‘hayal etmedim’, ‘gıybet etmedim’, ‘iftira etmedim’, ‘dinlemedim’, ‘duymadım’, ‘görmedim’… diyemeyecek.

Her azanın kaydı işleyecek anbean. Kaçacak yer olmayacak. Kayıtlarda silinme olmayacak. ‘Sus!’ diyemeyecek kimse kimseye. O an yüzün kızarması bir anlam ifade etmeyecek. Pişmanlık bir anlam ihtiva etmeyecek. Aman Allah’ım!

En çok hukukumuz olanlardan ‘biz’ sorulacağız. Eşimize, ‘Nasıl bilirsin?’ denilecek. Ve o da, üzerinde hiçbir söz, kaş, göz, mimik baskısı hissetmeden cevap verecek. Razı olup olmadığını söyleyecek. Anne babamız, sonra çocuklar, iş arkadaşlarımız hepsi konuşacak. O ana kadar hukukumuzun geçtiği kim varsa, bizi onlardan soracaklar. Mahalle bakkalımız, berberimiz, kasabımız, bizi hep o hatta taşıyan minibüs kaptanımız, sokak başındaki karpuz satıcısı, zaman zaman evimize paket getiren kargocu, ara ara evimize uğrayan servis görevlileri hepsine biz sorulacağız. Seni nasıl karşılardı, selâm verir miydi, tebessüm eder miydi, hal hatır sorar mıydı, razı mısın bu insandan denilecek? Aman Allah’ım!

Nasıl gidiyor olduğumuz, nereye gidiyor olduğumuzu gösteriyor. Cennetimiz veya Cehennemimiz, hukukumuz geçen insanların, varlıkların bizden razı olup olmamasından anlaşılıyor. Vicdanı susturmasak gerçekler görünüyor. Toz kondurmadığımız nefsimiz ölümü bize uzak gösteriyor. İş işten geçmeden, sorguların bir rüya olduğunu temenni edelim. Bu andan tezi yok, tövbe istiğfar ile yeni bir sayfa açalım hayatımıza. Gerçekten helâlleşelim her şeyle. Çok geç olmadan…

Okunma Sayısı: 1253
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    11.7.2020 17:44:58

    2) Kimin bizde bi hakkı varsa,o hak bizden alınıp haklıya verilmedikçe de,cennet yüzü göremeyeceğiz.Malûm cennete girmeden önce de hesap var,cehenneme girmeden önce de.Dolayısıyla;o azim ve zorlu güne iyi hazırlanmalı insanoğlu.Çünkü kaçacak yerimiz olmayacak.Bahanemiz de olmayacak asla.Âzâlarımız şahitlik edecek,her yaptığımıza.Kilitlenecek bedenimiz,şifrelenecek beynimiz adeta.Evet hesap günü var,asla inkâr edilemez.Adı üstünde hesap günü,vereceğiz tek tek herşeyin hesabını.Kazanmak istiyorsak eğer,bu dünyada kimsenin hakkını yemeyecek ve canlı olan hiç kimseye,bilerek veya isteyerek zarar vermeyeceğiz.Aklımızı başımıza alacağız.Helâlleşmemiz gereken kimse kalmayacak.Finale ciddi hazırlanacağız ve Rabbimizin huzuruna alnı ak insanlar olarak çıkacağız.Aksi takdirde,alevlerin arasında yanmaya rıza göstermiş olacağız;Neûzu Billâh...

  • Abdulkadir

    11.7.2020 17:44:46

    1) Hesaba çekilmeden önce,kendini hesaba çek buyruluyor.Herşeyin bir hesabı olacak elbette.Hem de tek tek.Bize verilen her nimetin hesabı görülecek.Bir damla verilmişse onun;deniz verilmişse eğer,onun hesabı sorulacak hepimizden.Evimizde pişen aşın,içtiğimiz suyun,oturduğumuz evin,bindiğimiz arabanın,gittiğimiz tatilin,gördüğümüz her güzelliğin;mutlaka ama mutlaka hesabını vereceğiz.

  • Mustafa Gönüllü

    11.7.2020 14:04:05

    Biz'i biz yapan aslında etrafımızdaki insanlar olduğu, etrafımızdakiler olmasa biz hakiki biz olamayacağımızı, nefsimizin elinde yalnız kalacağımızı fark edersek eğer insan insan oluyor. Allah'a hakiki kul olmanın çevremdeki insanların üzerimizdeki haklarını teslim etmekten geçtiğini bildiğimizde gurur ve enaniyetten sıyrılıyor ve belki de çevremizde küçük bir şahs-ı manevi oluşturuyoruz. İnsan, bu küçük şahs-ı maneviler ile büyük şahs-ı maneviye bağlanıyor. Büyük daireden önce küçük dairelerin haklarını teslim etmek gerekiyor. Allah razı olsun.

  • Ali R. Yardimoglu

    11.7.2020 11:33:44

    "...., artik sen bilirsin!!.." S. N., Bz.

  • Yahya Evrin

    11.7.2020 02:26:47

    Tovbesi kabul,imtihanı başarı ile geçip, Hz Peygamberin sefaatine mazhar oluruz inşallah.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı