Çorum’dan Süleyman Alıç: Sekizinci Lem’ada, Zembili Ali Efendi’nin Kanunî Sultan Süleyman’a verdiği cevabı açar mısınız?”
Onuncu Padişah
Kanunî Sultan Süleyman, 6 Kasım 1494 Trabzon doğumludur. Osmanlı Hükümetinin 10. Padişahı, İslam’ın da 89. halifesidir. Adaletli yönetimine ithafen batıda Muhteşem Süleyman, doğuda ise Kanunî mahlasıyla anılır. 1520 yılında padişah oldu, 1566 yılındaki ölümüne kadar, 46 sene Osmanlı’yı yönetti. Osmanlı’nın en uzun süre padişahlık yapan ve en çok seferlere çıkan padişahıdır.
Kanunî Sultan Süleyman toplumda eğitim, vergi ve ceza hukuku ile ilgili önemli hukukî değişiklikleri bizzat başlattı. Genelde Osmanlı’nın başkadısı olan Ebussud Efendi ile çalıştı. Osmanlı hukukunu iki ayrı biçimi olan Sultanî hukuk ve Dinî hukuk arasındaki ilişkiyi uyumlu hale getirdi.
Kanunî Sultan Süleyman kendisi aynı zamanda seçkin bir şair ve kuyumcudur. Sanat, Edebiyat, mimarî ve idarî açıdan Osmanlı’ya altın çağı yaşattı.
Zamanında Osmanlı yüzölçümü olarak en geniş topraklara sahip oldu. Altı milyon kilometre kare olarak aldığı Osmanlı topraklarını on dört milyon kilometrekareye çıkardı.
Onun zamanında Osmanlılar topraklarını batıda Avrupa içlerine kadar, güneyde Kuzey Afrika içlerinden Habeşistan’a, Yemen’e, Kuzeyde Rus steplerine kadar genişletti.
Zembilli Ali Efendi
Osmanlı’nın sekizinci Şeyhulislamıdır. Karaman’da doğdu. İlk tahsilini Karaman’da ve Konya’da yaptı. Ardından İstanbul’da zamanın alimlerinden Molla Hüsrev’den ve Bursa’da Sultan Medresesinden Hüsamzade Muslihiddin’den ders aldı.
1502 Yılında Bayezıd Medresesine müderris ve Osmanlı yönetimine de Şeyhülislam oldu. Kendisi II. Bayezıd, Yavuz Sultan Selim ve Kanunî’ye toplamda 24 yıldan fazla şeyhülislamlık yaptı. Haksever ve cesur kimliğiyle tanındı. Karşısındakinin padişah olmasını önemsemez, bildiği hakkı savunurdu.
Zembilli Ali Efendi evinin penceresinden her gün zembil sarkıtır, problemi olanlar dertlerini yazarak bu sepetin içine bırakırlar. Akşam olunca zembili yukarı çeker ve sorular varsa cevaplardı. Bu sebeple kendisine Zembilli denmiştir.
Kanunî’yi Eleştirmesi
Söz konusu Sekizinci Lem’a’da Bediüzzaman Zembilli Ali Efendi’nin Kanunî Sultan Süleyman’a verdiği cevabı misal kabilinden işliyor.
Aslında Kanunî Sultan Süleyman şeriata mugayir kanunları açık şekilde almak istiyor değildir. Ancak şer’îliği tartışılan bazı meseleleri ululemr salahiyetiyle kanun hükmüne getirmek istemiştir. Fıkıhta çok tercih edilen başka meseleler varken, az tercih edilen kavillerle amel etmiştir. Bunlar muâmele-i şer‘iye, mîrî arazinin ve icâreteynli vakıfların sınırsız süreli kira akdiyle işletmeye verilmesi gibi hususlardır. Kanunî Sultan Süleyman bu gibi kanunları farklı bir çözüm olabileceği açısından tartışılmasını istemiştir.
Zamanın Şeyhülislam’ı tarafından şiddetli tenkit edilmesi bundandır.
Rivayete göre Kanunî Sultan Süleyman, çok suyu bulunan Kırk Çeşme Sularını İstanbul’a getirip şehrin su ihtiyacına karşılıyor. Bu güzel bir hizmettir şüphesiz. Ama Zembilli bunu fırsat bilerek Padişaha sert bir biçimde şöyle çıkışıyor:
“Sen Avrupa'dan şeriata uygun olmayan kanunları getirmekle öyle bir fena iş yaptın ki, senin İstanbul’a getirdiğin suların cümlesi üzerinden geçse, yüz senede temizleyemez. Yaptırdığın çeşmelerin hayrı ona kefaret olmaz.”1
Bu sözle Zembilli Ali Efendi, Kanunî’nin batılılaşma eğilimini eleştiriyor. Batı yerine İslam fıkhının kendisine yeterli hukukî malzeme sağladığını söylemek istiyor.
Burada öncelikle gördüğümüz, Zembilli’nin eleştirisini hiç çekinmeden yapmış olmasıdır. Osmanlı’nın ilim makamına verdiği kıymeti, ilim adamına sağladığı dokunulmazlığı, idarî makamda olan birisinin gösterdiği fikir hürriyetini görmekteyiz.
Allah onlardan razı olsun.
Dipnot:
1- Lem’alar, s. 81.