"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsaf et, israf etme!

24 Şubat 2019, Pazar
Cenab-ı Hakk’ın verdiği sonsuz nimetleri yerinde ve yeteri kadar kullanmak yerine, onları lüzumsuz yere kullanmaya ve saçıp savurmaya israf diyoruz.

Cenab-ı Hak, Rahman Sûresi’nde bu nimetlerin bir kısmını sayar ve “Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlarsınız?” diye otuz bir kere tekraren bizlere sual eder. Gerçekten de bu sûreyi o ve tekrar edilen âyeti okurken, titrememek mümkün değildir.

Cenab-ı Hak “Gani-i Mutlaktır” O’nun için arza ve semavata serdiği nimetlerin hududu yoktur. Fakat bu sonsuz nimetleri  kullarına verirken, “Yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz” diye ikaz etmiştir. Yani bir nimetin çokça verilmiş olması, onu yerli yersiz kulanmamızı, saçıp savurmamızı gerektirmez. Bu konuda ölçümüz, Peygamber Efendimizdir (asm). “Irmak veya deniz kenarında abdest alsanız bile suyu israf etmeyiniz “ talimatı olmalıdır.

Peki, israf konusunda dinimiz bu kadar hassas iken, biz neleri israf ediyoruz bir bakalım. 

Evvelâ, nakitten çok kıymetli olan vaktimizi israf ediyoruz. Hergün elimize verilen, 24 altın değerindeki 24 saatlik zamanı israf ettiğimiz için, en önemli işlerimizi ihmal ediyoruz. Bir Müslüman’ın günlük hayatında yapması gereken en önemli işi, beş vakit namazı vaktinde ve tadil-i erkânına uygun olarak kılmaktır. Acaba kaçımız, namazını zamanında ve tesbihatıyla birlikte tam olarak kılabiliyoruz? En önemli vazifemizi ihmal ederken, en değerli sermayemizi de israf ediyoruz.

Sonra, vakit harcayarak kazandığımız “nakit”imizi israf ediyoruz. Zarurî olan ihtiyacımız üç beş adedi geçmezken, görenek belâsı ve gösteriş hırsıyla ihtiyacımızı birden bine çıkarıyoruz. Ondan sonra da geçim sıkıntısı çekmeye başlıyoruz. 

Bir iki çeşit yemekle doymak mümkün iken, bazı sofralarda onlarca çeşit (TBMM Lokantası’nda 550 çeşit) yemek bulunur, onların da bir kısmının tadına bile bakılmadan çöpe dökülür. Diğer taraftan ise, çöpten ekmek kırıntısı arayan insanlar vardır. 

Bir defa giydiğini bir daha giymeyen, gardırobunda elbise koyacak yer kalmadığı için evinin müsait yerine yeni dolaplar yaptıran, ayakkabılarının sayısını bilmeyen insanlar var.  

İsraf sadece bunlardan ibaret değil elbette. İsraf, hayatımızın her alanına sirayet etmiş, bir illet gibi yayılmış bulunuyor. Yerken, içerken, giyerken, konuşurken, yazarken, hatta nefes alırken bile israf ediyoruz. 

Konuşurken israf ediyoruz. Zira günboyu konuştuklarımızı bir düşünsek, kaç kelimesi lüzumlu ve faydalı, kaç kelimesi lüzumsuz, boş ve hatta zararlı acaba? Peygamber Efendimiz (asm) konuşma konusunda da ölçüyü vermiş: “Ya hayır söyle, ya sus”. Bugün polemiklerin, münakaşaların, hatta kavgaların pek çoğu, lüzumsuz konuşmalardan ve hayır olmayan sözlerden çıkmıyor mu? 

Yazarken israf ediyoruz. Bir yazının gayesi, en az ve en uygun kelimelerle meramını anlatmaktır. Yazının güzelliği, seçilen kelimelerin yerinde ve yeteri kadar kullanılmasından anlaşılır. Vazifemiz icabı öyle yazılar okuyoruz ki, bir kaç paragrafta anlatılabilecek bir fikir için sayfalarca yazı yazılıyor. Bir çok kelime ve cümle, ya birbirinin aynısı, veya aynı manaya gelen kelimelerden meydana geliyor. Dolayısıyla kelimelerin bir çoğu çöpe gidiyor. Halbuki bizim mesleğimiz “muktesit meslek”tir. Kelimeleri israf etmeden, kullanmak gerekir. Bu, aynı zamanda okuyucuya da gösterilen saygı demektir.

Ben de saygı sınırını aştığımın farkındayım. İsraf ettiğim kelimelerim için okuyucularımdan özür diliyor, hakkınızı helâl ediniz diyorum.

Okunma Sayısı: 2621
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı