"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kâinat, kitâb-ı kebîr ve insân-ı ekberdir

Abdülbakî ÇİMİÇ
16 Eylül 2019, Pazartesi
Kâinat; kısaca bütün âlemler, varlıklar olarak bilinir. Görülebilen ve hissedilebilen maddi âlemin tamamına verilen bir unvan ve isimdir. Şu içinde yaşadığımız arz, sema, yıldızlar, galaksiler kâinat tarifinin içinde sayılır. Beş zahiri duyumuzla algılayabildiğimiz bütün maddî âlemler kâinat kapsamındadır. Bizler de Bediüzzaman Hazretleri’nin Risale-i Nur’da tarifini yaptığı kâinat izahlarını paylaşmak istiyoruz.

Kâinât, Allah’ın isimlerinin kudsî cemâllerini gösteren âyinelerdir. Bir nevi mir’at-ı marifettir. Esmâ-i Hüsnâ’nın güzel nakışlarını gösteren levhalar ve esmânın güzel hakîkatlarını ifâde eden sahifelerdir. 

Esmâ ve ef’âl-i umûmîye-i İlâhiyyenin adedince vahdetleri giymiş birtek insân-ı ekberdir. Kâinattaki bütün burhanlar, Allah’ı ispat eden tevhid delilleridir.

Kâinât, baştanbaşa âyineler hükmünde tecellîyat-ı esmâya mazhârdır. Ayrıca kâinât İlâhî bir musıkî dâiresidir. Mükemmel bir saray ve apartman-ı İlâhîdir. Yani bir muntazam şehir, bir mükemmel apartman ve misâfirhânedir. Tertemiz medenî bir şehir gibidir. Meşher-i acâib ve sarây-ı muhteşemdir. Seyir için garîb ve ince san’atlarla süslendirilmiş bir saraydır. Müzeyyen bir sarây-ı Samedânî ve muntazam bir şehr-i Rahmânîdir. Bütün mevcûdâtıyla beraber kaderin kalemiyle yazılmış, kudretin çekiciyle yapılmış ma’nidâr hadsiz kitâblar, mektûblar, nihâyetsiz binâlar ve saraylar hükmündedir. Gâyet muntazam bir memleket, gâyet muhteşem bir şehir, gâyet müzeyyen bir saray hükmündedir. Öyle bir saraydır ki; ay, güneş lâmbaları, yıldızlar mumlarıdır.

Kâinât, halk ve îcâd cihetinde tecezzi (bölünme) kabûl etmez bir külldür. Yani tedbir ve Rubûbiyet cihetinde inkısâmı imkânsız bir küllîdir. Bin birlikler perdeleri içinde sarılı bir gül goncası gibidir. Gül çiçeğinin yaprakları ve mısır sünbülünün gömlekleri gibi birbiri içinde sarılı, yüzbinler ayrı ayrı, çeşit çeşit sofralardır. Yetmiş lâtif zînetli perdelere sarılmış bir gül goncası gibi pâk ve temizdir. Enva’-ı mahlûkât sayısınca dallarına vahdetler, birlikler asılmış bir şecere-i tûba-i hilkattir. Mücessem bir kitâb-ı Samedânîdir.

Kâinât, temizliğine gâyet dikkat edilen bir güzel kasr gibidir. Yetmiş süslü hulleleri birbiri üstüne giymiş bir hûri’l-în gibidir. Bir âyinedir, başkasının cemâlini ve kemâlini göstermek için böyle süslenmiştir. Mücessem bir kitâb-ı Sübhânî ve cismânî bir Kur’ân-ı Rabbânîdir. Her satırı bir sahife kadar ma’nâları ifade eder cismanî bir Kur’ân-ı Sübhânîdir. Muhteşem ve içi hadsiz âyâtla ve ma’nidâr nakışlarla tezyîn edilmiş bir mescid-i Rahmânîdir. 

Bir kitâb-ı Samedânî, bir şehr-i Rahmânî, bir meşher-i sun’-i Rabbânîdir. Bir câmi-i ekber olup bütün mahlûkât tâifeleri, bir salât-ı kübrâda cemâat ile herbiri kendine mahsûs bir ibâdetle ve hal dili ile bir nev’i namaz kılıyorlar. Bir mû’cizâtlı kitâb ve Kur’ân hükmündedir. Bir muntazam şehir, bir muhteşem saray, bir mücessem mânidâr kitâb, bir cismânî ve her âyeti, hattâ herbir harfi ve herbir noktası mû’cizekâr bir Kur’ân hükmündedir. Cismânî bir Kur’ân-ı Rabbânîdir.

Kâinât, cismânî ve her âyeti, hattâ herbir harfi ve herbir noktası mû’cizekâr bir Kur’ân hükmünde bulunmasıyla bir vahdet ve birlik gösteriyor. Kudretin mücessem kelimâtıdır. Mücessem bir kitâb-ı Sübhânidir. Muntazam bir şehr-i Rahmânî sûretinde görünüyor.

Müzeyyen bir sarây-ı Samedânî’dir. Nihâyetsiz bir hüsn-ü cemâl-i sermedînin âyinesi ve cilveleridir. Kudret-i Ezelîyenin feyz-i tecellîsi ve eser-i ibdâıdır. Baştan aşağıya kadar hikmetlerle müzeyyen ve gâyelerle müsmirdir. Azîm bir mûsika-i zikriyedir. En küçük nağme, en gür nağamâta karışmakla, haşmetli bir letâfet veriyor. Binler muhtelif âlemleri tazammun eden âlem-i ekberdir. Bir elden çıkmış ve birtek zâtın mülküdür. Bir kitâb-ı hikmet-i Samedâniyedir. Bir merâyâ-yı esmâ-i İlâhiyyedir. Bir sahife-i âyât-ı tekvîniyedir. Bir şecere hükmündedir.

Okunma Sayısı: 1283
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • A. AYDIN

    16.9.2019 03:15:16

    Güzel bir tevafuk ki, biri mikro âlemi, diğeri makro âlemi nazara veren iki yazı aynı gün yayımlandı. Tefekkürü açan bu güzel yazı, esir maddesiyle ilgili Süleyman KÖSMENE'nin yazısıyla birlikte okununca daha da lezzetli oluyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı