"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsan bekaya âşıktır

Süleyman KÖSMENE
21 Ekim 2021, Perşembe
Ahmet Bey: ‘Cehennem de olsa beka isterim’ diyen nefis midir, kalp midir?

Nefis İmtihandadır

Nefse sorarsanız nefis Cehennem istemediği gibi, bekayı da ahirette değil, dünyada ister. Aslında ahiret nimetleri nefsin çok daha fazla hoşlanacağı cinsten nimetler! Nefis bunu orada muhakkak görüp teslim edecektir.  

Ama imtihandan ve hesaptan geçip Cennet’e ulaşınca bunu görecektir!

Nefsin hoşuna gitmeyen ve şimdilik canını fena halde sıkan şey ise, içinde bulunmak zorunda kaldığı imtihan ve mahkeme-i kübradaki hesaptır!

Nefis hesabını dünyaya göre yapıyor! Dolayısıyla şimdilik Cennet’i de, Cehennem’i de kendisine uzak görüyor! Oysa insan ruhu, fıtratı, vicdanı, kalbi bekaya âşıktır! Hem, dünyadaki değil; ahiretteki bekaya âşıktır. Dünyaya talip değildir.

—Aslında bekada nefsin de çok menfaatleri olduğu bir vakıadır! Fakat nefiste “zalum ve cehul” sıfatı hâkim olduğundan 1; nefis cehaleti başına geçiriyor ve kendine zulmediyor.—  

Nefis ahiretteki bekayı düşünemiyor, ebediyet için bir hazırlık yapamıyor, ebediyeti uykularını kaçırmaya değer bulmuyor!

Kalp Bekayı İster

 Nefis şu anı düşünüyor! Bu sebeple, bekaya müştak olan nefis değil; kalptir!

Nitekim Bediüzzaman diyor ki, “İnsanın fıtratında bekaya karşı gayet şiddetli bir aşk var…. İnsan bekaya âşıktır” 2 “İnsanın kalbi ve şuuru bütün kuvvetiyle beka istiyor.” 3

Keza Bedîüzzaman diyor ki: “Kim kendi uyanık vicdanını dinlerse, “Ebed, ebed!” sesini işitecektir. Bütün kâinat o vicdana verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramaz. Demek, o vicdan, o ebed için mahlûktur.” 4

Kalp esasen Allah’a müştaktır. Bedîüzzaman, yolunu şaşırmamak, yani nefse uymamak kaydıyla kalbin beka yoluyla esasen Allah’a âşık olduğunu şöyle dile getiriyor: “Bendeki aşk-ı beka, bendeki bekaya değil, belki sebepsiz ve bizzat mahbub olan kemâl-i mutlak sahibi Zât-ı Zülkemâlin ve Zülcemâlin bir isminin bir cilvesinin mâhiyetimde bir gölgesi bulunduğundan, fıtratımda o Kâmil-i Mutlakın varlığına ve kemâline ve bekasına müteveccih olan muhabbet-i fıtriye, gaflet yüzünden yolunu şaşırmış, gölgeye yapışmış, aynanın bekasına âşık olmuştu.” 5 Ve nihayet Bedîüzzaman, şu yüksek neticeye ulaşır: “Benim mahiyetim hem baki, hem sermedi bir ismin gölgesi olur; daha ölmez!” 6

Kalbe Allah Korkusu Yetiyor

Cehenneme gelince… Allah’a müştak insan kalbi artık ne Cennet’i hedef-i maksat yapıyor; ne Cehennem’den korkuyor! 

Safi ve halis Allah korkusu ona yetiyor.

Meselâ bir Ebu Bekiri’s-Sıddık (ra), ehl-i iman namına Cehennem’e girmeyi göze alabiliyor. Bir Bedîüzzaman, Kur’ân’ımızın yeryüzünde cemaatsiz kalmaması ve milletimizin imanını selâmette görmek şartıyla Cehennem’in alevleri içinde yanmayı göze alabiliyor! 7

Şuâlarda ve Asa-yı Musa’da Bediüzzaman’ın bahse konu olan şu ifadesi insan kalbinin ve kalbi besleyen hayal kuvvetinin bir derin arzusu olsa gerektir:

“Bir zaman, küçüklüğümde, hayalimden sordum: “Sana bir milyon sene ömür ve dünya saltanatı verilmesini, fakat sonra ademe ve hiçliğe düşmesini mi istersin? Yoksa, bâki, fakat âdi ve meşakkatli bir vücudu mu istersin?” dedim. Baktım, ikincisini arzulayıp birincisinden “Ah!” çekti. “Cehennem de olsa beka isterim” dedi.” 8

Nihayet, hemen ardından Bediüzzaman, insan mahiyetinin ebediyetle şiddetle alâkadar olduğunu teyid ediyor. “İşte, madem mahiyet-i insaniyenin bir hizmetkârı olan kuvve-i hayaliyeyi bu dünya lezzetleri tatmin etmiyor; elbette gayet cami mahiyet-i insaniye, ebediyetle fıtraten alâkadardır.”

Kuvve-i hayaliyeyi nefsin de kullandığı bir vakıadır. Fakat nefis bu kuvveyi dünya lezzetleri için kullanıyor. Kalp ise, Cehennem de olsa ahiretteki beka için kullanıyor!

Dipnotlar:

1- Ahzab Sûresi: 72. 2- Lem’alar (yeni tanzim), s. 35. 3- Lem’alar (yeni tanzim), s. 984. 4- Sözler (yeni tanzim), s. 849. 5- Şuâlar (yeni tanzim), s. 100. 6- Şuâlar (yeni tanzim), s. 101. 7- Tarihçe-i Hayat, s. 544. 8- Asa-yı Musa, s. 37; Şuâlar, s. 201.

Okunma Sayısı: 1473
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cemal ozkaya

    21.10.2021 06:04:39

    Günahları min cezasını çektikten sonra cennete gideceğim düşüncesi adalet cihetinden ve cennetin ebedi güzellikleri anlamında nefsim tam mutmain. Ama cehennemde olsa beka isterimden murat hiç çıkmamak üzere cehennemse ben bunu diyemiyorum. Hep azap çekme olan bir yeri eğer tercih hakkim varsa nefsim ustadin dediği gibi diyemiyor. Böyle bir ihtimal olduğundan değil üstad gibi diyemiyorum. Ne dersiniz.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı