"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Musîbet neden gelir?

Süleyman KÖSMENE
14 Şubat 2020, Cuma
İstanbul’dan Ergin Boz: “Son zamanlarda gerek dünyada gerekse memleketimizde musîbetler sel gibi yağıyor. Depremden çığ felâketine corona virüsünden uçak kazasına hemen her gün üzücü hadiseler oluyor. Daha büyük musîbetler geleceğini düşünerek çok tedirgin oluyoruz. Ne yapmamız lâzım?”

GÖKLERİN VE YERLERİN TEPKİSİ 

Dünyanın çivisi çıktı. Sel gibi musîbet ondan yağıyor. Allah beterinden saklasın! Hayatın acı yüzü. Dünyanın hırsı ve günahı büyüktür. Zulmü ve kibri dehşetlidir. Acıması ve merhameti kalmamıştır. Sevgisi ve insanlığı ikiyüzlüdür.

Şurada, burnumuzun dibinde, Suriye topraklarında aşağılık filler tepişiyor sekiz yıldır. Petrol sevdasına… Başkaca dertleri yok! Bölgenin asıl sahibi halk, kadın, çoluk, çocuk nerede? Kurşundan, yıkımdan canlarını kurtaran evlerinden barklarından kaçıyor!

Dünyanın öteki yüzünde Avustralya’da, develere katliâm! O dilsiz hayvanların suçu fazla su içmeleri… Oysa bu develer besin kaynağı! Dünyada milyonlarca insan aç! Ülkeyi saran yangın, tufan, bora ve afetle gökyüzü ve yeryüzü bu hamakata tepki veriyor. “Al sana su!” diyor!

Beride dün Myanmar’da, ardından Çin’de milyonlarca Müslüman sadece Müslüman olmalarının bedelini malıyla, canıyla, namusuyla, iffetiyle, ibadetiyle ödedi. Çin işkencesinin bini bir para oldu!

ALLAH KİMSENİN YAPTIĞINI YANINA BIRAKMAZ!   

Çin’de yaşayan bir Müslüman gencin sosyal medyaya düşen tesbitleri aynen şöyle:

“Japonya’da deprem olduğunda ve Avustralya ormanları yandığında Çinliler çok sevindiler. Vuhanda bulaşıcı hastalık yayıldığı zaman, bir Çinli çıktı ve tweet’ende dedi ki: ‘Vuhanda bir soykırım yapılsın istiyorum.’ Bundan daha garibi ise bu tweeti 26 bin kişi beğendi. Çin hükümeti milyonlarca Uygur Türkünü tutuklayıp Nazilerin esir kampına yerleştirdiğinde Çinlilerin Çin hükümetine tepkisi “aferin” demek oldu. Şu an Hubei eyaletinde on şehir esir kampları gibi oldu. Nasıl ki Uygurların şehir içinde hürce dolaşması yasaklanmıştı. Çinlilere de aynısı oldu. Bütün Uygurlar yolculuktan önce denetlemeden geçerdi. Şu an bütün Çinlilere yolculuk öncesi mecburî denetleme var. Çin halkı Hong Kong’daki halka hakaret ederek şöyle diyordu: ‘Korkaklar! Protesto gösterilerine maskesiz çıkmıyorlar!’ Hatta Çin hükümeti bir kanun çıkararak Hong Kong’ta maske takılmasını yasaklamıştı. Şu an Çin’de herkes maske takıyor. Hatta bazıları takacak maske bile bulamıyor.”

“Çin hükümeti Müslüman Uygurlara domuz eti yemeyi mecbur kılmıştı. Şimdi domuz etinin fiyatları çok pahalandı. Artık kendileri dahi domuz eti alamıyor. Çin hükümeti Uygur Müslümanları’nın bayramlarını kutlamalarını yasaklamıştı. Şu an Çinliler kendi bayramlarını ancak sosyal medyadan kutlayabiliyorlar. Çünkü onlar bu bulaşıcı hastalıktan korkuyorlar. “Tuzaklarını Allah bilip dururken onlar tuzaklarını kurmaya devam ettiler. Oysa onların tuzaklarıyla dağlar yıkılıp yok olacak değildi! O halde, Allah’ın, peygamberlerine verdiği sözden sakın cayacağını sanma! Allah güçlüdür, kimsenin yaptığını yanına bırakmaz” 1 İşte dünya böyledir.”

NE BEKLERDİNİZ  

Gelelim Türkiye’ye… Adalet-i mahza öldü! Ruhuna el-fatiha! Adalet Bakanlığı’na göre 780 bebek ve 3 bin çocuk cezaevinde! … Masumların ve suçsuzların hakkını savunmak abesle iştigal, ateş parçası! At izi, it izinde… Adalet ters işliyor! Masum olduğunuzu ispat etseniz de, etmeseniz de cezaevlerinde hicran içinde çürürsünüz! Ağlayanınız bile olmaz!

Öte tandan aristokratın eli milletin cebinde… Haram helâl yok! Allah korkusu hak getire! Millet malı deniz! İsraf bir dipsiz kuyu!

İnsan ise, tepki vermekten korkuyor!

Ne beklerdiniz? İnsan tepki vermeyince iş yerlere, göklere, karlara, kışlara kaldı! Hiç olmazsa onlar tutuklanmıyor! Verdiği dersler anlaşılırsa ne âlâ!

Anlaşılmazsa zulme devam! Nasıl olsa yiyen var! Var bunda bir hikmet diyen var! Elleri patlayana kadar alkışlayan var!

Ama Cenab-ı Allah diyor ki: “Öyle bir belâdan sakının ki o, içinizden yalnız zulmedenlerle kalmaz. Allah, azabı çetin olandır.” 2

Bediüzzaman’ın sözü hâlâ kulaklarımızda çınlıyor: “Zalimler için yaşasın Cehennem!”

Dipnotlar:

1- İbrahim Sûresi: 46, 47. 2- Enfal Sûresi: 25.

 

Okunma Sayısı: 4218
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan ÇALIŞAN

    14.2.2020 11:14:28

    Süleyman hocam,bu ifadeler"Ne beklerdiniz? İnsan tepki vermeyince iş yerlere, göklere, karlara, kışlara kaldı! Hiç olmazsa onlar tutuklanmıyor! Verdiği dersler anlaşılırsa ne âlâ! insanı derinden düşündürüyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı