"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Yeni dünya düzencileri bu defa Çin üzerinden geliyorlar...

Şükrü BULUT
02 Kasım 2020, Pazartesi
Geçen yazımızda Komünizmin, Varşova Paktının dağılmasına rağmen bu kıt’adaki devamının sebepleri üzerinde duracağımızı söylemiştik.

Amerika ve Londra’yı üs edinen İnternasyonalci “Yeni Dünya Düzeni” mensuplarının Bush’lar dönemindeki hikâyelerini Yeni Asya’da okuyanlar, bu ihtilalcilerin 1990’lardan itibaren Çin üzerinden dünya barış ve demokrasilerine müdahale edeceklerini de duymuşlardı. İsterseniz bu hikâyeyi altmış-yetmiş sene öncesine götürelim.

Sovyetler’in çöküş meselesini; yalnızca Avrupa’ya yakınlığına, Hıristiyan olmalarına ve hür dünyanın buradaki baskılarına indirgemenin yeterli olmadığı kanaatindeyiz. Nihayet çoktandır Amerikalı neoliberalleriyle içli-dışlı olan Komünist Çin hükümeti için de buna benzer şartlar vardı. Çin’in otokrasiden demokrasiye geçemeyişinin sebeplerini hazırlayan “Kuzeyli Bolşevikler”den, geçen yazımızda bahsetmiştik. Hakikatte demokrasiye hazır olan Mançu Hanedanı’nın son imparatoru PUYİ’yi hapsettirerek Komünistlere zemin hazırlayan yoldaşlarının yolundan giden meşhur Amerikalı Milton Freedman’ın “Yeni Çin Komünizmindeki” rolünü bilmeden, olaylar örgüsünü anlamanın neredeyse imkânsız olduğu kanaatindeyiz.

Hayek ve Popper gibi, özde Marksist olduğu halde kapital ile savaşmayı öteleyen Freedman’ın, Sovyetler’in dağılışından bir müddet önce Çin Komünist Partisini ziyaretini kaynaklardan okumak gerekiyor. Şikagolu İktisat profesörü Milton Freedman´ın bir Çin seyahati, otoriter marksist kapitalist değişimin ilk adımını teşkil etmiş. O günün Komünist Partisi Sekreteri Ziyang Zhao ile birkaç seans bir araya gelen Freedman, meşhur tezlerini ve daha doğrusu Çin´i dünya lideri yapacak sihirli formüllerini parti sekreteri ve etrafındakilerine seminerler halinde ders verip.

Çin’in komünistlerine (tedbir alınmadığı takdirde) acıklı sonlarından bahsetmiş… O malum paraya çok düşkün Marksist demokrasi düşmanları, Mao döneminde nasıl kurtarıcı olmuşlarsa, dünyanın çok kutuplu hale geldiği şu dönemde de, Galiçyalı intikamcılar Çin komünistlerini kurtaracaklardı. Çin Komünist Partisi iktidarını neoliberalizm ile tahkim ederken, bu coğrafyada hak ve hürriyetler gündeme getirilmeyecekti. Bunun biricik yolu da Milton’un sihirli formüllerinden ve liberal ekonomisinden geçiyordu. Daha doğrusu Freedmann demokrasiyi, finans ile durdurmaya çalışacaktı. Yani Bediüzzaman’ın “ücretliler devrinden sonra malikiyet ve hürriyet dönemi başlayacak!.” müjdesi Çin halkı için de gecikecekti. Hayek’in Latin Amerika halklarına “liberalizm“ adına yaptığı ihaneti, Freedman Çin’de tekrarlayacaktı. Mevcut Çin yönetiminin bir buçuk milyar insana yaptığı dehşetli zulmün mahiyetini merak edenler, Julian Gewirtz ile Prof. Peter Knowng’ın çalışmalarında bulacaktır. Her sene kaybolan üç yüz elli bin insanın hikâyesini merak edenler, orada okuyabilir.

Günümüz Çin’inin kamuoyumuzdaki tedailerini biliyorsunuz… Ucuz imalat ve işçilik… Dünyanın en zengin ülkesi… Fukara ülkelere büyük krediler veren ve hatta hibelerde bulunan büyük devlet. Eski İpek Yolu’nun yeniden ihyası. İleri ve yüksek teknoloji… Dikkat ederseniz her sene hayatını kaybeden üçyüz elli bin insan, dünyamızın en kirli hava ve suyuna sahip coğrafya, Sağlıksız ve yanlış beslenmeden kaynanklanan binlerce hastalık, insaniyeten ve ahlâken Avrupa ve Amerika’da yapılamayan binlerce deney ve nihayet korona gibi manalar çok çok az insanın hatırına gelebilir Çin tahatturuyla… Dünyamızın bir köye dönüştüğünü, Vuhan‘daki laboratuvarlarda üretilen kovid-19’un süratlice yer küremizi işgaliyle yaşamış olduk. Sermaye ile dünya savaşları çıkararak para kazanmak isteyen “Yeni Dünya Düzencilerinin“ bütün imalatı Çin’e taşımalarını hür dünya maalesef sorgulamadı.

Ortaya çıkan hakikat o kadar çıplak ki… Çin’e temel insani haklar ve demokrasi penceresinden bakmıyoruz.Telkin ve tenvimlerle adeta hipnoz olmuşuz. Bir Çinlinin de insan olduğunu, temel haklara sahip olmasının lüzumunu, hür yaşayarak demokrasi içinde geleceğe ümitle bakması gerektiğini bize unutturmuşlar. Çin’e yanlış pencerelerden yanlış gözlüklerle bakan ve kamuoyunu bu yanlışlarla yanıltan aydınımızın vebali çok büyük. Her sene kaybolan yüzbinlerce insanın hayatları söz konusu iken; Çin ile Amerika ticaret savaşından veya hâlâ Çin’deki imalatın daha yararlı oluşundan bahsetmenin hangi manalara geldiğini çevremize de sorabiliriz. İster Müslüman olunuz, İsterseniz Hristiyan… Hangi ırktan ve dinden olursak olalım, önce insan değil miyiz… Sokaktaki kedi ve köpeklere ağıt yakan insanlarımız “İNSANIN“ vahşice öldürülmesi sözkonusu olduğunda susuyorlarsa, o modern insanların her şeyden önce “İnsanlıklarını“ sorgulamaları-sorgulatmaları gerekiyor. Korona testinden önce insan olup-olmadığımızı test ettirelim. Ne dersiniz…

Okunma Sayısı: 2447
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Osman

    4.11.2020 10:51:39

    Tebrik ederim Şükrü bey İnsanlığı mı hatırlattığınız için İnşallah çin de hürriyeti demokrasi yi öğrenecek Yaşasın özgür çin ve dünya

  • Eddai

    3.11.2020 19:20:34

    Günümüz insanin büyük bir kismi sorgulama yetenegini kayip etmis ve hevesat sarhosluguna hapsolunmus. Peki ihtiyac ile hevesatin farki ne? Küresellesme bir sürec ve Ahirzaman levhasinda en ihtisamli ve bir okadar da tehlikli dönemini yasiyoruz. Bu süreci dogru okuyabilmek ve gözlemleyebilmek icin NAZAR,NIYET ve AHLAK'i dogru zemine oturtmak gerekiyor. Yazilarinizdan bu anlamda cok istifade ediyoruz ve mutlaka devamini bekliyoruz.

  • Şahin

    3.11.2020 18:41:59

    bu asrın bu acib tehlikesine karşı, Risale-i Nur'un hizmet ve meşgalesi, şimdiki siyaseti ve cereyanlarını o derece nazarımdan ıskat etmiş ki; bu harb-i umumîyi bu dört ayda merak etmedim, sormadım. Hem Risale-i Nur'un has talebeleri, bâki elmaslar hükmünde olan hakaik-i imaniyenin vazifesi içinde iken, zalimlerin satranç oyunlarına bakmakla vazife-i kudsiyelerine fütur vermemek ve fikirlerini onlar ile bulaştırmamak gerektir. Cenab-ı Hak bize nur ve nuranî vazifeyi vermiş; onlara da, zulümlü zulümatlı oyunları vermiş. Onlar bizden istiğna edip yardım etmedikleri ve elimizdeki kudsî nurlara müşteri olmadıkları halde, biz onların karanlıklı oyunlarına vazifemizin zararına bakmağa tenezzül etmek hatadır. Bize ve merakımıza, dairemiz içindeki ezvak-ı maneviye ve envâr-ı imaniye kâfi ve vâfidir. Said Nursi Kastamonu Lâhikası - 118

  • Abdurrahman KOÇAK

    2.11.2020 21:52:59

    Çin ya yokluğu seçecekti, yada çevre kirliliği ile aç kalmamayı. Aç kalmamayı şeçti. Refah seviyesinin yükselmesi için üretim şart. Covid 19 un labaratuvarda üretildiği konusu çok iddialı bir tez. Üreten her millet kazanır Avrupadada örnekleri var.Bahtiyar Alman milleti gibi.

  • Sezai MUMCU

    2.11.2020 16:38:35

    1)Evet, ciger yakan, vicdanlarimiza hücüm eden hakikateler bunlar, bugünkü güncel Dünya nüfus verilerine göre 1 milyar 414 milyon Hz. Adem evladinin yasadigi bir ülke Cin. Bu insanogullarinin Allah tarafindan ihsan edilen haklari bizim vicdanimizda KORUNMUSTUR ve gercek hayatta da KORUNMALIDIR. Onlarin da RIZKLARI Allah'in garantisi altindadir. Cin'in zalim yöneticilerinin vebalini 1 milyar 400 milyon insana dagitamayiz.

  • Sezai MUMCU

    2.11.2020 16:37:57

    2)Evet, biz hamdolsun Anadolu'da ni'metlere garkolduk, her ne kadar siyasetcilerimizi bazi konularda ihtar etsek bile onlar da imanli, vicdanli insanlar ve hatalarindan döndüklerini müsahede ediyoruz. Evet, Anadolu'da cok büyük ihsanlara mazhar oluyoruz Risale-i Nur Külliyati gibi kutsal hazine bize Dünya insanlarina sunalim, ulastiralim diye emanet edilmis. Demiyor mu Üstadimiz Hazretleri Bediüzzaman Said Nurî mealen sizin bu Allah rizasina matuf kudsî vazifenizden ötürü Hz. Ali RA, Hz. Gavs KS gibi zatlar arkanizda ZAHIR (DESTEKTIR).

  • Sezai MUMCU

    2.11.2020 16:37:35

    3)Dünya'yi ENKAZI ALTINDA BULUNDURAN DEHSETLI ZELZELEDE (ZULMLERDE) NURCULARIN YARDIMINI ACILEN BEKLEYEN ADEMOGULLARINA YARDIMA MECBURUZ. Ecelleri gelmeden yardimimiz ulasirsa ne mutlu. Evet, her hizmet önemli, her katki acilen gerekli.

  • Hüseyin

    2.11.2020 14:05:11

    Paranın dini ırkı ülkesi yok nereyi cazip görürse güven duyarsa oraya gider.Çin,her yıl düzenli artan üretim kapasitesiyle itici gücüyle  küresel dünya pazarının lideri konumunda..Covid 19 sürecinde büyüyen ekonomisiyle huawei xiaomi gibi global teknoloji devleriyle her geçen gün dünya pazarlarında rakiplerini zorlayan yer yer öne geçen markalarıyla çekim merkezi.. Yönetimde komünist ekonomide neoliberal olan Çinde kapitale yabancı sermayeye hürriyet, demokrasi, hukuk var lakin insana demokrasi ve  hukuk yok..Emek sömürüsü insan hakları hukuksuzluk ve  korku had safhada..

  • Niyazi N.

    2.11.2020 12:26:33

    Çin herşeyiyle, komünist parti yöneticileri, elitleri ve zenginleri eliyle, Rothschild’ın at koşturduğu, hükümran olduğu, global menhus emellerini icra ettiği bir ülke şimdi. Sömürülen Çin milleti er ya da geç intibaha gelip, Üstadın işaret ettiği gibi hürriyetlerine kavuşacaktır.

  • İhsan

    2.11.2020 12:06:15

    Yazınızdan öyle anlıyorum ki; bahsettiğiniz dünya yıkıcıları bu defa sessizce İpek yolundan ihanet edeceklere benziyorlar. Zaten Amerika ve Avrupa'nın geleneksel sömürüsünden yararlanarak Afrika'yı azıcık işgal ettiler bile..

  • Selim

    2.11.2020 11:55:14

    Yazinizda yeni dunya duzeninin kominizm oldugunu anladim.

  • Bülent Bektaş

    2.11.2020 10:48:06

    Kesinlikle katılıyorum çok güzel bir yazı olmuş

  • Ertuğrul

    2.11.2020 10:28:23

    Ahir zamanın tahripkar hareketi her zaman kuzeyden veya batıdan gelmiyormuş.

  • Nura

    2.11.2020 08:56:52

    Önemli olan misyonu: Komite istibdadı, dinsizlik, ahlaksızlık ve zulüm. İşte deccaliyet...

  • sefer hoca

    2.11.2020 08:55:19

    İnsanoğlunun vahşeti koronadan beter.Hayvan sevgisi sadece maske olabiliyor..Sahte gözyaşları kadar..

  • Erhan

    2.11.2020 08:26:11

    Çini imalat merkezi yapmaları, tekelleşmeyi kolaylaştırmakmış. Yani dünya sermayesini kontrol etmek. Güzel tesbitler, Allah razı olsun.

  • Hayati

    2.11.2020 08:15:38

    Devamlı Batıya ve kuzeye baktığımızdan, Çin üzerinden bir tehlikenin dünyayı tehdit edeceğini düşünmemiştim.Güzel bir analiz oldu.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı