"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

En güzel dönem: Yaşlılık

14 Mart 2019, Perşembe 01:08
Yaşlanmak çoğu insan için endişeli bir süreçtir. Fakat yaşlılığın mutluluk ve zekâ getirdiğine dair çok sayıda araştırma bulunuyor.

Dünyanın her köşesinde birtakım bilim insanları yaşlanmaya çare arayıp, bunun için üç boyutlu yazıcılarda organ üretiminden vücuttaki mikrobiyomu değiştirme yoluyla yaşlanmayı önlemeye kadar çeşitli çözümler üretirken, diğer bir yandan başka bilim insanları ise yaşlanmanın hayatımızın en güzel çağı olduğunu söylüyor.

Yaşlanma tam olarak nedir?

Uzmanlara göre yaşlanma hücre düzeyinde, zamanla azar azar oluşan hasarların hücre, doku ve organlarda yayılmasıdır. Hücrelerde hasar, onarımdan daha hızlı geliştiğinde yaşlanma baş gösterir. Danimarkalı Doktor Kaare Christensen yıllar boyu hasta tedavisinin ardından, Yaşlanma Araştırmaları Merkezi’ni kurarak bu hastalıkların ortaya çıkmasının nasıl engellenebileceği üzerinde araştırmalara başladı. Bu konuda bazı gelişmeler kaydedildiğini söyleyen Christensen, “1800’lerin ortalarında ortalama ömür 40 yaş iken bugün Kuzey Avrupa ülkelerinin birçoğunda 80 yıla yaklaşıyor, diğer ülkelerde de önemli gelişmeler gözleniyor” dedi. Hindistanlı biyofizikçi Tuhin Bhowmick’e göre, yaşlılıktan kaynaklı ölümlere kalp, akciğer ve karaciğer gibi hayatî organların işleyiş bozukluğu sebep oluyor. Organlara iyi bakıldığı ve sağlıklı beslenildiği takdirde yaşlanma gecikebilir. 

Mutluluk ve zeka getiriyor

Yaşlanmak çoğu insan için korkutucu bir süreçtir. Fakat yaşlılığın mutluluk, zekâ getirdiğine dair çok sayıda veri bulunuyor. Uzmanlara göre yaşlanmak hastalıkların ortaya çıkması, cildin sarkması, duyuların kayba uğraması, vücudun iflâs etmesi, tıbbî müdahaleler ve azalan beklentilerle eşdeğer sayılıyor. Fakat son bilimsel araştırmalar yaşlanmanın düz bir çizgi halinde inişe geçmek anlamına gelmediğini, hayatın en güzel döneminin sandığımızdan daha geç başladığını ortaya koydu. BBC’de yer alan habere göre uzmanlar beynin nasıl yaşlandığı konusunda yanlış bilgi sahibi olduğumuzu söylüyor. İnsan beynindeki sinir hücreleri nöronların sayısı doğumdan 28 hafta sonra doruk noktasındadır. Nöronların yarısı ergenlik sonunda ölmüş olur. Yani beynin büyüklüğünü nöron sayısı olarak ölçmek fazla bir şey ifade etmez. Seattle’da yapılan uzun dönemli bir araştırmada 6000 kişinin zihnî becerileri 1956’dan bu yana her yedi yılda bir ölçülüyor. Buna göre, ileri yaştaki denekler matematikte ve komutlara tepki verme konusunda biraz yavaşlamış olsa da kelime, mekânî yönelme, sözel hafıza ve problem çözme becerileri açısından 20’li yaşlarına oranla 40’lı ve 50’li yaşlarında çok daha iyi performans sergiliyor.

HABER: KÜBRA ÜNÜVAR

kubra_unuvar@outlook.com

***

Okumak için tıklayınız:

26. Lem'a İhtiyarlar Lem'ası

 

Okunma Sayısı: 1426
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı