"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Risale-i Nurlar eğitim müfredatına girmeli

Sebahattin YAŞAR
19 Nisan 2026, Pazar
Türkiye, eğitim camiamızın yürekleri paralayan genç haberleriyle sarsıldı.

Tartışma konusu ne olursa olsun bir eve ateş düştüğünde bütün vicdanlar sızlar ve “Eyvah, bir gencimiz daha dünyasını ve ahiretini yaktı!” deriz. Tabiî eğitimciler olarak bu acı sahneler bizleri daha derinden sarsar ve ‘İhmal, imhadır’ gerçeğiyle bir daha yüzleşiriz.

Her seferinde ‘sebep-sonuç’ konuşmak yoruyor artık. Şimdi ortada bir vakıa var ki, ‘Eğitim, eğitmiyor.’ Bu fabrika defo üretiyor. Bir şeylerin eksik olduğu aşikar. YÖK başkanı, basına, öğrencinin dünyasına olumlu dokunmayan dersleri kaldıracağız, diyor. Belki ki, onlarca dersin, hayatta bir karşılığı yok. Hatta zaman israfı ve can sıkıntısı yapıyor. Bu basit bilgiyi kampüste herkes biliyor. Yeni, süslü cümlelerden ziyade hayata katkı sunan, dişe dokunan cesaretli icraatlara ihtiyaç var. Evet, bu kavşakta hep ciddi kazalar oluyor.

İnsan vicdanı ihmale gelmiyor. Bediüzzaman Said Nursî’nin, yüz yıl öncesinden haber verdiği, “Vicdanın ziyası, ulum-u diniyedir. Aklın nuru, fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder” hakikati, yetkilileri bir şeyler yapmaya çağırıyor. Başkaları için hazırlanmış bu elbise bu bedene dar geliyor. Bu, üzerinde ciddi çalışılması gereken bir konudur. Fen bilimleri olan bir yapının diğer ayağı olan din bilimleri sağlıklı değildir. Bu yapıdan, “vicdansız ürünler’ çıkmaktadır. Farklı farklı alan uzmanları bir araya gelerek bu arızalı gidişatı düzeltmelidirler. Alan ilgilileri, konu ile ilgili büyük İslâm âlimi Bediüzzaman’ın tekliflerini bir masaya yatırıp değerlendirmelidirler.

Herkesin gözü önünde yüz yıldır sağlıklı insan yetiştiren bir eğitim muhtevası var. Milyonlarca genç bu eserlerden olumlu etkilenmiş ve hayatı daha düzenli hale gelmiştir. Bu, Risale-i Nur gerçeğidir. Bu eserler iman temeliyle, insana, ‘Yanlışa, içeriden dur diyen!’, ‘vicdan polisi’ni hep canlı tutan bir eğitim müfredatıdır. Bu içeriklerin genç dünyasında olumlu tesirat oluşturduğunu bilmeyen, duymayan kalmadı. Bugün Risale-i Nurlardan hakiki istifade etmiş milyonlarca insan, hatalardan, yanlışlardan kendilerini korumaktadırlar. Bunun için Risale-i Nurlar acilen eğitim müfredatına alınmalıdır.

Risale-i Nurlar, iman dersleriyle vicdanlara tesir ediyor. Vicdan, insana hakikati gösteren İlâhî pusuladır. Vicdan, Yaratıcının kuluyla özel konuştuğu iletişim vasıtasıdır. Yoksa etkisiz hale gelen iman, bozulmuş vicdanları netice verir. Oysa iman güçlendikçe, vicdan parlar. Güçlü bir, ‘her şeyin bir gün hesabı sorulacak’ inancı, kişiyi başkasının malına, namusuna, hak ve hukukuna; el, dil uzatmaktan alıkoyar.

Hakikî imanını elde etmiş, vicdanı uyanık bir genç, bırakın hak hukuk gasplarını, kendi özel odasında, klavyenin başında olsa da, vicdan polisini dinleyerek, Allah korkusu ile birisi hakkında gıybet içerecek cümle kurmayı, telefon ekranındaki haram bir görüntüye bakmaktan bile ciddi anlamda çekinir. Maddî ve manevî bu korunma sistemini ancak insana din verebilir. Başka türlü polisiye tedbirler günü kurtarma oyalamasından başka bir şey olmaz. Her anne baba, her evlât, her aklı başında sivil toplum, her sorumlu devlet adamı bugün yeni bir adım atmak zorundadır. Her şey birden olup bitmeyecek, ama hiç değilse doğru bir yola girilmiş olunacaktır.

Okunma Sayısı: 156
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı