"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Seyfeddin Ağabeyin ardından

Ümit Acar
22 Temmuz 2011, Cuma
Onunla tanışmamız yaklaşık 15 sene öncesine dayanıyor. Maltepe dershanesine ilk girdiğimde samimî tavırları, mütebessim siması ile hemen dikkatimi çekmişti. İlk konuşmamızda hemen kendini sevdirmişti.

Sonrasında kendisiyle çok teşrîki mesaimiz oldu. Dersler, yaz programları, geziler… Onunla en son bir şark gezisinde beraber olduk. Sağlık problemlerine rağmen bizleri kırmayıp geziye katılmıştı. Gezi boyunca da şevk kaynağımız olmuş, ilâhileriyle bizleri duygulandırmıştı.
Allah (cc) dağına göre kar veriyor. O Eyyüb (as) misâl sınandı. Rabbim onu önce şeker hastalığıyla imtihan etti. Bu imtihanı geçti. Hakimi Rahîm göz emanetlerini ondan geri istedi. O da hiç itiraz etmeden kemali rıza ile memnuniyetle, teslimiyetle “ale’rre’si ve’layn” diyerek verdi. Bu kayıp, onun hizmet şevkini hiç azaltmadı. Aksine daha da arttırdı. Onu teselliye gidenler tesellî buldular. Sıkıntılı, huzursuz olanlar yanında huzur ve moral buldular. Şimdi de Hâlıkı Hakîm ondan beden emanetini aldı. “Gel kulum! Sen imtihanını başarıyla tamamladın. Artık sana musîbet dokunmayacak, sana yalnız mükâfat yağacak!” dedi adeta.
O Ankara’da talebe hizmetleri denince ilk akla gelen isimdi. Ondan çok şey öğrendik. Hayatının tek gayesi genç dimağlarda Nur tohumları ekmekti. Bütün mesaisini talebe hizmetlerinin inkişafına adamıştı. Semtlerden gelen talebe hizmetleriyle ilgili güzel haberler onun dertlerine deva, hastalıklarına şifa kaynağıydı. Etrafında onlar, yüzler halka olup ona muâvin ve zahir oldular. Ondan aldıkları şevkle, enerjiyle semtlerinde nice gençlere Nurları tanıttılar.
Yolun açık olsun bahtiyar ağabey! Arkanda sana duâcı olarak nice tertemiz gençler bıraktın. Bugün Ankara’da, Geyve’de, Çaycuma’da nurlu programlar yapan yetiştirdiğin talebeler gibi. Günah cihetinde öldün, ama inşâallah bu gençler adedince sevap cihetinde yaşayacaksın. Bu gençler senin adına da okuyacaklar, dinleyecekler, hizmette koşacaklar. Tatlı sesinle yolculuklarda okuduğun ilâhiler kulağımızda bir hoş seda olarak hep kalacak.
Biliyorum ki, Üstad ve ağabeyler seni bekliyorlar. Âlemi ervahta nurlu ruhlar seni hoşâmedî edecekler. Ben şahidim ki, burada zorlu imtihanı hakkıyla verdin. Ya bu günahkâr kulun hâli ne olacak? Mahşer günü “Bu da benim arkadaşımdı” de, olur mu?

Okunma Sayısı: 955
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı