"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Global şeytanlar ve Ramazan-ı Şerif…

Şükrü BULUT
16 Nisan 2021, Cuma
Sene içindeki Ramazan-ı Şerif’in sair zamanlarla mukayesesi yapılır mı?

İnsanların sosyal hayatları, şahsî hayatları, sağlıkları, aile ve toplum barışı ve daha nice birçok yönüyle karşılaştırdığımızda, mu’cizevî bir fark ortaya çıkıyor. Bu yansımaları hem bilimsel makalelerde, hem emniyet güçlerinin istatistiklerinde, hem Sağlık Bakanlığı’nın verilerinde ve hem de medya raporlarında açıkça görürüz.

Kur’ân’ın hâkimiyetini, İslâm’ın güzelliğini ve Müslümanların bu kutsal ayda barışa olan katkılarını gölgelemek üzere; şeytanın müttefikleri hem global ve hem de lokal temsilcileri, büyük bir panik içinde harekete geçerler. Şu ifadelerin isbatı manasına gelecek müşahhas olayları size aktarmama gerek var mı? Bazıları, halk zihnine bile kalıp olarak yerleşmiştir. Huzurunuzu bozmamak için mahallî ve şahsî örneklemelere girmeyeceğiz. Fakat biliyoruz ki, mağlûbiyet şeytanı ve taraftarlarını çoğu kez zıvanadan çıkarır. Hac vazifesini yapanların dikkatini çok çekmiştir. Binlerce güzel duygu, nezaket, paylaşım isteği ve yardımlaşma ruh haliyle hac yolculuğuna giren Müslümanların; Arafat dönüşü ve şeytanı taşlama sürecinde yaşadıkları ilginç hadiseler vardır. O sabırlı, toleranslı, yardımsever ve fedakâr insan gider; en küçük bahaneden ağlamaya yol arayan çocukların halet-i ruhiyesine bürünmüş değişik insanlar olurlar. Fakat bu hal geçicidir. Hikmetleri elbette çoktur. Belki aklımıza ilk gelen noktalar; haccını tamamlamış, Arafat’ta günahları için gözyaşlarına boğulmuş, Allah’ın büyüklüğünü ve Rab oluşunu kurban keserek ilân etmiş ve yıllarca hasret duyduğu Kâbe’yi ziyarete muvaffak olmuş bir Müslüman’a şeytanın ne kadar düşman olacağı meselesidir. Bu olayı veya psikolojik hadiseyi dışardan anlamak elbette basit değildir.

Bu örneğimizi, ağır hastaların tedavilerinde koşuşturan hekimler de bilirler. Zarar veren mikrop, virüs ve bakteri gibi unsurların bedenden ayrılmasıyla, beden nekahette öyle hassaslaşır ki, dışardan gelecek en ufak bir müdahale ile sarsılabilir. Manevî hastalıklardan arınma ile maddi hastalıklarımıza şifa bulmayı bir araya getiren Ramazan-ı Şerif ve ondaki orucun insanın şahsî ve sosyal hayatı üzerindeki etkileri, hakikaten büyük araştırmalara ihtiyaç duyan bir mevzudur.

Ramazan-ı Şerif ile birlikte şeytanlar bağlanır, Cehennemin kapıları kapatılır diye öğrendiğimiz hadis-i şerif, elbette mücadele ve mücahedenin bittiğini söylemiyor. Belki bu mevsimin özelliğinden istifadeye bizi teşvik ediyor. Öyle olsaydı Peygamberimiz (asm), bu kudsî mevsimde cihada çıkmaz ve kendisine hücum eden düşmana karşı ordusunun başına geçerek sefere gitmezdi. Müslüman; hem şahsî, hem toplum, hem millî ve hem de küresel boyuttaki şeytanların, her zaman kendilerine hücuma hazır beklediklerini bilerek Ramazan-ı Şerif’i ihyaya çalışır. Gazetemizdeki yazılarda; dar dairedeki örneklemeler, hatırlatmalar ve tedbirler en güzel üslûplarla anlatıldığından, biz de “global şeytanların” Ramazandaki faaliyetlerine azıcık bakalım diyoruz.

Bu vesile ile size çok önemli bir hususu hatırlatacağız. Avrupa ve Amerika’daki deccal-şeytan ittifakı, Hıristiyanlarla Müslümanların mübarek ve mukaddes zamanlarını programlı bir şekilde kollarlar. TV’lerde, reklâm panolarında, tetikçi siyaset ve yazarlarının beyanlarında ve hatta geçmişte olduğu gibi mübarek zamanlarda çıkardıkları dehşetli harp vahşilikleriyle, şeytanların semavî dinlere şuurluca saldırılarını, tarih içindeki çizgiler halinde takibimize yardımcı olurlar.

Meselâ, Hz. İsa’nın (as) doğumu süreci olan Waynacht ile oruç mevsimlerinin bayramı olan Paskalya’da bu hücumlarını açık-seçik görmek mümkündür. En sıradan bir meseleyi büyüterek Hıristiyanlara veya kiliseye hücum fırsatı ararlar. Bunu, İslâmiyet Avrupa’da görünür olduktan sonra, burada da tatbike başladılar. Meselâ, bu günlerde halkının dörtte biri Hıristiyan olan Mozambik’te bir IŞİD tiyatrosu sahnelediler, neoconlar. Güya bir avuç IŞİD militanı yöre halkını terörize ediyor veya onları imhaya çalışıyor. Evet, İslâmiyet kimliğiyle… Neocon ve Neoliberal ittifakı ancak bu kadar şeytanlaşabilir.

Bir başka örnek Moskova’dan… Neoliberallerin tetikçi ve palyaço olarak destekledikleri Rus muhalif Aleksy Navalny, hapishane idaresini kendisine Kur’ân’ı vermediğinden mahkemeye veriyor. Rus milletine ve dünyaya Kur’ân’ı menfi göstermenin şeytanca ilginç bir metodu.

Neoliberallerin dünyanın başına sarmaya çalıştığı LGBT musîbetini biliyorsunuz. Şu Ramazana girerken Almanya’da her ikisi de Müslümanların aleyhine olacak iki hadise maksatlı bir şekilde Springer medyasınca gündeme taşındı. Birisi, güya Kuzey Iraklı bir Kürt. İsmi de zerdüştlüğü tedai ettiriyor. Amed Schervan… Güya sonradan cinsiyetini bulmuş, taşlanarak öldürülmekten kurtulmuş vs… Şeytanın iğrenç bir çalışması… Ve bunu Spiegel gibi ciddî olduğunu iddia eden bir yayın organı neşrediyor. Diğer tiyatro ise, Dresden’den… Bu örnekte de diğer aşırı uçtan İslâm’a saldırıyorlar. Güya bir Müslüman, adı da ilginç… Abdullah Hacc El-Hasan, sosyal medyadaki ahlâksızlıklarından dolayı eşcinselleri öldürmeye çalışmış… Ve ilginci, bütün Müslümanları bu ahlâksızları öldürmek üzere bekleyen vahşiler tarzında tasvir etmeye çalışıyor, şeytanın müttefiki yayın organı… Elleri ve ayakları zincirli, vahşi bir adam, Dresden Mahkemesi’nde: İşte Müslüman… Dünya barışını, demokratik çerçeveyi, temel insan hukukunu ve sosyal hayatı paramparça etmek isteyen şeytanların Ramazan çalışmaları…

Ramazan-ı Şerif boyunca, örneklerinden arz ettiğimiz çok hadiseler duyacaksınız. Artık her biriniz Kur’ân’ın temsilcisi olarak doğruyu demokratik usûllerle anlatacaksınız. Şu örneklerin Alman toplumunu ve medyasını asla alâkadar etmediğini biliyoruz. Almanya’da yaşayanların yüzde doksanına yakını İslâmiyet’i bir din ve Kur’ân’ı da mukaddes bir kitap olarak biliyorlar. Kuzey Irak’tan buraya kimlerce getirildiği belli olmayan bir gencin Alman medyasındaki resimleri ne Kuzey Iraklıları ve ne de yine genel olarak Almanya medyasını asla bağlayamaz.

Biz yalnızca Şeytanın İslâm coğrafyasında dolaşmadığını, global düzeyde de vazifesini yapmaya devam ettiğini okuyucularımızın nazarına arz etmeye çalıştık.

Okunma Sayısı: 1435
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hasan

    17.4.2021 14:06:58

    Ramazanın ruhunu incitmeden güzel bir yazı olmuş. Çok farklı. Allah razı olsun.

  • Osman

    16.4.2021 21:21:35

    Evet mücadele bütün dünya da İnananlar ve inanmayanlar arasında Ramazanda daha görünür oluyor Oyunları görmeli insanlığı uyandırmalıyız

  • Demokrat Avrupa

    16.4.2021 17:42:08

    Hz. Adem zamanından bugünümüze kadar gelen ve kıyamete kadar devam edecek olan, Habil ve Kabil ile başlayan, iman küfür mücadelesi bütün şiddeti ile hızlı bir şekilde ilerliyor. Önceleri merdane ve açıktan olan mücadele tarzı, deccaliyetin süfyaniyetin yardımına koşması ile münafıkane renge büründü. Müslüman görünümlü insanları kullanarak hem Hristiyan, hem de İslam alemine saldırılar neocon ve neoliberal tarafından yapılıyor. Burada en başta Nur talebeleri olmak üzere bütün müslümanlar çok uyanık olmalı, zira küfür cephesi sağ gösterip sol vuruyor...

  • Nura

    16.4.2021 12:45:40

    Ramazan’da günahlardan kurtulan ruhların nasıl hassaslaştıklarını güzel örneklerle tasvir etmişsiniz. Tebrik ediyorum.

  • Hikmet

    16.4.2021 11:56:06

    Çok ilginç bir yaklaşım. Ramazan’daki mücahedeyi hep içte arardık. Hem içte, hem de dışta demek..

  • Serap

    16.4.2021 11:39:46

    Hem tefekküre sevk etmiş, hem cihada. Diğer taraftan da küfrün mahiyeti anlatılıyor. Bu güzellik te mi ramazandan, diyor insan.

  • Sertaç Lüser

    16.4.2021 10:30:16

    İman ve küfür mücadelesinde ehl-i zındıka kendisinden önce gelen tahripkar yöntemleri geliştirerek ve bir nev'i kendi ekolüne sahip çıkarak yeni versiyonları gün yüzüne çıkarmaya devam etmiştir.Fakat şimdiki ehl-i iman kendisinden önce gelen tamir metodlarında takılıp yeni versiyon olan Kur'an hakikati Risale-i Nur ve şahs-ı manevi etrafında fikir birliği edemediklerinden dolayı hareket birliği de edememektedir. Bizim duamız musibet ve tahriplerle değil İslam aleminin Risale-i Nur değerini bir an önce kendilerinin fark etmesi.Böylece kapı daha rahat açılacak ve özlenen günler gelecek.Tahrip kolay olsada tamir birliktelik yönü ile zor olmayacak.

  • Hüseyin

    16.4.2021 10:23:01

    Ramazan-ı şerifin çok hikmetlerinden birisi de ; ideal insana giden yolun kilometre taşlarını döşemesi, güzergâhın seyir cetvelini, pusulasını, gösterge ve işaretlerini,   iman/ ahiret /sıhhat ve tefekkür ile nurlanmasıdır. Ramazan, hayat ve ahiret yolculuğunda kısa bir durma ve donma noktası, düşünme, arınma, hayat planlarını hal ve gidişatını gözden geçirme, kendine çeki-düzen verme, yanlışları ve kötülükleri ayıklama, münzevi, şuurlu ve  iradeli restorasyon zamanlarıdır... Kötülük, ahlaksızlık, kural ve kaide tanımamazlık her zaman olduğu gibi , ramazan-ı şerifte de devam ediyor.. İnsan düşünemeden edemiyor, sars cov2 , global ahlaksızlıkların ve kötülüklerin küresel bir bedeli miydi ? Salgının ilk aylarında sarsılır, düşünülür, sorgulanılır gibi oldu, sonra alıştı mutasyon geçirdi ademoğlu kaldığı yerden alıştığı hayata devam ediyor..

  • Haydar

    16.4.2021 05:33:39

    Manevî hastalıklardan arınma ile maddi hastalıklarımıza şifa bulmayı bir araya getiren Ramazan-ı Şerif’i bundan daha güzel nasıl anlatılır. Allah razı olsun hocam. Şeytan her daim görevde. Küçük şeyler bahane edilerek nice kalbler kırılıyor. Global düzeyde etkisi ise çok büyük

  • Kerem

    16.4.2021 03:12:23

    Enfüsi daire ile afaki daireleri çok güzel bir oran üzerinde tasvir etmişsiniz. Dinsizlerin hristiyanlığın dini günlerindek farklı hücumları bilmiyorduk.Bu noktanın üzerinde genişçe durulması lazım. Teşekkür ediyorum.

  • Sezai MUMCU

    16.4.2021 01:53:22

    KÜFÜR bir millettir ama bu milletin fertleri Dünya'nin herbir yanina yayilmis 3 gram Corona Virüsü bütün insanlik icin yettigi gibi KAFIRLERIN bir kaci bütün Dünya'yi tehdit ediyor. Nasil Asayi Musa S.49 da Üstad bir küfrün bin katl kadar olmasindan hareketle bir sene ömrünü küfürle geciren bir insanin 2 TRILYON 880 MILYAR DAKIKA CEHENNEM AZABINI hakkettigini bildiriyor. Küfre severek atlayan insanlar gece karanliginda yakilmis atese atlayan sinekler gibidir. Ikisi de AKILSIZ, IMANSIZ BOMBOŞ. Sinek bir defa yanıyor Cehennem azabı yok. Kafir ise aralıksız yanacak! Cehennem AZABI MUTLAK! Şeytanın soytarıları AVRUPA/BATI da her ne hikaye düzerlerse düzsünler herbiri CEZALARINI ARTIRIYOR! Kendi düşen ağlamaz.

  • Eddai

    16.4.2021 01:48:57

    Gecmiste daha kaliteli desiseler kuruyorlardi sanki.... demekki deccaliyet-seytaniyet ittifakindan yukarida anlatilanlar ortaya cikiyor.... "seytanin en büyük desisesi, kendini inkar ettirmesi..." günümüz seytanlarinin yazdiklari senaryolar, oynattiklari tiyatrolar, daha cok münafikane oldugu icin, islam dünyasinda, "münafik" teriminin tüm yönleriyle ahirzaman'a uygun kaleme alinirsa, istifadeye medar olur diye ümid ediyoruz, icini dolduracak malzeme yeterince var malesef. yazinizi cani gönülden tebrik ediyoruz, cok veciz olmus.... Baki selamlar...

  • Eddai

    16.4.2021 01:20:20

    "Malûmdur ki, âlâ bir şey bozulsa, ednâ bir şeyin bozulmasından daha ziyade bozuk olur. Meselâ, nasıl ki süt ve yoğurt bozulsalar yine yenilebilir. Yağ bozulsa yenilmez, bazan zehir gibi olur. Öyle de mahlûkatın en mükerremi, belki en âlâsı olan insan, eğer bozulsa, bozuk hayvandan daha ziyade bozuk olur. Müteaffin maddelerin kokusuyla telezzüz eden haşarat gibi ve ısırmakla zehirlendirmekten lezzet alan yılanlar gibi, dalâlet bataklığındaki şerler ve habis ahlâklarla telezzüz ve iftihar eder ve zulmün zulümatındaki zararlardan ve cinayetlerden lezzet alırlar, adeta şeytanın mahiyetine girerler. Evet, cinnî şeytanın vücuduna kat'î bir delili, insî şeytanın vücududur."

  • Eddai

    16.4.2021 01:19:40

    "İnsanlarda şeytan vazifesini gören cesetli ervâh-ı habise bilmüşahede bulunduğu gibi, cinnîden cesetsiz ervâh-ı habise dahi bulunduğu, o katiyettedir. Eğer onlar maddî ceset giyseydiler, bu şerîr insanların aynı olacaktılar. Hem eğer bu insan suretindeki insî şeytanlar cesetlerini çıkarabilseydiler, o cinnî iblisler olacaktılar. Hattâ bu şiddetli münasebete binaendir ki, bir mezheb-i bâtıl hükmetmiş ki, 'İnsan suretindeki gayet şerîr ervâh-ı habise, öldükten sonra şeytan olur."

  • Nejdet pehlivan

    16.4.2021 00:59:32

    Dünya imtihan dünyası olunca; iman /küfür, hayır/şer cephelerinde faaliyet durmadan devam ediyor. Hele ifsad komiteleri 7/24 iş başında. Hayırlı işlerin içinde ve kararlılığında bulunanların çok muzır manilerle karşılaşacağı, şeytanların onlarla çok uğraşacağı sürpriz değildir. Mücahadelerine ihlâs kuvvetiyle devam edenler vazifelerini yapacak, vazife-i ilâhiyeye karışmamanın tevekkül emniyetiyle hizmetlerine devam edeceklerdir. Hadiseler ne şekilde cereyan ederse etsin, zafer Hakk'a inananlarındır. Bütün insanların doğru islama, islama layık doğruluk örneklerine ihtiyacı var. Doğru islâm yaşandıkça global yalancı şebekelerin ifsadları, yalanları yanıp kül olmaya mahkumdur. Siz deşifrelere devam ediniz.

  • Ömer Ergün

    16.4.2021 00:12:33

    Şeytan özellikle Müslüman ülkelerde, Türkiye de çok aktif bir biçimde ve munafikane çalışıyor ve çalıştırılıyor Rabbim basiret versin,uzan versin,bizleri şerrinden korusun...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı