"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Aşı mecburiyeti ve sağlık hakkı çatışması

Ahmet BATTAL
31 Ağustos 2021, Salı
Aşı mecburiyetinin hukukiliği konusundaki bazı prensipleri bilebildiğimiz kadarıyla yazalım:

1. Öncelikle bu gibi konulara 1930’lu yılların ceberut devlet bakış açısıyla değil bugünün ve geleceğin hürriyetçi bakış açısıyla yaklaşmamız lâzım. 

2. Bu konu ve netameli her konu ile ilgili olarak Devlet maalesef her zaman en iyi bilgi kaynağı olmayabilir. 

Objektif ve bağımsız bilgi kaynaklarından alınan bilgiler her zaman kıymetlidir. www.teyit.org gibi web sayfaları bilgilendirmeye yardımcı olabilir.  

Bu virüsün laboratuvarda üretilmiş olması da elbette mümkündür, ama 1918 ve sonrasında bütün dünyayı kasıp kavuran ve milyonlarca insanın ölümüne sebep olan çok bulaşıcı İspanyol gribi düşünüldüğünde bunun aksi de pekâlâ mümkündür. 

3. Aşı konusunda hükümete güvensizlik maalesef oldukça yüksek. Bugün hemen ortaya çıkabilecek olan zararlar ve doğurganlığa olumsuz etkisi gibi gelecekte ortaya çıkabileceği iddia edilen riskler konusunda yeterli ve sağlıklı bir bilgilendirme mekanizmasının ve bilgi akış mecraının kurulmamış olması ciddî bir problem. 

(Defalarca yazdık: Hükümetin “pandemi.gov.tr” ve benzeri bir “resmi sayfa” kurup yönetmemiş olması büyük eksiklik.).

Bu durum aşıdaki deneme basamakları ve âcil kullanım izni gibi kavramların eksik ya da yanlış anlaşılmasına ve “bize çip takacaklarmış” gibi inanılması zor beyanların geniş kitlelerce ciddiye alınmasına sebep oluyor.

Bu güven eksiğinin bir sebebi bu tartışmaların AKP iktidarının genel olarak hızlı güven kaybı yaşadığı bir döneme denk gelmiş olması. Ama asıl sebep hükümetin pandemi ve aşı konusunda derbederliği ve daha da önemlisi TBMM’nin inisiyatif alamaması.

4. Temel haklarla ilgili kısıtlamalar Anayasa gereği ancak kanunla düzenlenebilir. Fakat pandemi konusunda bu gerekliliğe maalesef uyulmadı. Bu da güven kırılmasına yıl açtı. Bilhassa yasaklamalar, kısıtlamalar ve idarî cezalar konusunda Meclis tümüyle devre dışı bırakıldı. 

5. Bugünkü hukuk sistemimiz devlet yetkililerine güç kullanarak aşı uygulama yetkisi vermiyor. Yani doğrudan aşı mecburiyeti yok. Kanunla bile konulması mümkün değil. 

6. Ama “aşı olmayan şunu yapamaz”, “aşısızlar buraya giremez” ya da “hasta olmadığını ispat edemeyen şunu yapamaz”, “belgesizler buraya giremez” gibi dolaylı yöntemlerle aşıya zorlamanın mümkün olup olmadığı tartışılıyor. 

Zaten bugün için asıl tartışma da bu dolaylı yöntemlerin sınırları ile ilgili.  

7. Rekabete açık özel sektörün hizmetleri açısından durum nisbeten kolay. 

Bir lokanta patronu, müşteri olmak isteyenler için aşı olma zorunluluğu getirebilir. Aşı olmayı reddeden kişiler alternatiflerden hizmet alabildiği sürece, bu sınırlandırma, işletmeci için anlamlı olan ama müşteri için yıkıcı olmayan bir tercihtir. 

8. Aynı şekilde bir lokanta patronu kendi personeline aşı mecburiyeti de dayatabilir. “Bu kuralı beğenmeyen kendisine başka yerde iş bulsun” diyebilir. 

9. Kamu otoritelerinin kamusal alanlara giriş ve kamu hizmetlerinden yararlanma için aşıyı zorunlu tutma hakkı var mı ve olmalı mı?

Kamu hizmetlerinden eşit faydalanmak bir hak. 

Ama aşı olmuş olan ve salgından korunmaya devam etmek isteyen kişilerin aşı olmamış ve dolayısıyla bulaşıcılığı daha yüksek olan kişilerle aynı ortamda bulunmama isteği de bir tür hak. İkisini bir potada eritmek çok zor. 

10. Bu kapsamda, devlet, kendi memuruna ve bilhassa sağlıkçı, öğretmen ve benzeri bazı özel meslek gruplarından birine mensup olanlara aşı mecburiyeti getirebilir mi? Tartışılabilir.

11. Aşı olmayı reddedenin bu hastalığı daha ağır geçirmesi Sosyal Güvenlik sisteminin ekstra bir yük altına girmesi demektir. 

Sosyal güvenlik sisteminin aşıyı reddedene ek prim maliyeti yükleme ve hatta sigorta desteğini çekme hakkına sahip olduğu da kabul edilebilir. Zira neticede sosyal sigorta mecburî hizmetler içindir ve kamu kaynakları kullanılmaktadır. 

12. Özel sigorta şirketlerince akdedilen sağlık vb. sigortalarda aşının bir ön şart olarak kabul edilmesine ise rekabetçi piyasa yapısı sebebiyle hiçbir engel bulunmamaktadır. 

Okunma Sayısı: 2045
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • H.Nuran Bayındır

    5.9.2021 21:15:46

    Koca yeni asya camiasından bir tane yazar da bu aşıların insan geni üzerinde DNA sında yapacağı değişimden bahsedemedi bu kadar mı DSö şeytanının oyunlarını göremedi bu bir iman ve küfür mücadelesi ama anlayabilene.....üstad dine uyan bilimi kabul ediyor dinin genini yok eden bilimi değil!!!

  • mustafa

    31.8.2021 21:06:59

    Merhaba hocam. Hasta garantili hastane yapanların, insanların hasta olmaması için aşı seferberliği başlatması çok normal galiba. Dolaylı olarak bu sonucu çıkardım. Selamlar.

  • Rasim

    31.8.2021 20:25:26

    Herkes kendi vücudunun sorumluluğunu almalı. Öyleyse hiçbir cebir uygulamaya sistemin hakkı olamaz bence. Ama her türlü ikna ve teşvik uygulabır o başka.

  • Mehmet Ali Aslan

    31.8.2021 15:57:38

    Kıymetli hocam, Sayın Prf. Dr. Serkan FINDIK'ın araştırma ve tespitlerine göre; bugünkü hiç bir aşının faz 3 çalışması gerçekleştirilmemiştir. Bu iş için geçmesi gereken süre 5 yıldır. 19 ayda hiçbir aşı faz çalışmalarını tamamlamış olmaz. Diğer yandan, biontek aşısının Amerikan Onay kuruluşundan onay aldığı iddiası yalan. onay alınan aşı başka bir şeyle ilgili. %95 koruyuculuk sağladığı iddiası da göreceli bir iddia. aşının koruyuculuk oranı 0.084 imiş. (binde 84) Diğer taraftan, bugün Türkiye'de var olan Delta Varyantı için bizzat biontek aşısı sahibi Uğur Şahin bile , bu aşının Delta Varyantı için etkil olmadığını söylemiş. Adı geçen prof. mRNA aşısının aşı değil, bir tür gen değişimine yönelik bir şey olduğunu, ileride ne gibi yan etkileri getirebileceğinin bilinmediğini, böyle bir bilinmezlik içinde kişinin aşı yapmasını tavsiye etmediğini söylüyor. mRNA aşının kan pıhtılaşmasına ve daha başka yan etkilere sebep olduğu da tespit edilmiş durumda.

  • Zübeyir

    31.8.2021 13:19:38

    Çok su götürür tevilli konular. Yalnız, aşı hakkındaki ana akım medyada dile getirilmeyen tereddütler, şüpheler, cevaplanmayan sorulara değinmek gerek diye düşünüyorum Yeni Asya olarak. Bir çok tabibin de (azınlık da olsa) haklı ve ciddi eleştirileri var aşıya ve uygulanan kurallara. Aşısızlar için SGK kapsamında yapılacaksa, sigara içenler için de aynısı yapılmalı değil mi? Veya düzenli alkol tüketenler veya obezler... Tekellüflü bir konu...

  • Cafer Tayer İŞLER

    31.8.2021 13:13:13

    Aşı olan bir kişi 14 gün temaslı karantinasina alınıyor. Demek ki aşı garanti korumuyor, yani aşılıya covit bulaşır ve bulaştırır

  • Cafer Tayer İŞLER

    31.8.2021 13:07:53

    Aşı koruyucukuğu yüzde yüz değildir üç doz covit aşısı olup, dört defa covit hastalığına yakalananlarvar. covit aşısından 15 gün sonra covite yakalananlar var. aşı nedeni ile felç, atak vb komplikasyonları yaşayanlara çok sayıda. Bunlara sgk desteği verilirken aşı olmayanlara olsun olmasın tartışmasına yol açmak pek kanuni ve mantıklı gelmedi bana... Aşı olurken gönüllü olduğunu, komplikasyonları karşı hak dava etmeyeceğini dair zorla imza alınması da bu imzaya rağmen sgk desteğini dikkate almadan Aşı olmayanlara sgk kapsamına alınmaması çok manidar.... O halde devlet bunlara rücu etmeli değil mi?

  • Kadir Pehlivan

    31.8.2021 12:42:15

    Aşıyla ilgili internette epey olumsuz yorumlar var. Herşeyde olduğu gibi bu konuda da toplumu birbirine hasım hale getirecek bir durum sözkonusu. Ahmet beyin ifade ettiği gibi, aşı karşıtlığı yapanlarda bir güvensizlik ve tatmin olamama durumu var. Yoksa, çocukluk çağından itibaren bir sürü aşı olunuyor. Neden şimdi bu kadar karşıtlık havası ve dolaylı şekilde zorlama var, düşünülmesi lazım.

  • Ali Dinar

    31.8.2021 11:51:57

    Merhaba.Öğrenmek istediğim şeyler var. Aşı olan biri,covit olabilirmi?olabilirse,yayabilirmi? Yayabilirse,aşı olmamış olanmı daha çok yayar,aşı olan birisimi? Asıl sorum şu,aşı olmayan öğretmenler mecburi pcr yaptırıyorlar da,aşı olanlar neden mecburi olan pcr yi yaptırmıyor lar?

  • Cem

    31.8.2021 10:28:12

    Hocam yazı iyi gidiyordu da, aşı olmayanın daha çok virüs taşıdığı kısmı hatalı. Aşılilar daha çok bulaştırma ihtimali var. Aşılı olduğu için virüs yükü taşıyor ancak taşıdığını bilmiyor heryere maskesiz mesafesiz girip çıkıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı