"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Önyargılar

Yasemin YAŞAR
13 Temmuz 2019, Cumartesi
Kadının biri havaalanında bekliyordu. Uçağının kalkmasına daha epey zaman vardı.

Havaalanındaki dükkândan bir kitap ve bir paket kurabiye alıp, kendisine oturacak bir yer buldu. Kendisini kitabına öyle kaptırmasına rağmen yanında oturan adamın olabildiğince cüretkâr bir şekilde aralarında duran paketten birer birer kurabiye aldığını gördü.

Adam yavaş yavaş kurabiyeleri tüketiyordu. Kadın kendi kendine şöyle dedi, “Kibar bir insan olmasaydım, morartırdım şu adamın gözlerini!” Her kurabiyeye uzandığında, adam da uzatıyordu elini. Sonunda pakette tek bir kurabiye kaldı. Kadın, “Şimdi bakalım ne yapacak?” dedi kendi kendine. Adam, yüzünde asabî bir gülümsemeyle uzandı son kurabiyeye ve ikiye böldü. Yarısını kendi ağzına attı, yarısını da kadına uzattı. Kadın kurabiyeyi sert bir şekilde adamın elinden aldı ve “Aman Allah’ım, ne cüretkâr ve ne kaba bir adam, üstelik bir teşekkür bile etmiyor!” dedi. 

Kadın, anons yapılır yapılmaz ve uçağa binmeye doğru ilerledi, uçağa bindi, koltuğuna oturdu. 

Kitabını okumak üzere, elini çantasına uzattı, bir de ne görsün! Kurabiyeler paketiyle çantasındaydı. Çaresizlik içinde, “Eğer bunlar benim kurabiyelerimse, ötekiler de onundu ve benimle her bir kurabiyesini paylaştı!” dedi. 

Özür dilemek için artık çok geç kaldığını anladı.

Çoğu zaman bizlerde hayata, kişilere hadiselere önyargılarla bakarız. Kalıplaşmış düşüncelerle bakmak belki de kolay olan yolu seçmektir. Hiç başka türlü olmasını akla bile getirmek istemeyiz. Çünkü her defasında yeniden değerlendirmek, değişimin olabileceğini akla getirmek veya kendi yanlış nazarımızın muhasebesini yapmak biraz zor gelmektedir.

‘Bu dünyada en çok sevdiğim kişi terzimdir.’ diyen bilgeye neden diye sorulur. O da, “Çünkü her gittiğimde ölçümü yeniden alır ve beni öyle değerlendirir. Diğerleri ise ilk kez gördüklerinde bir kez karar verir ve beni her zaman öyle değerlendirirler.” der.

Bizler genelde önce görür, sonra tanımlarız, fakat daha önce edindiğimiz kalıplaşmış düşünceler, duygu ve tutumlar, öğretilenler yeterli bilgiye sahip olmadan edinilmiş hatalı izlenimler, zihinlerde peşin hükümleri ortaya çıkarır ve artık insan önce tanımlayıp sonra görmeye başlar. 

Önce yargılar sonra ifadesini alır. Önce ceza verir sonra dinler. İşte önyargıların başladığı nokta bu olsa gerektir. Önyargılar beynin yanlış kalıplar oluşturmasıdır. Bir nevi zihinlerin at gözlüğüdür.

Şimdiki zamanda gördüklerimiz aslında daha önce gördüklerimizin bir sonucu değil midir? Ünlü ressam Ruskin, resim yapmanın bütün teknik gücü, gözün masumiyetini geri kazanmakta yattığını ifade etmesi manidardır.

Hasılı, göz çoğu zaman önyargılarla bakar. Bu yüzden göze masumiyet kazandırmak gerekir. Nasıl sabrın gücü, onu şimdiye yoğunlaştırmak, geçmiş ve geleceği bölmemekle ortaya çıkıyorsa, sağlıklı bakış açısının, önyargılardan kurtulmuş nazarların ortaya çıkması da yine şimdinin gücü ile olacaktır. Yani nazarlar ne geçmişin kirlerini, ne de geleceğin endişelerini taşımadan, salt şimdi masumiyetiyle bakmakla ancak masumlaşacak, doğru değerlendirecek ve doğru iletişim kuracaktır.

Okunma Sayısı: 1712
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı