"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hoş bir sadâ bırakarak gitmek

Sebahattin YAŞAR
05 Mayıs 2026, Salı
İnsan bu, bir iz bırakarak göçüp gidiyor dünyadan. “Hoş bir seda bırakarak gitmek” her insanın arzusu. Tabiî o da; emek, gayret, mücadele, cesaret ve sabır ister. Cennetin ucuz, Cehennemin lüzumsuz olmaması gibi. Kabul etmeliyiz ki, nefis ve vicdan muharebesi çetin...

İnsanın içinde doğup büyüdüğü aile ve sosyal çevresi imtihanında belirleyici bir faktör. Bediüzzaman’ın, “Zaman cemaat zamanıdır” sözü belki de bunu kastediyor. Bu çağda ehl-i imanın da ehl-i dalaletin de imtihanı tek başına değil. Şahs-ı manevîler çarpışıyor.

Böyle bir helâketler çağında hayra, hasenata, iyiliğe davet eden bir topluluğun içinde olmak büyük bir nimet. Asr Suresi 3. ayette geçen, “iman edip salih amel işleyen ve birbirlerine doğruyu, adaleti, Allah’ın emirlerini (hakkı) ve sabrı öğütleyen/tavsiye eden topluluk” ifadesi, insan hayatının şekillendiği aile ve sosyal çevreye dikkatleri çekmektedir.

Bediüzzaman’ın kâinata değişmem dediği Zübeyir Gündüzalp, insan ilişkilerinde şöyle bir bakış açısını salık verir; “A benim güzel dostum! Çok kere olduğu gibi bugün yine çok tenkitler ettin. Kusurlar, hatalar saydın. Acaba gıyabında tenkitler yaptığın, gıybetini ettiğin Allah’ın kullarının o yaşa kadar olan iyiliklerinden, hayra hizmetlerinden, güzel huylarından, zararsız hallerinden ne kadarını yâd ettin, kaç tanesini saydın? Münekkit ve kusur sayıcılardan olma. Korkarım ki, zulümkâr olursun. Çok tenkitçilerin, gıybetçilerin, herkesin kusurlu işlerini sayanların meclislerine yanaşma. Bu kötü ahlâk sana da bulaşır. Hem çabuk bulaşır.” der.

Anlaşılıyor ki, insan hüsn-ü zanna memurdur. İnsanda pozitif bakış arttıkça negatif bakış azalır. Bunun tersi de mümkündür. Olumlu insan negatifliği de insafla gidermeye çalışır. Yani Kâbe hürmetindeki İslâmiyet gibi güzellikler, önemsiz çakıl taşlarına feda edilmez.

Evet, iyi günlerde herkes zaten iyidir. Ne zaman ki araya bir dargınlık, kırgınlık, anlaşmazlık, menfaat girer, işte o zaman gerçek niyetler, tutumlar ortaya çıkar. İmam-ı Şâfî Hazretleri, “İnsanların, darıldıktan sonra birbirlerinin ayıplarını ve sırlarını söylemesi, münafıklık alametidir” diyerek, ehl-i imanı dikkat etmeye davet eder.

İnsan, nefsinin hevasına tâbi olmak ya da vicdanının sesine kulak vermek ile imtihandadır. Bu noktada her yaş için arkadaş ve akran faktörü oldukça önemlidir. Hakkı ve sabrı tavsiye eden ve şefkatle size bir zarar gelmesin diye muhafızlık eden bir şahs-ı manevî içinde olmak ne güzeldir.

*

Bu vesileyle, ardında nurlu hatıralarla hoş bir seda bırakarak giden ve ömrünü Yeni Asya sevdasıyla tamamlayan İzmir’in saff-ı evvel Nur talebelerinden Hasan Şen Ağabeyimize rahmetler ve ailesi ve camiamıza başsağlığı diliyorum. Hasan Şen abi Ebu Hureyre misali bir insandı. Evinin sokağında onlarca kedisi ve köpeği her gittiğinde onun arabasının bagajından çıkacak yiyecekleri beklerdi. Hasan Ağabey, yanına gelen kedi ve köpeklerin hepsinin özelliklerini bilirdi. Şu utangaç, şu kibirli, şu asil derdi. O insanlarla olduğu gibi hayvanlarla da çok iyi anlaşırdı. Allah rahmet eylesin, mekânı  Cennet olsun.

Okunma Sayısı: 238
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı