21 Ekim 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kazım GÜLEÇYÜZ

Dağdan iniş


A+ | A-

On sene önce Kenya’da CIA tarafından teslim edildiği Türk güvenlik ekibine uçaktaki ilk sözü “Hizmete hazırım” olan Apo, bilâhare, şimdi olduğu gibi bazı PKK militanlarını “barış elçisi” olarak göndertmişti.

Ama sonrasında süreç farklı gelişti.

Apo’nun “ele geçirilmesi” ile yakalanan “PKK’yı bitirme” fırsatı, Ankara tarafından değerlendirilemedi. Ve on yıl daha kan akmaya devam etti.

Son günlerde medyaya yansıyan bazı kırık dökük bilgiler, Apo’nun İmralı’ya tıkılmasından sonra nasıl bir yol takip edileceği konusunda Ankara’nın elinde koordinatları çizilmiş net bir yol haritası ve strateji bulunmadığını gösteriyor.

Eğer bu iddialar doğru ise, akmaya devam eden kanda bu şaşkınlığın da büyük hissesi var.

Eskiden beri fısıltı gazetesiyle alttan alta seslendirilip, bilhassa Ergenekon sürecinde daha da yaygın şekilde dile getirilmeye başlanan ve çok daha düşündürücü ve vahim olan bir başka iddia ise, Apo kozuna rağmen PKK’nın bitirilmeyişinin altında derin kasıtlar bulunduğu yönünde.

Bu meyanda, sıkı asker kontrolünde tutulan Apo’nun, İmralı’dan örgütü yönetmeye ve dışarıya mesajlar göndermeye devam edebilmesinin nasıl mümkün olduğu, hep kafaları kurcalayan bir soru işareti olarak bu şüpheleri güçlendirdi.

PKK ve terör fitnesinin arkasındaki dış destek işin ayrı bir vechesi; ama bu fitnenin devamında etkili olan iç faktörler hâlâ aydınlatılmış değil.

Keza silâh ve uyuşturucu ticareti ile terör eylemleri ve örgüt arasındaki bağlantıda “devlet içi çeteler”in rolü de. Bakalım, bu noktada, gizli ve karanlık ilişkilerin açığa çıkarılması açısından büyük ümitler bağlanan Ergenekon sürecinden, beklentileri karşılayacak sonuçlar çıkabilecek mi?

1999 fiyaskosundan on yıl sonra, yine Apo’nun talimatıyla Kandil’deki PKK militanlarından ve Mahmur kampı sakinlerinden bir grup, yine “barış elçisi” sıfatı verilerek Türkiye’ye gönderildi.

Terör örgütünden verilen mesajlar, “Önderliğimiz istediği için bu arkadaşları gönderiyor ve tıkanan açılım sürecini böyle açıyoruz” şeklinde.

Teslim olan grubun dokuz maddelik bir talepler listesi getirdiği de dikkate alındığında, örgütün “Gelişmelerin seyrinde belirleyici olan asıl faktör biziz, çözüm için bir şans ve fırsat daha veriyoruz” mesajı vermeye çalıştığı gayet aşikâr.

Ama işin arkaplanındaki gerçek daha farklı.

Özellikle, örgütü bugüne kadar kendi hesapları çerçevesinde Türkiye'yi zora sokmak için kullanagelmiş olan dış dinamiklerin, artık buna ihtiyaç duymadıkları yeni bir sürece girilmiş durumda.

Bilhassa, Irak’tan çekilme hazırlıkları içindeki ABD’nin, arkasında Ankara-Bağdat-Erbil üçgeninde sürekli gerginlik kaynağı oluşturacak bir PKK problemi bırakmak istemediği söyleniyor.

Konuyla bir şekilde irtibatlı olan diğer dış aktörlerin de aynı çizgide tavır alması neticesinde, örgütü tasfiye süreci hızlanmış gibi görünüyor.

Bu sürecin bize yönelik arkaplanında, Türkiye’yi bu konuda rahatlatarak, Obama ABD’sinin küresel projeleriyle uyumlu “görevler”e yönlendirme hesaplarının varlığı da işin ayrı bir ciheti.

Hafta sonu Münih’e giderken uçakta elimize geçen International Herald Tribune gazetesinde gördüğümüz Stephen Kinzer imzalı ve “Türkiye’ye yeni rol” başlıklı yazıdaki “ABD giremediği ve diyalog kuramadığı bazı ülkelere karşı Türkiye'yi devreye sokacak” mesajı bunun ifadesi gibi.

Dışişleri Bakanı Davudoğlu’nun “Dış politika hedeflerimiz Obama’nın açıkladığı yeni ABD stratejileriyle örtüşüyor” şeklindeki beyanı da.

Nitekim gelişmeler bu çizgide şekilleniyor.

Böyle olunca, yeni bölgesel dizayn projelerinde PKK’ya da; hem ona hayat veren, hem de onu bahane ederek kendi varlığını sürdüren derin Ankara çetelerine de yer olmadığı ortaya çıkıyor.

Dağdakilerin düz ovaya iniş sürecinin başlaması, bunun hayli önemli göstergelerinden biri.

Ve görünen o ki, her aktörün kendisine biçilen rolü oynayacağı bu süreç gelişerek sürecek.

Neticeleri inşaallah hayırlı olur.

21.10.2009

E-Posta: irtibat@yeniasya.com.tr


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (20.10.2009) - Münih notları

  (18.10.2009) - Yolculuk hızlanıyor

  (17.10.2009) - Yeni dengeler

  (16.10.2009) - AB aynası

  (15.10.2009) - Şüpheli ölümler

  (14.10.2009) - Afganistan ve İsrail

  (13.10.2009) - Ermeni açılımı

  (11.10.2009) - Mesajlar ve pasaport

  (10.10.2009) - Erdoğan’dan önce

  (09.10.2009) - Açılım derken

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.