"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Gençlikten doğan bebek, ihtiyarlık

Sebahattin YAŞAR
20 Temmuz 2020, Pazartesi
Kol kola iki dost gibi gençlik ve ihtiyarlık.

Biri diğerine bayrağı teslim eden, halleri farklı muhteşem ikili. Gençlikten, ihtiyarlık gibi bir bebeğin dünyaya gelmesi ne muhteşem bir şey. Onun için her ihtiyarlık, doğup geldiği gençlikten izler taşır. Gençliğin olgunlaşmış meyvesidir, ihtiyarlık. Ve ihtiyarlığın çocuk hükmünde kabul edilmesi bundandır.

Aynı gençlik bir taraftan baharı, zevkleri, nuru, canlılığı temsil ederken, diğer taraftan sür’atle gidenleri, el sallayanları temsil ediyor. İhtiyarlık da öyle bir taraftan güz mevsimini, hüzünleri, solmayı temsil ederken, diğer taraftan doğmayı, değerliliği, belâları def etmeyi, rahmeti celbetmeyi temsil ediyor.

Gençlik ihtiyarlığı, ihtiyarlık ölümü, ölüm de ebediliği doğurur. Ölümün, sonsuzluğun başlangıcı kabul edilmesi bundandır. Toprağa atılan tohum gibi, gençlikten doğan ihtiyarlığın doğum günü kutlanır ölümle.

Faniyi; sevimli ve daimî zannederek âşık olmak, gaflet hali. Senden sür’atle uzaklaşan, vefasız sevgili sana ne kadar yâr olur?

İnsan içindeki canlı duygularla izler hayatı. Gençken, her şeyi genç, ihtiyarken her şeyi ihtiyar görür. İhtiyara dünya, gece, gündüz, sene, şehir, beşer, saltanat süren hükümdarlar, her şey ihtiyar, her şey kefenini giymiş gibidir.

Kimileri gençliği gece uykusundan, ihtiyarlık sabahıyla uyanmak olarak yaşar. Vakıa şu ki, gençlik, kabir tarafına bir inişten koşar gibi gidiyor. Fani ihtiyarlıktan ebedî otuz üç yaş Cennet gençliğine koşar gibi her şey. Hep güzele, kemale bir sevkiyat var. Bediüzzaman, her zaman olduğu gibi değişmez gerçekliğe dikkat çekiyor; ‘Biz gidiyoruz, aldanmakta fayda yok. Gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar; sevkiyat var. Berzah memleketi, ahbapların mecmaı, başta şefiimiz olan Habibullah Aleyhisselâtü Vesselâm ile bütün dostlarımıza kavuşmak âlemidir. Madem ölüm öldürülmüyor ve kabir kapanmıyor ve dünya misafirhanesinde yolcular gayet sür’at ve telâşla, kafile kafile arkasında toprak arkasına girip kayboluyorlar; elbette pek yakında birbirimizden ayrılacağız.’

Anlaşıldı. Madem O var ve bakidir, O’nu sevenler de bekaya mazhardır. O zaman gençlik de hoştur, ihtiyarlık da. 

Ölüm de hoştur, ebedî otuz üç yaş da.

Okunma Sayısı: 1053
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir

    20.7.2020 19:41:09

    2) Evet kapısı kapanmayan ve asla kapanmayacak olan kabir;dehşet verici yüzünü,bize eninde sonunda gösterecek.Ama biz onun yüzüne gülerek bakmalı ve bunun için dünyada iken;yalnız ve sadece Rabbimize dönmeli,ona iltica etmeli,ona sığınıp,yalnızca O'na yalvarmalı değil miyiz?Buna mecbur ve bununla mükellefiz.Eğer Rabbimize dönersek;gençlik te,ihtiyarlık ta ve dahi ölüm de,bize hoş gelecek ve alnımız ak olarak ahiret yurduna gidecek ve haşir gününde de,Rabbimizin huzuruna güler yüzle çıkabileceğiz.Dünyadaki o geçici güzellik ve aldanmaklar,ahiret yurdunda yerini,kalıcı ve sonsuz güzelliğe bırakacak.Ve ancak Allah yolunda olanlara,otuz üç cennet yaşı güzel gelecek ve ebedî mutluluğa,bu sayede erişebilecek.Rabbim bizleri;kendine hakiki mânâda kul ve otuz üç cennet yaşını,tertemiz olarak kazanan kullarından eylesin,Amin!..

  • Abdulkadir

    20.7.2020 19:41:03

    1) Evet,gençlik ve ihtiyarlık.İnsanoğlunu bekleyen iki önemli devre.Öyle çok şey anlatıyor,öyle düşündürücü dersler veriyor ki bize,ikisi de.Hakikaten,insanoğlu fazlasıyla vurdumduymaz.Bence sadece ihtiyarlık değil,gençlik te bize ölümü hatırlatıyor ve hatırlatmalı.Çünkü ölümün barışık olduğu devre,sadece ihtiyarlık değil ki.Gençken de hatta çocukken de;hatta ve hatta daha doğmadan bile vefat edip,ahiret yurduna göçebiliyor insan.Ölüm hakikati bize çok şey öğretiyor ama maalesef bizler(sizi tenzih ederim)hiçbir şekilde,hiçbir şey öğrenmiyor,öğrenmek istemiyoruz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı