"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Rızık peşinden değil, Rezzak peşinden koşmalı

13 Temmuz 2021, Salı
Cenab-ı Hak, bir canlıyı hayat âlemine göndermeden önce, onun rızkını hazırlar.

Her canlı için bu kanun geçerlidir. “Ağılda oğlak doğsa, ovada otu biter” atasözünde ifade edildiği gibi, hayatı veren Allah, hayatın idamesi için şartları da hazırlamıştır. Bir çocuk dünyaya gelir gelmez, annesinin sinesinde gıdasını hazır bulur. Allah, her canlının ihtiyacına ve istidadına göre, rızkını da vermiştir. Kısacası rızık, “taahhüd-ü Rabbanî altındadır.”

İnsandan başka hiçbir canlı, rızkı konusunda endişe etmez, hırsla rızık peşine düşmez. Tevekkül ile ibadet ve zikre devam eden bitkilerin ve ağaçların rızkı ayağına gider. Nebatat, kanaatle yerlerinde durdukları halde, gökten suyu, yerden yemi verilir. Her baharda milyarlarca canlı halkedilir, hepsi de en güzel şekilde beslenir, ibadet ve tesbihatını yapar. Açlıktan ölen bir sinek veya böcek görülmez. Yumurtadan çıkan bir kuş yavrusu, annesinin ağzında hazır olan kay ile beslenmeye başlar. Biraz gelişip uçmaya başladıktan sonra, bulduğu bir buğday tanesine kanaat ederek hayatını devam ettirir. Balıklar bir mevsimde milyonlarca yumurtasını suya bırakırken, “bu kadar yavruyu nasıl besleyeceğim, bunlar ne yer ne içer” diye düşünmez. Onlar da bilir ki, yavrularının rızkı suyun içinde o yavruları beklemektedir. Ve balıklar, karada rızkını arayan tilkilerden daha semiz olarak beslenir.

Hayvanlar ve bitkiler, Cenab-ı Hakk’ın verdiği rızka kanaat ederek rahat bir şekilde yaşarken, sadece insan rızık konusunda endişe duyar. İnsan, “çok cahil ve çok zalim” olduğundan, rızkın taahhüt altında olduğunu unutarak hep “yarın ne olacağım” endişesi taşımaktadır. Halbuki, Cenab-ı Hak Rahman ve Rahimdir. Deniz dibinde bir inci içindeki küçücük bir canlının rızkını unutmaz, ihmal etmez, zamanında o canlıyı beslerse, dünyaya halife olarak gönderdiği insanı unutur, veya ihmal eder mi? 

Bir insan Rabbini bilse, Rezzakını tanısa, rızkı konusunda en ufak bir endişeye kapılmaz, “acaba yarın aç kalır mıyım?” diye düşünüp merak etmez. Rabbini bilen, Rezzakını tanıyan insan bilir ki, rızkı taahhüd altındadır. O daha dünyaya gelmeden, rızkı dünyanın çeşitli bölgelerinden yaratılmış, hazırlanmış ve kendisini beklemektedir. İnsana düşen, yaratılmış olan rızkını arayıp bulmaktır. Diğer canlılar şuur sahibi olmadığından, rızkı ayaklarına gönderilir. İnsan ise, akıl ve şuur sahibi olduğundan, kendisi için hazırlanmış olan rızkını arayıp bulmak zorundadır. Bir ağaç gibi, bir ot gibi yattığı yerden rızkının ayağına gelmesini beklerse, aç kalır. Aç kaldığı zaman da, “Allah benim rızkımı vermedi” demeye hakkı yoktur. Zira Cenab-ı Hak, insanı şu âyeti ile çalışmaya ve rızkını temin etmeye dâvet eder: “İnsan için ancak çalıştığı vardır.” (Necm Sûresi, 39)

Mevlânâ Hazretleri, rızık konusunda şöyle der: “Hâlbuki ezelde takdîr olunan rızkın da a’yân-ı sâbiteden (iman-ı mübin) hareket ederek senin peşine düşmüş, seni aramaktadır. ... Sen yedi dağın ardında da olsan eğer rızkınsa gelir seni bulur .”

İnsan, rızık peşinden koşmak yerine, Rezzak peşinden koşsa, rızkı da gelir, onu bulur. Rızkı verenin Allah olduğunu düşünen bir insan, hiçbir zaman rızkı konusunda endişeye kapılmaz. Bir nimetin eksilmesinden elem duymaz. Bediüzzaman Hazretleri de, nimetten ziyade, o nimeti vereni düşünüp ona prestij etmek gerektiğini ifade eder: “Ey insan! Nimetin zevâlinden elem çekme. Çünkü rahmet hazinesi tükenmez. Ve lezzetin zevâlini düşünüp o elemden feryad etme. Çünkü o nimet meyvesi, bir rahmet-i bînihayenin semeresidir. Ağacı bâki ise, meyve gitse de yerine gelen var. Nimetin lezzeti içine, o lezzetten yüz derece daha ziyade lezzetli bir iltifat-ı rahmeti hamd ile düşünüp, lezzeti, birden yüz derece yapabilirsin.” (20. Mektup)

Bugün insanlar, Rezzak peşinden değil de, rızık peşinde koştuklarından, aile planlaması adı altında fazla çocuk yapmaktan imtina ediyorlar. “Her çocuk yeni bir masraf getirir” diye düşünüyorlar. Bilmiyorlar ki, her çocuk rızkı ile birlikte gelir. Hatta belki o çocuğunun rızkının bereketinden diğer aile fertleri de istifade ederler.

Okunma Sayısı: 1884
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ali R. Yardimoglu

    13.7.2021 22:49:10

    "Yıkılmış 1 mezarım ki, yığılmıştır içinde" Âli rızkına razı, Rıza Ali Yardımzade

  • Abdurrahman AYDIN

    13.7.2021 21:08:16

    Ne güzel, ne tatlı bir yazı olmuş.

  • cenk çalık

    13.7.2021 15:03:08

    "Bugün insanlar, Rezzak peşinden değil de, rızık peşinde koştuklarından, aile planlaması adı altında fazla çocuk yapmaktan imtina ediyorlar. “Her çocuk yeni bir masraf getirir” diye düşünüyorlar. Bilmiyorlar ki, her çocuk rızkı ile birlikte gelir. Hatta belki o çocuğunun rızkının bereketinden diğer aile fertleri de istifade ederler." Harika final olmuş. Allah razı olsun Abdil abi. Baki selamlar.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı