"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Benim evlâdım yapmaz!’ mı?

Sebahattin YAŞAR
09 Ocak 2022, Pazar
Ön yargıyı, biz hep olumsuz düşünürüz.

Oysa olumlu ön yargı da vardır. Ön yargı, geçmişten gelen olumlu/olumsuz bilgilerdir. Adı üstünde, geçmiştedir. Oysa geçmişteki olumsuz bilgilerin kaynağı değişebileceği gibi, olumlu bilgilerin de kaynağı değişebilir.

Dün kötü olan bugün iyi; dün iyi olan bugün kötü olabilir. Yani günahını görüp, tövbesini görmediğimiz insanların üzerinde hep bir olumsuz önyargı taşırken; iyiliklerini görüp, kötülüklerini görmediğimiz insanların üzerinde de hep bir olumlu ön yargı taşırız. Sabah evinden inançlı çıkanın, tedbiri alınmazsa akşama akibeti belirsizdir. İnsan inişli çıkışlı bir hayat serüveni içinde yuvarlanmaktadır. Böyle hızlı yükselişlerin, düşüşlerin olduğu bir dünyada, “Benim yavrum namazında niyazındadır, o hep edeplidir, sohbetlere gider gelir, ben ona güveniyorum…” gibi yargılar, kanaatler, hayaller, gerçekler ne kadar yerindedir, ne kadar doğrucudur, ne kadar mantıklıdır tartışılır. Tabiî ki bu, evlâtlarımız üzerinde hüsn-ü zannımızı kaldıralım demek değildir. Kimseye su-i zan hakkımız yok. Ama hüsn-ü zan ederken, ‘adem-i itimat’ denilen bir ‘tedbir’i elden bırakmamak da aklın gereğidir.

Peygamberler bile nefsini temize çıkarmazken, kıyamet asrında yaşayan insanların nefislerine güvenmesi de ne demek? Güzellikler kaynağı beslenirse devam eder. Sulamadığınız bahçe kurur. Kanun böyledir. Hani vardır ya, duyarsınız, ‘Benim dedem de müftüydü…’ gibi lâflar. Eee ne oldu sonra, işte o oldu. O güzel miras yeni kuşaklara sağlıklı taşınamadığı için terke uğradı. Belki de daha önce kendisinin başkasında görüp kınadığı durumlara düşüldü. 

Belli ki, kimse, korunmuş değildir. İmtihan dünyasındayız. Herkes her şeyi yapabilir. İnsan bu, daha önce yaptıklarını şimdi yapmaz, yapmadıklarını şimdi yapar olabilir. Başta nefsimiz olmak üzere, yapılmasını istemediğimiz şeyleri yapmamak için; yapılmasını istediğimiz şeyleri de yapmak için tedbirlere ihtiyacımız var. Tedbirini almadığımız bir şeyin olması kimseyi şaşırtmamalı.

Evet, kimseye, -evlâtlarımıza da- olumsuz/olumlu ön yargı yapmayalım. İmtihan ortamında tedbir bırakılmaz. Hüsn-ü zan edelim, ama ‘adem-i itimad’ı da unutmayalım. Tedbir, her halükârda güzeldir.

Okunma Sayısı: 1253
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    9.1.2022 20:20:55

    Ne oldum değil, ne olacağım denilmeli vesselâm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı