"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

‘Değer’li evlâtlar

Şeyma Özdemir
15 Şubat 2026, Pazar
Biz Müslümanlar olarak dinimizin bize öğrettiği değerleri oldukça önemser, olmazsa olmazlarımız haline getiririz.

Değerlerimizi yaşatmaya, değerlerimizle vâr olmaya yönelik çabalarımız oldukça yoğundur ki, çevremizdekilerin bilhassa en yakınlarımız olan çocuklarımızın da aynı değerleri yüceltmelerini ister, onlara bu noktada yaptırımlar uygulamak isteriz.

Bazen bu hassasiyetimiz öğüt vermekten öteye geçer; baskı kurar, iradelerini ve seçim haklarını ellerinden almak ister, sadece ve sadece inandığımız değerleri yaşamalarını, taviz vermemelerini isteriz. Oysa Efendimizin (asm) hayatına baktığımızda tebliğ vazifesinin tam olarak böyle olmadığını görür; dengeyi, hoşgörü ve şefkati, gerektiği zaman hiddeti O’ndan (asm) öğreniriz.

Meseleyi bir örnek üzerinden ele alalım. Bir gün Efendimize (asm) küçük bir çocuğu şikâyet ederler. Çocuk yabancı bahçelerden hurma çalmaktadır. Büyüklerinin öfkeli tepkilerine, azarlamalarına rağmen bu kötü huyundan vazgeçmez.

Efendimiz küçük çocuğu yanına çağırır, onunla konuşur. Sonra ona hurmayı sevip sevmediğini sorar. Çocuk hurmayı çok sevdiğini söyler. Efendimiz (asm) de çocuğa ağaçlardan değil, yere düşen hurmalardan alabileceğini ifade eder. O günden sonra çocuk bir daha aynı davranışı göstermez.

Bize iyiliği, değerleri, erdemleri öğreten, ahlâkı Kur’ân ahlâkı olan Efendimiz (asm) kötü davranış ile çocuğu birbirinden ayırmış, çocuğa değer vermiş, duygu ve düşüncelerini öğrenmiş, çocuğun ihtiyacını görmüş, kabul etmiş ve yol göstermiştir. Ezanla dalga geçen Ebu Mahzûra’ya karşı tepkisi de aynı inceliği taşır.

Ahirzamanda bize Sünnet-i Seniye yolunu gösteren Üstadımız Bediüzzaman Said Nursî Hazretlerinde de benzer davranışları görürüz. Kastamonu’da kaldığı evin alt katında oturan, neredeyse ayık bir gün geçirmeyen sarhoş adamın yanından geçerken ona selam vermesi, bu meseleye örnek olarak gösterilebilir.

Bu büyük zatlar hal ve hareketleriyle karşıdakine âdeta şunları söylerler; sen bu yanlış davranışından ibaret değilsin; ben seni görüyor, varlığını ve kıymetini biliyor, seni bu yanlışından ayırıyorum.

Zira değerler, altında insanı ezmek için değil, insanı yüceltmek için vardır. Beni böyle bir tefekküre iten, Youtube’de bir ilâhînin altına yazılmış yorumu aynen paylaşayım:

“Ben 14 yaşında bir gencim. 'Yeni nesil nereye gidiyor!' sözlerinden son derece rahatsızım. Herkes yeni nesil nereye gidiyor diyor ama kimse yeni nesli nasıl daha iyiye götürebiliriz, demiyor. Yeni neslin sonu çok iyi olmayabilir, ama bu sadece bizim suçumuz değil! Yeni nesil dinden uzaklaşıyor doğru, ama çocuklarınız dinden uzaklaşmasın diye ne yaptınız? Onu iyi bir okula göndereyim derken dinini unutuyorsunuz. Bize Hz. Muhammed’i Hz. Ali’yi, Hz. Ebubekir’i ve birçok Sahabeyi anlatın lütfen. Siz çok şanslıydınız size anlatan birileri vardı…”

Gençler kabul görmek istiyorlar. Büyüklerinden şefkat, anlayış bekliyor, kendilerine güvenildiğini hissetmek, ümitvar bakışları görmek istiyorlar. Kendilerine inanmak için, önce bizlerin inancından emin olmak istiyorlar.

İşte tam da bu yüzden, özünde değerli olan evlâtlarımızı “değer”li yapabilmek için dilimizdeki bazı düğümleri çözmek gerek. Meselâ; "Nasıl da utanmadan yapıyor" değil! "Nasıl da güzel Müslüman olur, iman ne güzel yakışır" diyebiliriz. Böylece gençlere olan ümidimizi hep diri tutar, onları aşağılamak ve kendimizden uzaklaştırmaktansa şefkatle bakar, dua eder, rehber olur, inanır, sever, güveniriz.

(Bizim Aile Kasım 2025 sayısından alınmıştır.)

Okunma Sayısı: 142
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı