"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

AYM ve Yargıtay üyelerine soruyoruz

Ahmet BATTAL
08 Mayıs 2022, Pazar
CHP Kocaeli Milletvekili Haydar Akar, Ağustos 2017’de yaptığı bir basın toplantısında, herkesin cemaat olarak bildiği dönemde AKP’lilerin malum grupla kurdukları ilişkiler hakkında konuşurken, genel başkanın ve diğer bazı ileri gelenlerinin adını da vererek “Bunların alayı FETÖ’cü” diyor.

(Bu konuşmanın, suçluluk için kriteri “zaman periyodu” esası ile değil -bizce de haklı olarak- “kasten somut suç işlemiş olup olmama” esası üzerinden değerlendiren bir konuşma olduğu da düşünülebilir.) 

Konuşmada adı verilen muhataplardan Başbakan yardımcısı Fikri Işık “terörist” ithamından alınıyor ve kişilik haklarına saldırı (hakaret) gerekçesiyle Haydar Akar aleyhine tazminat davası açıp kazanıyor. Anayasa Mahkemesi Haydar Akar’ın 2019/2593 sayılı bireysel başvurusu üzerine 15.03.2022’de bu ifade sebebiyle tazminat gerekmediğine karar veriyor. AYM kararının bu yazımızla ilgili kısmı aynen şöyle:

“… başvuruya konu konuşmada geçen ve tazminat ödenmesine neden olan bu gibi ifadelerin bazı bağlamlarda kullanımlarının toplumca kaba ve rahatsız edici bulunması hukuk sisteminde ceza veya tazminat şeklinde bir müeyyide bağlanmasının tek başına haklı gerekçesi olamaz.”

Bu kararın bizce özeti şudur: 

1- AYM’ye göre “FETÖ” kavramsallaştırması “çeşitli bağlamlarda” kullanılmaktadır ve “bu gibi ifadelerin bazı bağlamlarda kullanımlarının” muhataplarına teröristlik isnat etmek anlamına gelmediği de açıktır. 

2- AYM’ye göre bilhassa darbecilik gibi somut bir suçla ilişkilendirilmemişse bu kullanım aslında suç isnadı anlamına da gelmeyebilir(!) 

3- Yine AYM’ye göre, bu yapının “cemaat” olarak bilinen kısmına ve o zamanlar DESTEK OLANLARA da -hoş olmasa da- “FETÖ’cü” denebilir ve denilmektedir. Bu adlandırma hakaret sayılmaz zira bu onlara terörist dendiği anlamına gelmez.

O zaman biz de hem AYM üye ve raportörlerine ve hem de Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile eski 16. ve şimdiki 3. Ceza Dairesi’nin başkan ve üyelerine şunu sorarız:

Bilhassa 17-25 Aralık 2013 öncesinde Perinçekgiller hariç hemen hemen herkesin ve bilhassa o zaman muktedir olan AKP’li siyasetçilerin “cemaat” olarak bildiği ve desteklediği bu yapının 17-25 öncesinde somut suç işlemiş olmayan destekçilerine ve dolayısıyla mensuplarına “FETÖ’cü” diyenler bununla onlara terörist demiş olmuyorsa, o yapının “cemaat” tarafına 17-25 sonrasında mensup kalmaya ya da destek olmaya devam etmiş olan ama somut suçu olmayan ve darbe ile de ilişkisi olmayan kişilere nasıl oluyor da teröristlikten ceza verebiliyoruz? 

Ya “cemaate yakınlığı” gerekçesiyle hakimlere ve AKP’nin eski bürokratlarına? 

Mesela siyasî merhum Abdullah Gül’ce AYM üyesi atanan ve 15 Temmuz’dan iki gün sonra her ne demekse “evinden suçüstü(!)” derdest edildiği günden bu yana tutuklu yargılanıp mahkûm edilen ama iyi bildiğimiz iddianamesinde ve kararında somut suç isnadı ve ispatı bulunmayan Prof. Dr. Erdal Tercan ve benzerleri hangi bağlamda ve hangi tür “…öcü”dür? 

Çok defa yazdık: “Cemaat eşittir terör örgütü” toptancılığından ve “İyi çocuk, ama …öcü” gibi saçma paradokslardan ne zaman kurtulacağız? Sadece suçluların cezalandırıldığı bir hukuk düzenini ne zaman kuracağız?

Not: Okuyucularımızın bu AYM kararına güvenerek ulu orta “En büyük …öcü de filanca liderdir. Zaten filanca partiyi de …öcüler kurdurdu. Sonra her ne olduysa mahrem odada kavga çıktı ve sokağa taştı.” gibi şeyler yazıp söylemesini tavsiye etmeyiz. Bazı inançlar gizli kalmalı!

Okunma Sayısı: 2559
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • S.topuz

    8.5.2022 11:17:00

    "Birinci Harb-i Umumîde üçbin adamın câniyane siyaset hatalarıyla otuz milyon bîçare nev'-i beşer aynı harbde mahvedildiği gibi, binler misaller var. İşte bu vahşiyane irticaın bu dehşetli zulümlerine karşı gelen Kur'an şakirdlerinin Kur'anın yüzer kanun-u esasîsinden وَ لَا تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ اُخْرٰى âyetinin ders verdiği kanun-u esasîsi ile adalet-i hakikiyeyi ve ittihadı ve uhuvveti temin etmeğe çalışan ehl-i iman fedakârlarına "mürteci" namını verip onları müttehem etmek; mel'un Yezid'in zulmünü, adalet-i Ömeriyeye tercih etmek misillü en vahşi ve zalimane bir engizisyon kanununu, beşerin en yüksek terakkiyatına ve adaletine medar olan Kur'anın mezkûr kanun-u esasîsine tercih etmek hükmündedir. Hükûmet-i İslâmiye ile bu memleketin selâmetine çalışan ehl-i siyasetin mezkûr hakikatı nazara alması lâzımdır. " Emirdağ-2 - 83

  • S.topuz

    8.5.2022 11:16:07

    " İşte Kur'anın bu gibi kudsî kanun-u esasîsine irtica namını veren bedbahtlar, vahşet ve bedeviliğin dehşetli bir kanun-u esasîsi olarak kabul ettikleri şimdiki öylelerinin siyasetinin bir nokta-i istinadı şudur ki: "Cemaatin selâmeti için ferd feda edilir. Vatanın selâmeti için eşhasın hukuku nazara alınmaz. Devletin siyasetinin selâmeti için cüz'î zulümler nazara alınmaz." diye, bir tek câni yüzünden bir köyü mahvetmekle bin masumun hakkını nazara almaz. Bir tek câninin yüzünden bin adamın kılınçtan geçmesini caiz görür. Bir adamın yaralanması ile binler masumu sıkıntıya verdirir. Ve ikiyüz adamı kurşuna dizilmesini, o bahane ile nazara almaz. " Emirdağ-2 - 82

  • İlke

    8.5.2022 10:25:14

    Hayırseverler terörist,din bilmez hayır bilmez haramizadeler dindar oldular dinperver oldular. Vay be ne gol oldu

  • Said

    8.5.2022 10:01:54

    NOT :2022 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ne göre Türkiye, bir önceki yıla göre dört sıra yükselerek 180 ülke içerisinde 149'uncu sırada yer aldı. TGS tarafından hazırlanan raporda ise 26 gazetecinin, gazetecilik faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunduğu belirtildi.

  • Said

    8.5.2022 07:20:52

    Boşu boşuna sormayın. Hukuk mu var. Hukuk rafta. Siyasetin canavar kısmı işliyor. Hemde iyi işliyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı