"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu devlet hukuk devletiyse…

Ahmet BATTAL
09 Ekim 2019, Çarşamba
Son iki skandalı mutlaka duydunuz.

Birincisi:

“Biz terörist değiliz, yargısız infazlarla mağdur ediliyoruz, KHK’li olmak suçlu sayılmak için tek başına yeterli değildir” gibi haklı gerekçelerle hak arama mücadelesine girişen bir kısım 20 Temmuz KHK Darbesi mağdurlarının yapmayı planladığı toplantı “devlet yetkisi kullanan” kişilerce ve hoyratça engellenmek istendi ve kısmen de başarıldı.   

Ama bu engelleme, KHK’lıların sesinin, bilhassa sosyal medyada, daha da gür çıkmasına sebep oldu ve olacak. Hak arama mücadelesi daha da güçlenecek ve bu hukuksuzlukları muktedirlerin başına belâ olacak. 

Elbette “KHK’lıların hepsi masumdur” denemez. İçlerinde suçlular da var olabilir. 

Ama KHK’lıların hepsinin suçlu olduğunun söylenemeyeceği de açık. 

Zira suçluluk KHK ile değil, ancak yargı kararı ile belirlenir ve kesinleştirilir. Ve suçluluğu kesinleşmedikçe herkes masumdur. 

Kendisini savunma hakkı dahi verilmeden, nerede ve kimlerce hazırlandığı meçhul listelerle bir gece ansızın gıyaplarında damgalanmış olan bunca insanın hak aramak için bir araya gelmesinden ve birbirini desteklemesinden daha normal ve daha hukuka uygun ne olabilir?

Bunu engellemeye çalışmak kime ve neye hizmet eder?

Hükümet yetkisini kullananlar bu tür gayrı ciddî kararlar ve davranışlarla devleti hukuktan hızla uzaklaştırıyorlar. 

Ayıp, günah, yazık ve zulüm. Olan Türkiye’ye oluyor. 

İkincisi: 

Aynı gün, Yeni Asya’nın Kocatepe Camii’nde Bediüzzaman’ın adıyla okutmak istediği mevlit de yine devlet yetkisi kullananlarca engellenmiş. 

Hem de saçma sapan iki gerekçeyle. Kocatepe çok merkezî bir konumdaymış ve merkezî ezan buradan okunuyormuş!

Üstelik bu mevlit engeli ilk değil ve yıllardır aynı sıkıntı devam ediyor. Bu sene sadece gerekçeler biraz daha renklenmiş(!) oluyor. 

Hükümetten Ayasofya’yı ibadete açmasını bekleyenlerin de dikkatini çekmesi gereken bir durum bu. 

Camileri Bediüzzaman’ın mevlidine kapatanların, Bediüzzaman’ın camilerle ilgili en önemli tavsiyesi olan “Ayasofya’yı açın” emrine kulak tıkamasını biz şahsen garip karşılamıyoruz. 

Bu sebeple “bu iktidar artık gitmeli” diyoruz. 

Okunma Sayısı: 2261
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdulkadir Turan

    9.10.2019 16:53:28

    Hukuk ve adalet gibi iki önemli kavram ülkemizde yazık ki çiğneniyor.Herkesin ihtiyacı olan adalet;kimsenin hakkı değilmiş gibi gösteriliyor.Ya da millete öyle lanse ediliyor.İbre adalete dönmeli derhal.Mağdurların sesi duyulmalı.Onların biraraya gelip toplanmaları onların en doğal hakkıdır.Kimse engelleyemez bu hakkı.Kimsenin böyle bi hakkı engellemeye hakkı yoktur ve olamaz.Mevlide getirilen engel yahut sunulan gerekçe de sadece bahane.Başka da izahı olamaz diye düşünüyorum.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı