"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İlginç bir okul: Yalınayak Koleji

Yasemin GÜLEÇYÜZ
08 Ocak 2020, Çarşamba
Geçtiğimiz günlerde okuduğum ve ibretle tefekkür ettiğim bir makale eğitimin toplum hayatındaki önemini vurguluyordu. Makale ‘’Yalınayak Koleji’’ başlığını taşıyordu.

Okuduğumda yüzyıl öncesinden hazırlanan altın formülü hatırladım:  

ALTIN FORMÜL

Bediüzzaman Hazretleri geri kalmamızın sebeplerini ve çaresini şu veciz formülle dile getirmiştir: ‘’Bizim düşmanımız cehalet, zaruret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz.’’

Halk arasında sınıf farklarının çok keskin olduğu bir ülke olan Hindistan’da yaşanan ve toplumun en alt tabakasını dönüştüren bir eğitim projesinin adı ‘’Yalınayak Koleji’’. Zengin bir ailenin, iyi eğitim almış oğlu olan Bunker Roy kimya mühendisi olduğunda ilginç bir eğitim projesiyle farklı alana yönelir. Köyleri, sokakları dolaşır. Zamanını okuma yazma bilmeyen kişileri eğitmek amacıyla geçirir. Onların dar dünyalarını genişletmek için çalışır. ‘’Size diploma gerekmiyor. Zor geliyorsa okuma yazmayı bile ikinci plâna alabilirsiniz. Yeteneklerinizi öğrenmek zorundasınız. Yeteneklerinizi öğrendiğinizde bunları bilgilerinizle birleştirip hayatınızda kullanmalısınız’’ der.

Muhataplarının ayaklarında ayakkabı yoktur. O yüzden okula “Yalınayak Koleji’’ adını verir. Sadece gündüz değil, gece de eğitim yapılır. Uzman bir doktor çağırılır, ebe olmak isteyen kadınlara ‘’ebelik’’ dersleri verilir. Bir başka sınıfta tarım uzmanı isteyenlere ziraat dersleri verir... Bu okulda öğrenciler okullarını, sınıflarını, sıralarını kendileri yaparlar. Taş-duvar işçiliğini, marangozluğu, kiremit döşemeciliğini öğrenirler. İşlerini öğrendiklerini ispat edenler diploma almasalar bile kendi ihtiyaçlarını kendileri giderebilmeyi becerirler.

Köylerde kadınlar güneş enerjisini evlerinde en verimli şekilde kullanabilmeyi, yakıt aramadan yemeklerini pişirmeyi öğrenirler.

Kendi elleriyle, üreten, yapan, tamir eden, kabiliyetlerini geliştiren kaliteli insanlar olarak yeni bir ufuk açılır önlerinde. 

(Kaynak: www.matematiksel.org)

HÜLÂSA

İnsan bu dünyaya ilim ve duâ ile tekâmül etmek için gönderilmiştir. İlim dar dünyamızı genişletir, önümüze yeni ufuklar açar. Hele de öğrendiğimiz ilim sadece dünya hayatına değil, ahirete de yönelikse iki cihan saadetini kazandırır bize. 

İşte bir Kur’ân tefsiri olarak Risale-i Nurlar’da bu sırrın anahtarı vardır!

Okunma Sayısı: 2375
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdurrahman AYDIN

    8.1.2020 03:32:32

    Şimşek çaktırması gereken bir proje imiş! Bizde "Meslek Edindirme Kursları" bu projenin ruhuna uygun aslında. Ne var ki, herkes liseyi bitirmek zorunda!? Üniversiteyi bitirip başka bir meslek öğrenmek zorunda kalmak ne acı! Allah herkese hayatında lazım olacak malzemeyi saklasın diye ardiye mahiyetinde bir hafıza ve zaman vermiş. Bize, en verimli çağımızda, bu ardiye, öyle eşyalarla doldurtulmuş ki, onların çoğunu hayatımızda bir kez bile kullanmıyoruz. Nihayet bir mesleğe yöneldiğimizde onun gerektirdiği alet edevatı koymak için ardiyede çok az yer kaldığını görüyoruz. Kediye yüzmeyi, balığa da kavağa çıkmayı öğretmek için kimbilir ne masraflar yapıyoruz. Herşeyi öğrensinler, fena mı(!) Oysa her şeye el atan her şeyi kaybeder! Üstad (ra) kısa yoldan "Yalınayak Medresesi" tesis etmeseydi, bu en lüzumlu ilmi nasıl ve nereden elde edecektik değil mi?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı