"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bir mevsimin dönüş hazırlığı

Süleyman KÖSMENE
11 Mayıs 2021, Salı
Ramazan ayının sonu geldi dayandı.

Her ayrılık gibi bu da zor olacak. Çünkü rahmetten ayrılmak kolay değil. Ama eksikli kusurlu da olsa ibadetlerle Rabbimize duâlarımızı, niyazlarımızı, ibadetimizi, kulluğumuzu, münacatımızı, tövbemizi inşallah ulaştırmaya çalıştık. Bir rahmet mevsimiydi. Aramızda fazla oyalanmadı. Çabuk geçti. İnşallah hüsn-ü şahedetle geçti diye umuyoruz. 

Tövbe Ettik mi?

İbadetlerin her biri bizim için fıtrî biçimde tövbe hükmüne geçiyor. Namaz da öyle, oruç da öyle, zekât ve sadâkalarımız da öyle. İnşallah bu ayki ibadetlerimiz de bizi tasfiye süzgecine aldı, günahlardan arındırdı. 

Yine de son defa amelimize bir bakalım. Üzerimizde kul hakkı var mı? Tövbe etmemiz gereken günahımız var mı? Helâlleşmemiz gereken birisi var mı? Rahmet bizi kucaklarken, mağfiret günahlarımızı tamamen imha etmek için üzerimizde dönerken, Cehennem’den azat günlerine gelmişken… Her elini açana mağfiret ve Cehennem’den azat müjdesi verilmişken… Allah’a dönmekten, günahımızı sadece Allah’a itiraf etmekten, gözyaşı dökmekten, bağışlanmanın bir yoluna bakmaktan imtina etmeyelim.   

Unutmayalım, bu gün ve gecelerde Cehennem’den azat olanlar Cehennem’e inşallah girmeyecekler. Tövbe etmek mi zordur, Cehennem’e girmek mi; düşünün! Elbette Cehennem’e girmek diyeceksiniz. Tövbe eden Cehennem’den inşallah azat olacağına göre, bu umutla ellerimizi açalım. Allah kulunu bağışlamayı sever. 

Fitremizi Verdik mi?

Fitre oruç ibadetimizi tamamlayan bir ibadettir. İbn-i Abbas (ra) der ki: “Resulullah Efendimiz (asm), fitreyi oruç tutanı kusurlardan arındırsın ve fakirlere yiyecek bir lokma olsun diye emretmiştir.” 1

Abdülkâdir Geylânî Hazretleri der ki: “Fitre vermek, oruçlu için bir temizleyicidir… Oruçlunun eksiklerini tamamlar; sevabını ikmal eder. Tıpkı işlenen günahlara tevbe-istiğfar gibi, yanlış kılınan namaz için yapılan sehiv secdesi gibi…”

Fıtır sadâkası Hanefî Mezhebi’nde vacip, diğer üç mezhepte farz hükmündedir. Verilme zamanı bayram namazına kadardır. 2 

Fitre herkesin verebilmesi için, fakirin bir günlük orta halli yiyeceği olarak az miktarda belirlenmiştir. Ama dileyen fazla verebilir. 

O halde henüz vermediysek, fitrelerimizi bayram namazından önce etrafımızdaki muhtaç kişileri bulup vermemiz inşallah makbul olacaktır. 

Fidyemizi Verdik mi?

Fidye Ramazan ayında hastalık nedeniyle oruç tutamayanların yapması gereken bir ibadettir. Hastalık sebebiyle tutulamayan her bir günlük orucun fidyesi bir fitre kadardır. Otuz gün tutulamamışsa otuz fidyedir. Bazı günler tutulamamışsa, tutulamayan günlerin fidyesi verilir. Tutulan günlerin fidyesi verilmez. 

Fidye âyetle sabittir: “Fazla ihtiyarlık veya ağır hastalık gibi sebeplerle oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin, bir yoksul doyuracak kadar fidye vermesi üzerlerine bir vecibedir...” 3 

Demek bu fidye ruhsatından oruç tutamayan ve kaza olarak da tutmaları umulmayan hastalar ve yaşlılar faydalanabilirler. Ancak fidye veren kimse iyileşir ve oruç tutabilecek bir kudrete ulaşırsa, orucunu tutması gerektiği unutulmamalıdır. Bu durumda verdiği fidye sadâka sayılır. 

Kırgınlığımız Var mı?

Mübarek günlerden geçiyoruz. Bayram geliyor. Kırgın olduğumuz kimseler varsa kendimizi aşalım ve barışalım. Barışmakta hayır vardır. Dargınlıkta hayır yoktur. Dargınlık, düşmanlıkları körüklemekten ve arttırmaktan başka bir işe yaramaz. Haklıyım diyorsak bile, çok kırıldım affedemiyorum diyorsak bile, ilk hareketi ben gösterirsem beni haksız sayarlar diyorsak bile barışalım. Allah bizi haksız saymaz.  

Dargınlıkta gerekçemiz ne olursa olsun; şu içinden geçtiğimiz mübarek ve ağır günlerden daha önemli değildir. 

Evhama girmeyelim. Kur’ân “barış hayırdır” 4 diyor. Nefsimizi değil, Kur’ân’ı haklı çıkaralım inşallah. 5 

DUÂ

Allah’ım! Şanına lâyık bir ibadetim olmasa da… Hakkını ödeyen bir şükre sahip olmasam da… Kusurlarım ve noksanlıklarım ibadetlerimden çok olsa da… Sen Aziz’sin, Ğafur’sun, Afüv’sün, Rahim’sin. Affeyle, bağışla, merhamet eyle, kabul eyle ya Rabbi! Âmin. 

Dipnotlar:     

1- Müsned, II, 277; V, 432. 2- İbn-i Mâce, Zekât, 21. 3- Bakara Sûresi: 184. 4- Nisa Sûresi: 128. 5- Bediüzzaman, Mektubat, s. 314.

Okunma Sayısı: 1717
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı