"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İletişim öldü, insan hakları canlanacak!

Ahmet BATTAL
13 Temmuz 2025, Pazar
İki gündür medya ve sosyal medya çalkalanıyor.

Başlık “Fahrettin Altun görevden alındı!”

Yazılan yorumların eski Almanya’daki G harfli Bakanla ve bir zamanların “en makbul cemaat”i ile ve kanunla kurulup KHK ile kapatılan bir üniversite ile ilişkili olması bulmaca çözmeyi ve okumayı zevkli hale getiriyor. 

Daha ilk günden, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının boşalmasının kötü etkileri böylece ortaya çıkmış oluyor! 

Başkan Fahrettin Altun görevine devam ediyor olsaydı basın böyle manşetler atabilir miydi? Sosyal medyada böyle densizlikler yayılabilir miydi? Elbette hayır. Bir şekilde engellenirdi. 

Demek çok önemli bir görev icra ediyormuş ve bu görev şimdi boşta kaldı. Umarız yerine gelen zat bu boşluğu bir an önce doldurur da medya iyice zıvanadan çıkmadan kötü gidişat engellenir!

Şaka bir yana…

Bir bürokratın görevden alınmasına muhalefetin açıktan sevinci yanında Ankara’daki AKP Bürokrasisinin de içten içe sevinmesi boşuna değil. Dedikodular da cabası…

İletişim Başkanlığını kendi şahsî reklamı için kullanan ve bunu defalarca bu köşeden de deşifre ettiğimiz bir “hatırlı bürokrat,” maksadının aksiyle tokat yemiş ve kenara çekilmiş oldu.

Görünüşte “Başkan” olmaya devam ediyor. Birileri yine kendisine “Başkanım” diye hitap etmeye devam edecek. 

Ama bu sefer “İnsan Hakları Başkanım!” ya da “Eşitlik Başkanım!” diye hitap edilecek. 

Dört tarafı keskin ışın kılıcı artık elinden gitti.

Trol ordusunda binbaşılıktan onbaşılığa terfi…

Rütbesiz günleri de elbette gelecektir. Ama burada, ama orada…

“Baş ol da ne başı olursan ol” veciz sözü bu gibi durumlar için söylenmiştir herhalde. 

Normal şartlarda olsaydık, İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu adındaki kurum gerçekten işe yarayan bir kurum olsaydı, bu görev değişikliği bir tenzil değil bir terfi olarak da değerlendirilebilirdi.

Ama eski(!) başkan Prof. Dr. Hasan Tahsin Fendoğlu döneminden itibaren zaten ölü hükmünde olan ve önceki başkanlar Süleyman Arslan ve Prof. Dr. Muharrem Kılıç’ın da cenaze evi bekçiliği yapmakla yetinmek zorunda kaldığı o “Gölgesinden Korkanlar Kurumu”, Fahrettin Altun ve yeni heyet ile hukuk devletinin enkazının yedi kat altına gömülecektir. 

Zira İletişim Başkanlığında ve bilhassa Basın İlân Kurumunda, Anadolu Ajansında ve TRT’de yaptıkları bu Kurumda yapacaklarının teminatıdır!

Ammaaaa, ba’sü badel mevt o mezardan diriliş bir gün elbette olacaktır. 

Erken bir kıyamet kopmazsa hukuk devletine yeniden döneceğiz. Basın hürriyetini ve insan haklarını ayaklar altına alanların karneleri de dağıtılacak.

Devletin tarafsız olması gereken medya mecralarını kendisinin ve hatırlısının iktidarı için tepe tepe kullanan ve kullandıran herkes bir gün o hesabı verecek. 

Göreve yeni gelen Burhanettin Duran Hoca’ya teminatlı ve kontrollü kredi açıyoruz. Hayırlı icraatlarında başarılar diliyoruz. Eski yanlışlardan birer birer ve hızla dönülmesini arzu ediyor ve bekliyoruz.

Okunma Sayısı: 1482
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Kaşlıoğlu

    13.7.2025 19:33:30

    Selef ne idiki halef ne olacak ?! Birilerine yalnızca isim, resim ve şahsî menfaat bahşeden bazı şatafatlı mevki ve makamların millete zarardan maada hiçbir maslahatı mevcut değil. Zira göbek bağıyla mukayyed oldukları üst mercînin emir ve talimatları haricinde bir istiklaliyet ve hakimiyetleri medar-ı bahis olamaz. Ve bu emir kulları devletli hükümdarı razı edecek icraatlara muvaffakiyet kesbederse bir müddet saltanatına devam edebilir. Aksi takdirde meçhul bir zamanda fevkal me'mul bir tarzda pamuk ipliğiyle merbut olduğu o şahane(!) dünyasından ve rüyasından âzil edilebilir.

  • Mustafa

    13.7.2025 18:37:49

    "Başkan Fahrettin Altun görevine devam ediyor olsaydı basın böyle manşetler atabilir miydi? Sosyal medyada böyle densizlikler yayılabilir miydi? Elbette hayır. Bir şekilde engellenirdi." Cümlenizde "elbette hayır" ifadesi yerine "kanaatimce hayır" gibi şahsi fikir belirten ifadeleri kullanmak, ehl-i sünnet bir kader itikadına daha uygun olur. Zira "... olmasaydı... olurdu" gibi cümleler mutezile sapkın mezhebine aittir. Günlük hayatımızda böyle ifadeleri maalesef farkında olmadan kullanıyoruz. Olabildiğince özen göstermenin faydalı olacağını düşünüyorum. Selamun aleyküm...

  • Osman Yıldırım

    13.7.2025 17:10:12

    Ortada devlet adabı olmayıp , herşey tekadamın siyasi hırslarına endekslenirse devlet kurumları da devlet bürokrasisi de kendinden bekleneni ifa edemez,zira CHS ye geçirdikten sonra herşey başkan olarak tabir ettikleri bir şahsa affedildi bir köyde bile bir kanalizasyon açılışı yapıldiğinda Cumhurbaşkanımızın liderliğinde diye açılış yapılır oldu. Tabii bu anlayışın bürokratları da devlet adına görev ifa edeceklerine şahıs adına görev ifa eder oldular, Bu yüzden ülkede devlet adap,edep ve gelenekleri hep o malum adama izafeten icra edilir oldu. Allah bu ülkenin ve bu milletin encamını hayreylesin inşallah.

  • Necati

    13.7.2025 13:54:37

    Yeni Asya'nın gasp edilen hakları sanki unutulmuş. Yeni Asya 'ya uygulanan amborgalar saki kalkmış gibi, hiç o konulara değinilmiyor. Sahi kaç gündür, kaç yıldır ilan haklarımız verilmiyor.? Özel ilanlar dahi ne zamandan beri engelleniyor.? Hiç bir dönemde Yeni Asya'ya bu kadar haksızlık yapılmadı. Ve yapılan bunca zulme haksızlığa rağmen Yeni Asya hiç bir dönemde bu kadar pasif tepki göstermedi.

  • Arif Altay

    13.7.2025 09:26:50

    Gelen gideni aratmasın?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı